YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7468
KARAR NO : 2023/3313
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.02.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2011 tarihli kararı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Davaya konu olay, sanığın, dayısının kızı olan mağdur …’ nın, Adana’ dan gelen erkek arkadaşı ile gideceğini öğrenmesi üzerine mağduru aramaya başladığı, Finansbank önünde gördüğü mağdurenin yanına giderek kolundan tutup zorla arabaya bindirdiği, eve götürdüğü sırada olayı ihbar alan kolluk görevlilerinin aracı durdurmasıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüste bulunduğu iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2011 tarihli kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu kararın 26.05.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve hükmün açıklanması koşullarının oluştuğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamı, mağdur beyanı, mağdurun adli raporu, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık ile mağdurun kuzen oldukları, olay tarihinde eşinden boşanma aşamasında olan mağdurun başka bir erkekle ilişkisi olduğunu ve o kişiyle Adana’ ya gideceğini öğrenmesi üzerine sanığın, mağdureyi evine götürmek üzere aramaya başladığı, Finansbank önünde gördüğü mağdurun yanına gidip cebir kullanarak araca bindirdiği, mağdurun araçta cep telefonu ile polisi araması üzerine kolluk görevlilerince durduruldukları olayda mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın somut bir nedene dayanmayan temyiz itirazı reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/645 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.