YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5019
KARAR NO : 2023/1917
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/677 E., 2022/705 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında … ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davalı … adına kayıtlı bulunan eski 249 parsel sayılı ve 8.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 6478 ada 63 sayılı parsel olarak ve 10.428,28 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanında özetle; uygulama kadastrosu sırasında davalıya ait taşınmazın yüzölçümünün Hazine aleyhine arttığı, uygulama kadastrosu sırasında yapılan hatalarının giderilmesine karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, davalı parselinde belirlenecek fazla kısmın Hazine adına tescil edilmesi talebiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosu çalışmalarının kanun ve yönetmelik hükümlerin uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 6478 ada 63 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespitindeki gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından hava fotoğrafı, fotoğrametrik plan, ilk tesis kadastrosu paftası, orto–foto ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre yapılan yenileme çalışmaları sonucunda düzenlenen yenileme paftasının ve güncelleme paftalarının ölçekleri denkleştirilerek önceki sonraki ada ve parsel numaralarını ayrı ayrı renkler de gösterecek şekilde birbiri üzerine çakıştırılması dar ve geniş ölçekli şeklinde düzenlettirilecek krokinin raporlanması konusunda ek rapor alınması talebi yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, sayın bilirkişi heyeti tarafından dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu, zemin durumu, 22-a sınırı çakışık olarak gösterildiği belirtilen krokilerde ayrı ayrı renklendirme bulunmadığı gibi 22-a yenileme kadastrosu sınırlarının nereden başlayıp bittiğinin anlaşılabilmesinin mümkün bulunmadığını, yine sabit ve geçerli sınır olarak alınan yerlere ilişkin olarak ta sayın yerel mahkeme tarafından yönetmelik kapsamında yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, sayın mahkeme tarafından mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan raporda dava konusu taşınmazlardan olan ve azalma meydana geldiği belirtilen mülkiyeti Hazineye ait bulunan 6478 ada 62 parselle sınırlarında hata olmadığı hava fotoğrafı uygulaması ile uyumlu bulunduğu konusunda ada raporu bazında inceleme yapılmış bulunmakla birlikte 6478 adanın 255 adet parselden ibaret olduğunun vurgulanması karşısında bir bütünlük içinde ada raporu açısından inceleme ve değerlendirme yapılması ve bunun krokiler üzerinde gösterilmesi sağlanmadan karar verildiğini, sayın heyet tarafından azalma olduğu belirtilen ancak sayın yerel mahkeme kararında mülkiyeti Hazineye ait bulunan 6478 ada 62 parsele ilişkin olarak sınırın davalı olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmış bulunsa da Milli Emlak Müdürlüğü yazısında böyle bir hususa değinilmediğini, yanlış bir anlam verildiği kanaatinde olduklarını, söz konusu parsele ilişkin olarak yapılan değerlendirmede pafta kayıklığı olduğu ve yüzölçüm hatası olduğu belirtilmesine rağmen bu durumu çaplı krokiler üzerinde çakıştırmalı olarak görebilme ve analiz edebilme denetleyebilme ve bu raporun hükme esas alınabilirliği bulunmadığını, mahallinde yapılan keşifte alınan bilirkişi heyeti raporunda 6478 ada 63 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak yapılan değerlendirmede sınırların sabit ve değişebilir olduğu belirtilerek 22-a konusunda yapılan değerlendirmede 6478 ada 62 parselle olan müşterek sınırının belirli olduğu belirtilmiş ve hava fotoğrafı raporda kullanıldığı beyan edilmişse de 1971 yılına ait ortofoto haritasının incelenmesinde 63 ve 62 parsel sınırlarının zeminde belirgin olmadığı tek parça halinde kullanıldığının raporlanması çelişki oluşturacak mahiyette olup bu konuda ek rapor alınması talebinin sayın yerel mahkeme tarafından yerine getirilmeden karar verildiği, 1971 ve 2012 tarihli ortofoto haritaları ve 1986 yılına ait hava fotoğrafı üzerinde değerlendirmeler yapılmış bulunsa da harflendirmeler, renklendirmeler gerekli çakıştırmalar bulunmadığını, mahallinde yapılan keşifte alınan bilirkişi heyeti raporunda dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak yapılan ortofoto incelemesi ve hava fotoğrafı değerlendirmesi renklendirmelerin karışık, denetime elverişli olmadığı, küçük boyutlarda olması nedeniyle analiz yapılabilmesi ve denetime elverişli olmadığı, yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporlarına itirazlarında belirttikleri ve tekrar olmaması açısından atıfta bulunmakla yetinilen hususlarda talepleri yerine getirilmeden karar verildiğini, mahallinde yapılan keşifte alınan bilirkişi heyeti raporunda sınırlara ilişkin olarak yönetmelik bağlamında yapılan değerlendirmenin de bu anlamda soyut kaldığını, ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazların çevre parsellerle bir bütünlük içinde analiz ve değerlendirmesinin yapılmadığını, dava konusu taşınmazların ne kadarlık bir süredir tarımsal faaliyette kullanıldığı konusunun netleştirilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ve toprak etüd talimatları kapsamında analizinin yapılmadığını ve özel mülkiyete konu edilip edilemeyeceğinin raporlanmadığı açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı … vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve resen araştırılacak hususlarla birlikte Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.