YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4447
KARAR NO : 2021/15904
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava, özürlülük indirimine dayanılarak 02.11.2015 tarihinde aylığa hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; … Devlet Hastanesinden % 80 özürlü raporu olduğunu ve bu rapora dayanarak kuruma emeklilik için başvurduğunu, ancak talebinin reddedildiğini, oysa 5510 sayılı Yasada 2008 yılında yapılan değişiklik ile Bağ-Kur’ lulara da özürlü indirimden yararlanma hakkı verildiğini, buna göre %80 engelliler için 15 yıl ve 3960 sigortalı olma koşulunun yeterli olduğunu, Kendisinin toplan sigortalı çalışma gününün ise 6500’den fazla olduğunu, davalı kurumun emeklilik dilekçeme verdiği yanıt bağlamında belirtmek gerekir ki, son 7 yıl içinde 3,5 yılımın 4-b kapsamında olması halinde Bağ kur emeklisi olmasının mümkün olduğunu, SGK/4-b kapsamından, yasadaki özürlü indirimine dayanarak 02.11.2005 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığımın tespiti ve bu tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlanması için başvurduğunu belirtmiş, davanın kabulü ile SGK/4-b kapsamından, yasadaki özürlü indirimine dayanarak 02.11.2005 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığımın tespiti ve bu tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına yargılama giderlerini davalı üzerine yükletilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum tarfından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi 2008 olduğu halde davacı 2005 yılından beri emeklilik talep ettiğini, bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin, 10.05.2018 tarihli, 2015/800 E, 2018/193 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacıya, 02.11.2015 tarihli aylık başvurusuna dayalı olarak, 5510 sayılı Yasanın 28/5-b maddesi uyarınca 01.07.2017 tarihinden itibaren yaşlılık ayığı bağlanması gereğinin tespitine karar verildi.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı, 02.11.2015 tarihli başvurusuna istinaden bu tarihi izleyen aybaşından itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesi gerektiği, davalı Kurum ise kurum işleminin yerinde olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
5510 sayılı Yasanın geçici 1/2 maddesinde; “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.” hükmü ile aynı yasanın geçici 7/1 maddesinde “(Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.) Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.” hükmü düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri başlıklı 5510 sayılı Yasanın geçici 10. Maddesinde ” 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya engeli bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir.
Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, malullük durumlarının tespiti için talepte bulunan ve bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra malûl olduklarına karar verilenler hakkında 506 ve 2925 sayılı Kanunlardaki diğer şartları da taşımaları halinde anılan kanunlara göre malullük aylığı bağlanır.
55 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki malullük aylığı alt sınırı ile 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ölüm aylığı alt sınırı 17/10/1983 tarihli ve 2925 ve bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanacak malullük ve ölüm aylıklarında, aynı kanunlar gereği bağlanan yaşlılık aylığı ile kıyaslanarak uygulanır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) 1/1/2000 tarihinden itibaren sigortalı olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce malullük aylığı bağlanması için tahsis talebinde bulunan sigortalılar ile ölen sigortalıların hak sahiplerine 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunla bağlanan aylıklar, 506 sayılı Kanunun geçici 89 uncu maddesinde belirtilen alt sınır aylığı esas alınarak aylık başlangıç tarihi itibariyle yeniden hesaplanır. Oluşacak farklar bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren dört ay içerisinde ilgililere ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen alt sınır aylıklarının hesabında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 92 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen yarım aylıklar ile aynı Kanunun mülga 96 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre alt sınır aylığı uygulanmayan aylıklar ile sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmî aylıklar dikkate alınmaz. (Mülga son fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) ” düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer yandan; 506 sayılı yasanın yaşlılık aylığından yararlanma şartları başlıklı 60. Maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde; (Değişik:29/7/2003-4958/34 md.) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.” hükmü düzenlenmiştir.
İnceleme konusu davada; Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 07.10.2015 tarihli yazısında davacının … Devlet Hastanesinden alınan 16.06.2015 tarihli raporuna istinaden çalışma gücünün % 80 ni kaybettiğine, 1. Derece engelliler için uygulanan engellilik indiriminden faydalanması gerektiğine karar verildiği, davacının 02.11.2015 tarihinde kuruma yaptığı başvuruda engellilik indiriminden faydalanmak istediğini belirterek kendisine aylık bağlanmasını talep ettiği, kurumun 16.11.2015 tarihli yazı ile son yedi yıl içinde 1260 günün 4/1-a kapsamında sigortalı olması halinde aylık bağlanabileceği, vergi indirimine istinaden emeklilik talebinin ise geçersiz sayıldığı yönünde bilgi verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde bulunan hizmet cetvelinden davacının 01.03.1988-31.12.2008 ve 12.03.2015-23.10.2015 tarihleri arasında 4/1-a, 01.10.2009-11.03.2015 tarihleri arasında 4/1-b kapsamında sigortalı olduğu görülmektedir. Yargılama sırasında kurum tarafından davacıya … Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine gitmesi yönünde 08.06.2017 tarihli sevk yazısı gönderilmiş, hastanenin 30.06.2017 tarihli raporu ile davacıda kronik obsrüktif akciğer hastalığı olduğu tespit edilmiştir. Kurum Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığının 06.09.2017 tarihli kararı ile, 30.06.2017 tarihli sağlık kurulu raporu esas alınarak 5510 sayılı Yasanın 28. Maddesine istinaden maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliğinin 13. Maddesine göre davacının çalışma gücü kayıp oranı %40 olarak tespit edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. Maddesinde yer aldığı üzere; Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.
Somut dosyada; Davacının %80 özürlü olduğunu gösteren raporunun olması ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 1. Derece engelliler için uygulanan engellilik indiriminden faydalanması gerektiğine karar verilmesi karşısında; Öncelikle sakatlık indirimine dayalı olarak bağlanması gereken aylığın 5510 sayılı yasanın 4/1-a kapsamında mı yoksa 4/1-b maddesi kapsamında mı bağlanması gereğine ilişkin olarak davalı istemi açıklattırılmalı, 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında öngörülen sigortalılık statüsünde aylık bağlanmasının istenmesi halinde davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Yasanın geçici 10. maddesi uyarınca 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi olduğu, 5510 sayılı Yasanın geçici 10. maddesi hükmü gözetilerek 5510 sayılı Yasanın 28/5. maddesinin iş bu davada uygulanma imkanının bulunmadığı değerlendirilmeli, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.