YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4151
KARAR NO : 2023/819
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/395 E., 2019/293 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen Kullanım Kadastrosuna İtiraz davasında yapılan yargılama sonunda verilen karar temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı …, … vekili, davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 292 ada 3 parsel sayılı 51.980,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerinde (A) harfi ile gösterilen 4 katlı evin …’e, (B) harfi ile gösterilen 1 katlı evin …’e ve (C) harfi ile gösterilen 2 katlı evin ise …’a ait olduğu şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … vekili ana dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; kulllanım kadastro çalışmaları sırasında Sultanbeyli ilçesi … Mahallesi … Caddesi . bulunan 250 m2 lik yerinin tespit edilmediğini, kendisine ait taşınmazın 292 ada 3 nolu parsel içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, emlak kayıtlarına göre yerinin belirlenerek lehine şerh verilmesini talep etmiştir.
3. Aynı parsel hakkında birleşen davacılar tarafından açılan 2010/1914, 2010/2409, 2010/2232, 2010/2531, 2010/2532, 2010/2591,2010/2534, 2010/2535, 2010/2546, 2010/2604, 2010/2539, 2010/2537, 2010/2536 ve 2010/2533 Esas sayılı dava dosyalarına sunulan dava dilekçeleri ile; dava konusu taşınmazda özel parselasyon planına göre hak sahibi olduklarını, herkesin özel parselasyon planında yerinin ayrı olduğunu, emlak beyannamelerini düzenli olarak verdiklerini ileri sürerek, özel parselasyon planına göre kendilerine isabet eden yerlerde adlarına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açılmış ve bu davalar eldeki dava dosyasıyla birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; açılan davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2016 tarih 2013/160 Esas, 2016/13 Karar sayılı önceki kararı ile, “davalı birleşen dosya davacısı … ile müdahil …’in davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulü ile çekişmeli taşınmazın tespit gibi 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine, fen bilirkişi raporunda (3) rakamı ile gösterilen 279,31 metrekare, (7) rakamı ile gösterilen 228,71 metrekare ve (36) rakamı ile gösterilen 287,01 metrekarelik kısımların …, (5) rakamı ile gösterilen 223,60 metrekarelik kısmın …, (6) rakamı ile gösterilen 279,04 metrekare ve (8) rakamı ile gösterilen 202,47 metrekarelik kısımların …, (9) rakamı ile gösterilen 213,78 metrekarelik kısmın …, (10) rakamı ile gösterilen 251,01 metrekarelik kısmın …, (12) rakamı ile gösterilen 329,08 metrekarelik kısmın …, (13) rakamı ile gösterilen 336,54 metrekarelik kısmın İbrahim Beşirik, (14) rakamı ile gösterilen 307,56 metrekarelik kısmın …, (15) rakamı ile gösterilen 254,80 metrekarelik kısmın …, (17) rakamı ile gösterilen 257,69 metrekare ve (19) rakamı ile gösterilen 263,90 metrekarelik kısımların …, (18) rakamı ile gösterilen 311,47 metrekarelik ve (20) rakamı ile gösterilen 287,27 metrekarelik kısımların …, (21) rakamı ile gösterilen 253,09 metrekarelik kısmın …, (22) rakamı ile gösterilen 288,72 metrekare ve (24) rakamı ile gösterilen 294,87 metrekarelik kısımların …, (23) rakamı ile gösterilen 248,84 metrekare ve (25) rakamı ile gösterilen 272,14 metrekarelik kısımların …, (26) rakamı ile gösterilen 328,83 metrekarelik kısmın …, (27) rakamı ile gösterilen 281,60 metrekarelik kısmın …, (30) rakamı ile gösterilen 292,47 metrekarelik kısmın …’ın fiili kullanımda bulunduğu şerhinin yazılmasına, çekişmeli taşınmaz tutanağının beyanlar hanesinde (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen ve davalılar …, … ve … adına verilen kullanım şerhinin beyanlar hanesinde aynen gösterilmesine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, süresi içinde davacı … ve müdahil … vekili, davalı birleşen dosya davacısı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.01.2018 tarih ve 2016/10469 Esas, 2018/239 Karar sayılı ilamıyla; “davacı … ile müdahil … vekili, birleşen dosya davacısı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı Hazine vekilinin ise aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra; çekişmeli taşınmazın tutanağının beyanlar hanesinde (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen ve davalılar …, … ve … adına beyanlar hanesinde kullanım şerhi verilmesine ilişkin hükmün onanmasına, davalı Hazine vekilinin taşınmazın kullanıcısının bulunmadığına yönelik temyiz itirazları yönünden, davacı ve müdahillerin özel parselasyon krokisi ile çekişmeli taşınmazdan yer satın aldıkları, ancak kadastro tespiti sırasında davacı ve müdahillerin dava konusu taşınmazı kullanmadıkları, kullandıklarını iddia ettikleri yeri dahi gösteremedikleri mahallinde yapılan keşif, keşif sonrası dosyaya ibraz edilen uzman teknik bilirkişi raporları ve fotoğraflarla anlaşıldığı açıklanarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul karar verilmesinin ve ayrıca 292 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davaya konu edildiği ve kadastro tutanak aslının da dosya içine getirildiği anlaşıldığı halde dava konusu olan 292 ada 1 parsel yönünden, inceleme ve araştırma yapılmamış olmasının ve hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasının isabetsizliğine” değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacıların davalarının ayrı ayrı reddine, dava konusu … ilçesi … Mahallesi 292 ada 3 nolu parselde kain taşınmazın tespit gibi 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu olmayan … ilçesi … Mahallesi 292 ada 1 nolu parselin olağan şekilde kesinleştirilmek üzere tapu müdürlüğüne yollanmasına” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, süresi içinde davacı …, davacı … vekili ve davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı …, davacı … vekili ve davacı … vekili temyiz dilekçelerinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, Kullanım Kadastrosuna İtiraz davasıdır.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacıların fiili kullanımında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuku Muhakemeleri Kanunu (6100 Sayılı Kanun) hükümleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) değişik 2/B maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Davacı …, … vekili, davacı … vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
108,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 71,10 TL’nin temyiz eden … vd. alınmasına,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davacı …’den alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.