YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6923
KARAR NO : 2023/2980
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/642 E., 2015/387 K.
MALEN SORUMLU : Prenskale Turizm Yutiçi ve Yurtdışı İşl. Tic. Ltd. Şti.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi red, kısmi bozma
Sanık …’ın temyiz isteği yönünden; yokluğunda verilen kararın 01.06.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 31.07.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz
isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/642 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci ve onsekizinci fıkraları delaletiyle birinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; suçta kullanılan nakil aracının müsadere şartları oluştuğu halde müsadere edilmediğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.16.10.2014 tarihinde saat 23.12 sıralarında Gürcistan’dan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Sarp Gümrük Kapısına gelen sanık …’ın sevk ve idaresindeki, diğer sanık …’ın muavin olarak bulunduğu 61 S 0844 plakalı otobüsün ihbar kaydı çerçevesinde x-ray cihazına sevk edildiği, şoför olan sanık …’ın “beyana tabi eşya yoktur” yazılı beyanı alındıktan sonra, arama hangarında yapılan detaylı aramasında; şoför koltuğu ve hostes koltuğu altlarında, buzdolabının içerisinde, tuvalet kısmında, yolcu bagajı konulan üst raflarında toplamda 33 adet 1 litrelik yabancı menşeili alkollü içki ve yakıt depolarında muafiyet fazlası 400 litre akaryakıt ele geçirilmiştir.
2.Sanık … kovuşturma aşamasında alınan savunmasında suçu kabul etmediğini, yakalanan eşyalardan haberinin olmadığını ifade etmiş, sanık … ise suça konu alkollü içkilerin muavine ait olduğunu, bunlardan haberdar olmadığını, muafiyet fazlası yakıtla gümrükten geçtiği halde bildirmediğini ifade etmiştir.
3.Sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci, onuncu fıkraları uyarınca dava açıldığı, sanıklara yargılama aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ek savunma hakkı tanınmadığı görülmüştür.
4.Malen sorumlu şirketin yetkilisi talimat mercii tarafından dinlenmiş, kaçakçılık olayından sonradan haberdar olduklarını, aracın şirkete ait olduğunu ve davaya katılmak istediklerini belirtmiştir. Bu kapsamda dosyaya alınan rapora göre, suçta kullanılan araçta gizli bölmenin bulunmadığı, yakalanan eşyanın hacim olarak aracın ağırlıklı kısmını oluşturmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık …’ın Temyizinin İncelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 01.06.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında
belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 31.07.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Katılan … İdaresi Vekilinin Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karara Yönelik Temyizinin İncelenmesinde;
Suça konu kaçak eşyaların taşıma aracı yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, işlenen suça nazaran aracın müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hakkaniyete aykırı olacağı, aracın gizli bölmesinin bulunmadığı ve iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu cihetle, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C.Katılan … İdaresi Vekilinin Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Kararlarına Yönelik Temyizinin İncelenmesinde;
Sanıklar hakkında kurulan hüküm,
1.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve onuncu fıkraları uyarınca kamu davası açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık …’ın Temyizi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/642 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/642 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararında nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin karar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkumiyet Kararları Yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/642 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.