YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4942
KARAR NO : 2006/8061
KARAR TARİHİ : 08.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
06.07.1971 yılında yapılan ilk arazi kadastrosu sırasında 174 parsel sayılı 288 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 22.01.1971 tarih 163 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak arsa niteliği ile … adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1973/90-1976/180 sayılı ilamı üzerine, 174 parsel sayılı taşınmazın orman tahdidi içinde kaldığı belirlenen 215 m2 yüzölçümlü bölümü kadastro dışı bırakılmış, tahdit dışında kalan 73 m2 yüzölçümlü kesimi de 174 parsel numarası ile arsa niteliği ile … adına tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra, Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1973/90-1976/180 sayılı kararı üzerine kadastro dışı bırakılan 215 m2 yüzölçümlü taşınmaz 15.06.1979 tarihinde yapılan arazi kadastrosu sırasında 614 parsel numarası ile 215 m2 yüzölçümlü olarak 22.01.1971 tarih 163 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak arsa niteliği ile 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile tapulu yerlerin sahiplerine döneceğinden söz edilerek … adına tespit edilmiştir. Bu kez, itirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen Hazine, 614 parsel sayılı taşınmazın 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1980/31-1981/14 sayılı ilamı ile; 15.06.1979 tarihinde yapılan tespitin ikinci kadastro olduğundan kadastro tespitinin ve kadastro komisyonu kararının yok hükmünde olduğu, 1971 yılında yapılan ilk kadastrodan sonra 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yapıldığından kadastrodan sonraki tarihli hukuki sebeplere dayalı olarak açılan tescil davasının Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesinin gerekli olduğu gerekçesiyle 614 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının ve kadastro komisyonu kararının iptaline, tescil istemi hakkında davanın görev yönünden reddine karar verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesi 1983/244-1985/653 sayılı ilam ile; gerçek kişiye ait tapu kaydının mevkii ve sınırları itibariyle 614 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, taşınmazın orman tahdidi içinde iken 1744 Sayılı Yasanın
2. madde uygulaması ile tapu sahibi adına orman rejimi dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazinenin açtığı davanın reddine karar verilmiş, 1. Hukuk Dairesince onanarak 18.01.1988 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı …; 614 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında adına tespit edildiği, Hazinenin tespite yönelik itirazının Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1983/244-1985/653 sayılı ilam ile reddedildiği, ancak Tapu Sicil Müdürlüğünce 614 parsel sayılı taşınmazın itirazlı olduğu gerekçesiyle adına tescil edilmediği, bu sebeple, çekişmeli taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle eldeki temyiz incelemesine konu davayı açmıştır. Ümraniye 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü 13.11.2000 tarih 976 sayılı yazı cevabında 614 parsel sayılı taşınmazın itirazlı olması sebebiyle … hanesinin açık olduğunu bildirilmiştir. Mahkemece; Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1983/244-1985/653 sayılı ilamının eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 614 parsel sayılı taşınmazın dava dışı 174 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilerek davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına dayalı tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1938 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1979 yılında yapılıp kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı, 22.01.1971 tarih 163 sıra numaralı tapu kaydına ve Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1983/244-1985/653 sayılı ilamına tutunarak tescil isteminde bulunmuş ise de, tapu kaydının kendisine bu yolda bir hak bahşedip bahşetmeyeceği olgusu eldeki dava ile belirlenecektir. Her ne kadar, dayanak tapu kaydı 1979 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaza uygulanmış ise de, Hazinenin itirazı üzerine Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1973/90-1976/180 sayılı ilamı ile tespit iptal edilmekle geçerlilik kazanmamış ve davacı adına … bir kayıt oluşmamıştır. Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1983/244-1985/653 sayılı ilamı ile Hazinenin açtığı dava reddedilmiş, ancak davacı yararına da tescile yönelik hüküm kurulmamıştır. Kararın gerekçesinden hareketle davacı yararına bir hak doğduğundan da söz etmek mümkün değildir. H.Y.U.Y.’nın 237. maddesine göre bir davada kesin hükümden söz edebilmek için yasa metnindeki davanın konusu, tarafları ve dayanılan maddi vakıalardan anlaşılması gereken iki dava arasında sebep birliğinin bulunması zorunluluğudur. Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1983/244-1985/653 sayılı kararında davacı yararına tescile ilişkin hüküm yer almamıştır. Eldeki davada da davacının tutunduğu tapu kaydının çekişme konusu edilmiş olması karşısında artık kesin hükmün varlığından söz edilemez. H.G.K.’nun 04.03.1992 gün 1991/14-60 Esas – 1992/151 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu Taşlıtepe Devlet Ormanının 1938 yılında yapılan 3116 tahdit haritası içinde iken 07.12.1944 tarih 11 sıra numaralı tapu kaydıyla Taşlıtepe Devlet ormanı niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, çekişmeli taşınmazın,1979 yılında yapılan 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı dosya kapsamıyla sabittir. 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca; taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdidin içinde kalması, 1744 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılması ve tapu kaydının çekişmeli yeri miktarı ve sınırları itibariyle kapsaması, tapu kaydının orman kadastrosunun yapıldığı tarihten daha önceki tarihli olması ve ilk tahdidin itirazsız kesinleşmesi halinde orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin mülkiyeti tapu sahiplerine dönmektedir.
Çekişmeli taşınmazın 1938 yılında yapılan ilk orman tahdidi ile orman sınırı içinde iken davacının tutunduğu tapu kaydının ilk geldisi (kökü) olan 2510 Sayılı Yasa uyarınca oluşturulan 22.12.1944 tarih 99 sıra numaralı tapu kaydı hukuki değer taşımadığı gibi hukuki değeri olmayan tapunun 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarma işleminde esas alınması ve sahipleri adlarına orman sınırı dışına çıkarılması söz konusu olamaz. Davanın devamı sırasında Hazine; 29.11.2005 havale tarihli dilekçe ile çekişmeli taşınmazın adına tescili istemiyle davaya katıldığından davacının davasının reddiyle 614 parsel sayılı taşınmazın orman rejimi dışına çıkarılmış tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASNA 08/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.