YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/92
KARAR NO : 2023/1976
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın usulden reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca 1996 yılında yapılan kadastro sonucu, 1876 parsel sayılı 17.244,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydının beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı” şerhi yazılarak Hazine adına 11.07.1996 tarihinde tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde, taşınmazın müvekkili olan davacının kullanımında bulunduğunu ileri sürerek davacı adına şerh verilmesi istemiyle 08.04.2014 tarihinde dava açtıktan sonra yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın en az 40 – 50 yıldır eklemeli şekilde zilyetliğinde bulunduğundan bahisle davayı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak 25.03.2015 tarihinde ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/261 Esas, 2015/244 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne ve çekişmeli 1876 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (16). Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde 14.03.2018 tarihli ve 2017/3753 Esas, 2018/1803 Karar sayılı ilamıyla, çekişmeli taşınmazın tespitinin kesinleştiği 1996 yılı ile ıslah tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesine göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıklanarak, Mahkemece, ıslah dilekçesindeki anlatım esas alınarak davanın tespit öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescili niteliğinde olduğu göz önüne alınmak suretiyle 3402 sayılı Kanun’un 12/3 üncü maddesine göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşulları gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı karar verilmiş olmasının isabetsizliğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kadastro çalışması sonucu dava konusu taşınmaz Hazine adına 1996 yılında 1876 parsel sayılı olarak tescil edildiğinde tapu kaydının beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı” şerhi yazılarak Hazine adına tescil edildiğini, resmi kayıt bu şekilde olduğu için vekil edeninin dava konusu yeri 2/B vasıflı bir yer olarak bildiğinden öncelikle kullanıcı tesbiti ve tapuya şerhi davasını açtığını, tutanaklarda taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun yazılı olduğunu, vekil edeninin öncesinde dava konusu taşınmazın orman sayılmayan kültür arazisi vasıflı yer olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın 2/B vasıflı yer olmadığını yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu ile 2015 yılında öğrendiğini, bunun üzerine davasını ıslah ettiğini, maddi gerçek karşısında 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmaya çalışılmasının adalet ve hakkaniyete aykırı olduğu gibi usul ve yasaya da aykırı olduğunu, tescil tarihi olan 1996 yılına kadar kazandırıcı zamanaşımı için gerekli olan 20 yıllık sürenin dolduğunu, bu nedenle 1996 yılı itibariyle davacının mülkiyet yönünden kazanılmış hakkının mevcut olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tespit öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 12/3 üncü maddesi, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.