Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/16954 E. 2023/3394 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16954
KARAR NO : 2023/3394
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM : Beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında atılı suçtan dava açılmıştır.
2. Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli kararıyla sanık hakkında atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrasının f bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin 01.12.2020 tarihli kararıyla sanık hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıktan ele geçirilen belgenin örgütsel döküman niteliği taşıdığından sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık müdafiİnin temyiz isteği sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dava konusu olay, sanığın, hükümlü olarak bulunduğu Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yapılan aramada, ayakkabısının içinden tutuklu-hükümlü arasında yasal olmayan haberleşme ve talimat amacı ile kullanılan not şeklinde olduğundan üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. Mahkemece atılı suçun unsurları oluştuğundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince verilen hükmün isabetsiz olduğu değerlendirilerek, düşüncenin kağıda aktarılmasının bir haberleşme aracı olamayacağı, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, tek kişilik hücrede kalan sanığın iletişimde bulunmasının imkansız olduğu gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün Bölge adliye Mahkemesince kaldırılarak beraat kararı verildiği anlaşıldığından, sanık müdafinin hükmün gerekçesine yönelik olmayan, kendisi hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebinde hukuki yararı olmadığı anlaşıldığından reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 tarih ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fikrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Dosya kapsamında yer alan, 22.06.2018 tarihli Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının diğer kararlar başlıklı kararı, sanıktan ele geçirilen belge, 22.06.2018 tarihli tutanak, sanığın disiplin dosyasında verdiği sözlü savunma ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıktan ele geçirilen belgenin örgüt üyelerinin birbirleriyle haberleşme şekillerini açıklayan, haberleşmenin nasıl yapılacağına dair “…slogan kapı dövme, havalandırma kapanırsa 18.00’e kadar saat başı slogan kapı dövme…vuran olursa biz de vurabiliriz…” şeklinde bilgiler veren örgütsel haberleşme aracı niteliğinde olduğu, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenle, beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığından sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.