YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14185
KARAR NO : 2023/2846
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/617 E., 2021/322 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 25.09.2014 tarihli ve 2014/242 Esas, 2014/935 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un
54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği teşdiden 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 25.09.2014 tarihli ve 2014/242 Esas, 2014/935 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 19.11.2020 tarihli ve 2019/12966 Esas, 2020/15938 Karar sayılı ilâmıyla; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, ele geçirilen suça konu eşyanın miktarı ve suçun işleniş şekli nazara alındığında 5237 sayılı Kanun’un 1 inci, 3 üncü ve 61 inci maddeleri kapsamında alt hadden ayrılmayı gerektirecek bir husus bulunmadığı gözetilmeksizin hapis ve adli para cezasında teşdit uygulanması, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) yapılan araştırmada, suça sürüklenen çocuk hakkında temyiz davasına konu olan (aynı) suçtan açılan kamu davalarının tespit edilmesi karşısında; yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak, suça sürüklenen çocuk hakkında aynı suçtan değişik zamanlarda açılmış başka ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmadan eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, lehe olan Kanun hükümlerinin uygulanmasını talep eden suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen 1.320.000 TL adlî para cezasının ödenmesinde taksit yapılıp yapılmayacağının kararda tartışılmaması, suça konu kaçak sigaralar hakkında 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere kararı verilmemesi, nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli ve 2020/617 Esas, 2021/322 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği hapis cezasından çevrili 2.660,00 TL adlî para cezası ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuğun temyiz talebi, verilen kararı temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, suça sürüklenen çocuğun 20.02.2014 tarihinde pazar yerinde kaçak sigara satışı yaparken kolluk tarafından görüldüğü ve toplam 32 paket kaçak sigara ele geçirildiği olayda; suça
sürüklenen çocuğun bozma öncesindeki savunmasında, olay günü pazarda kaçak sigara satarken yakalandığını, pişman olduğunu beyan ettiği; bozma sonrasındaki savunmasında da önceki beyanlarını tekrar ederek gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyerek makbuzu mahkemeye sunduğu görülmüştür.
2.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
3.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla, mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmıştır.
4.Suça sürüklenen çocuktan ele geçen 32 paket kaçak sigaraya yönelik alınan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre “pek hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarın suça sürüklenen çocuk tarafından ödendiği halde belirlenen ceza miktarından 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, suça sürüklenen çocuğun eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin 25.03.2014 olduğu,
UYAP’tan yapılan incelemede, Kayseri(Kapatılan) 2. Çocuk Mahkemesinin 2014/245 Esas, 2014/407 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 14.03.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.03.2014 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyadaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm tesis edilirken, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca temel ceza belirlenmesinin ardından aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uygulama yapıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleri hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli ve 2020/617 Esas, 2021/322 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.