Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8455 E. 2021/15260 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8455
KARAR NO : 2021/15260
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; davacı hakkında … Çorap Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Kuruma olan borçları nedeniyle 2019/013472-013473-013474 takip numaralı dosyalarda ödeme emri düzenlendiğini, ödeme emirlerinin borçlusu şirketin 17.10.2018 tarihinden itibaren konkordato sürecinde olduğunu, hakkında kesin mühlet kararı verildiğini, şirketin konkordato sürecinde almasının davacı için haklı sebep oluşturduğunu, davacının yönetim kurulu üyesi olup, temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını belirterek davacı hakkında çıkarılan ödeme emirlerinin iptalini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili; davalı Kurum tarafından yapılan işlemin doğru olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kabulüne,
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 2019/013472, 2019/013473 ve 2019/013474 sayılı ödeme emirlerine konu borçlarından takibin konkordato kesin mühleti içinde başlatıldığı anlaşıldığından söz konusu ödeme emirlerinin iptaline, karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. ve mükerrer 35. maddeleri ayrıca 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin yirminci fıkrasında; “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” Hükümleri yer aldığından söz konusu ödeme emirlerine konu borçlar yüzünden davacının sorumluluğunun devam ettiğini, bu nedenlerle; Müvekkili kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olup, davacının kendi kusuru ve yasal süresi içerisinde yapmadığı başvuru nedeniyle sonradan hak iddia etmiş olmasının hukuken mümkün olmadığını davanın reddi gerektiğini,beyanla aksi yöndeki istinaf kararının temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun’un 88/20 maddesi “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”düzenlemesini içerir.
Öte yandan İcra İflas Kanununun 287.maddesi- (Değişik: 28/2/2018-7101/15 md.) Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. (1) Bu maddenin “Konkordato talebinin nazara alınması şartları:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. (2) Bu maddenin “Mühlet:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 1316 Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. (Ek cümle:6/12/2018-7155/14 md.) Üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır. Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Madde 288- (Değişik: 28/2/2018-7101/16 md.) Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir. İlanda ayrıca alacaklıların, ilândan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir. Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar da ikinci fıkra uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir. Madde 289- (Değişik: 28/2/2018-7101/17 md.) Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir. Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.
Madde 294- (Değişik: 28/2/2018-7101/22 md.) Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce … takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır. Hacizli mallar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde 186 ncı madde hükmü uygulanır. Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür. Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir. Şu kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını üstlenmekte serbesttir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden ;Davacı hakkında … Çorap Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin Kuruma olan borçları nedeniyle 2019/013472 takip numaralı dosyasında 2018/9, 2018/10-11-12, 2019/1-2-3.aylar prim ve gecikme zammı toplamı 1.183.796,21 TL’nin tahsili için, 2019/013473 takip numaralı dosyada; 2018/9-10-11-12, 2019/1-2-3.aylar işsizlik sigortası prim ve gecikme zammı toplamı 112.406,89 TL’nin tahsili için,2019/013474 takip numaralı dosyada; 2018/9-10-11-12, 2019/1-2-3.aylar damga vergisi ve gecikme zammı toplamı 2.470,89 TL’nin tahsili için ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrinin 07.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği,davanın 15 günlük yasal süre içinde 16.09.2019 tarihinde açıldığı Ticaret sicil kayıtlarına göre, davacının 28.04.2017 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile yönetim kurulu başkan yardımcılığına seçildiği,ödeme emirlerinin düzenlenme tarihinin 04.09.2019 tarihi olduğu, … 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/979 esas sayılı dosyasında şirket hakkında 17.03.2019 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine (konkordato mühleti), şirket hakkında 6183 sayılı Yasa dahil olmak üzere takip işlemlerinin yapılmasının önlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında 17.10.2018 tarihli geçici mühlet kararı verilmiş olduğu,borç konusu dönemin 2018/9-12, 2019/1-3 devresine ilişkin olduğu dikkate alındığında davacının 2018/9 aya ait borçtan sorumlu olduğu dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.