Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/16025 E. 2008/2304 K. 14.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16025
KARAR NO : 2008/2304
KARAR TARİHİ : 14.02.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı gerçek kişi, … Köyü, … ve … mevkiilerinde bulunan taşınmazların zilyetliğinde bulunduğunu, ancak yörede 01.06.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içine alındığını belirterek çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması talebi ile orman kadastro çalışmasına 6 aylık askı ilan süresi içinde dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, A=2139,08 m2’lik bölüm yönünden orman kadastrosunun iptaline, bu bölümün orman sınırları dışına çıkarılmasına, tescil talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine, (B) harfli taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüm davacı … ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastro çalışması ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, su deresi mevkiindeki (A) harfli 2139.079 m2’lik taşınmazın %10 meyilli olduğu, içinde badem ağaçlarının bulunduğu, 1963 tarihli memleket haritasında yeşil renkli makilik alanda kaldığı ve 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu, … mevkiindeki (B) harfli 1008.279 m2’lik taşınmazın ise % 40 meyilli olduğu, üzerinde çok sayıda … kesilmiş meşe köklerinin bulunduğu, 1963 tarihli memleket haritasında yapraklı ormanlık alanda kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu açıklanarak çekişmeli taşınmazların resmi belgelerdeki ve orman tahdit haritasındaki konumunu göstermişlerdir.
1- Davacı gerçek kişinin temyiz itirazları yönünden :
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli (B) harfli taşınmazın üzerinde kesilmiş çok sayıda meşe köklerinin bulunduğu, eğiminin yüksek olduğu, memleket haritasında çekişmeli taşınmaz ile etrafının tamamen yeşile …, ibreli ve yapraklı ağaç rumuzu ile çevrili ormanlık alanda yer aldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-2-
2007/16025 – 2008/2304

2- Davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince :
Uzman orman bilirkişi kurulu, çekişmeli (A) harfli taşınmazın resmi belgelerde makilik alanda kaldığını, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamışlar ise de, bu taşınmazın memleket harizasında işaretlendiği yerde maki rumuzunun değil yapraklı ağaç rumuzunun bulunduğu, bir nokta dışında tamamen orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde bırakılan % 60 eğimli olan orman niteliğindeki taşınmaz ile çevrili olduğu, eğimi % 60 olan ormanlık alanın içinde kalan (A) harfli 2139.079.m2’lik bölümün eğimi % 10 olarak kabul edilerek … muhafaza özeliği taşımadığı gerekçesi ile 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendine göre orman sayılmayan yerlerden olduğunun kabul edilemeyeceği, aksine 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca
-3-
2007/16025 – 2008/2304

benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı gerçek kişinin davasının tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenler; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün (B) harfli 1008.279 m2’lik taşınmaza yönelik olarak ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı gerçek kişiye yükletilmesine,
2- 2. bentte açıklanan nedenler; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (A) harfli 2139.079 m2’lik taşınmaza yönelik olarak BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 14/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.