YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5848
KARAR NO : 2023/4655
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/6513 Esasında kayıtlı Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2022/253 Esas, 2022/302 Karar sayılı dosyası, Dairemizin 2021/13861 esasında kayıtlı Ergani 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2016 tarihli ve 2015/319 Esas, 2016/174 Karar sayılı dosyası, Dairemizin 2021/12376 Esasında kayıtlı Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/930 Esas, 2016/362 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik
5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın erteleme süresi içinde uyuşturucu madde kullanması üzerine Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2015 tarihli ve 2015/374 Esas, 2015/1174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü madde uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
4. Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2015 tarihli ve 2015/374 Esas, 2015/1174 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.11.2021 tarihli ve 2020/21543 Esas, 2021/11382 Karar sayılı kararı ile “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. 19.11.2014 tarihli olayda sanığın aracında uyuşturucu madde bulunması ve yapılan tahlillerde uyuşturucu madde kullandığının tespiti ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden soruşturma başlatıldığı, sanık hakkında 06.02.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararı verildiği sanığın infaz aşamasında uyuşturucu madde kullanması ile 11.03.2015 tarihinde infaz dosyasının kapatıldığı; 22.11.2014 tarihinde sanığın yere attığı poşet çerisinde uyuşturucu madde ele geçirildiği ve tahlillerinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği hakkında soruşturma başlatıldığı, her iki dosyanın birleştirilmesi ile 07.04.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği buna göre bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla olayda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkındaTCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Suç tarihi olan 19.11.2014 tarihinden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği gözetilmeden suç tarihinden önce yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca temel cezanın 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/1365 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasına hükmedilmesine ve infazın bu ceza dikkate alınarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, gereğinin yapılmasını arz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın 19.11.2014 tarihinde aracında uyuşturucu madde bulunması ve yapılan tahlillerde uyuşturucu madde kullandığının tespiti ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden soruşturma başlatıldığı, sanık hakkında 06.02.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın infaz aşamasında uyuşturucu madde kullanması ile 11.03.2015 tarihinde infaz dosyasının kapatıldığı; 22.11.2014 tarihinde sanığın yere attığı poşet çerisinde uyuşturucu madde ele geçirildiği ve tahlillerinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, hakkında soruşturma başlatıldığı, her iki dosyanın birleştirilmesi ile 07.04.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği, böylece
üzerine atılı suçun sübut bulması nedeniyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla olayda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında verilen cezada artırım yapılması gerektiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. 19.11.2014 tarihli suçun, aralarındaki bağlantı nedeniyle birlikte incelenen Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2022/253 Esas, 2022/302 Karar sayılı dosyasında hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlenip işlenmediğinin ve dava sonucunun araştırılarak,
a. Sanık bu suçu, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişse, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi,
b. Sanık bu suçu tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceğinden, her iki suça ilişkin davaların birleştirilmesi ve delillerin tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
B. Sanığın temyize konu 19.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle 06.02.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 12.02.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, 28.02.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 11.03.2015 tarihinde uyuşturucu madde kullanarak erteleme kararını ihlal etmesi üzerine 07.04.2015 tarihli iddianameyle kamu davası açılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,
Birlikte incelenen dosya kapsamında 01.03.2015 ve 23.04.2015 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemleri nedeniyle 24.04.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin 15 gün olarak gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 24.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı,
Birlikte incelenen dosya kapsamında 27.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 16.06.2015 tarihli iddianameyle doğrudan kamu davası açılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,
Sanığın adli sicil ve arşiv kaydı ile UYAP’tan yapılan incelemede; sanığın 21.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle 19.04.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, 21.03.2018 tarihinde ise Cumhuriyet Başsavcılığınca birleşme kararı verildiği,
Sanığın yargılama konusu 01.03.2015 ve 23.04.2015 tarihli eylemleri nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ikinci paragrafta açıklandığı üzere kesinleşmediği, sanık hakkında birden fazla kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin usulsüz olduğu, bu halde ilk kesinleşen kararın hukuki değere sahip olacağı, erteleme kararının kesinleşme tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabulü gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun ise, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği, iddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçların ise ayrı suçlar olup 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebileceği, bu kapsamda 21.10.2015 tarihli suça ilişkin Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/995 Esas sayılı dosyasının akıbeti de araştırılarak, suç ve iddianame tarihleri dikkate alındığında, 22.11.2014 ve 27.12.2014 tarihli eylemlerin tek suç olup olmadığının, 11.03.2015 tarihli eylemin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suçu oluşturup oluşturmadığının, 23.04.2015 ve 16.09.2015 tarihli eylemlerin müstakil suçlar olup olmadığının
tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle her üç suça ilişkin davaların birleştirilmesi ve delillerin tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/1365 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.