Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5925 E. 2023/4688 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5925
KARAR NO : 2023/4688
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.06.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. … (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.04.2012 tarihli ve 2012/157 Esas, 2012/753 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair 15.09.2010 tarihli hükmün infazının devamına karar verilmiştir. Kararın 01.05.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, … (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin, 04.03.2014 tarihli ve 2013/1084 Esas, 2014/251 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan karar tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 50 inci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.

D. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 09.01.2018 tarihli 2014/10526 Esas, 2018/244 Karar sayılı kararı ile, sanığa uyarı içeren davetiye tebligatı yapılmadan ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle 04.03.2014 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bozmaya uyularak, … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve 2018/148 Esas, 2022/1386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; beraatine karar verilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın şizofreni hastası olduğuna, akıl sağlığının yerinde olmadığına, aldırılan adli tıp
raporunun suç tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğuna, suçun işlendiği tarihteki durumunun araştırılmadığına, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine uyulmadığına, suçun maddi unsurunun da oluşmadığına, eksik inceleme yapıldığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, 7 yıl 6 ay olağan zamanaşımı süresinin ve 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 04.03.2014 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 09.11.2022 tarihine kadar, 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve 2018/148 Esas, 2022/1386 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.