Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12331 E. 2023/2650 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12331
KARAR NO : 2023/2650
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Tavzih talebinin reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen orman kadastrosuna itiraz davasında verilen ve kesinleşen kararla ilgili İlk Derece Mahkemesi tarafından ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ek kararı davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.1951 yılında yapılan genel kadastroda İmrohor köyü 361 parsel sayılı 3980 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesiz bağ niteliğiyle, 391 yazım numaralı vergi kaydı ve Anakadın … ve arkadaşları adına tesbiti 23.11.1950 ila 24.12.1950 tarihlerinde yapılan askı ilanı sonunda itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş, intikal ve satışlar sonunda paylı olarak davacılar adına kayıt edilmiştir.

2.Davacılar, 29.06.2006 tarihli dilekçeleriyle; Mamak ilçesi, İmrohor köyü çalışma alanında bulunan 361 parsel sayılı taşınmazın kendilerine ait olduğunu, taşınmazın orman ile ilgisi olmadığı halde davalı yönetim tarafından 2000 yılında yapılıp 27.04.2001 ila 27.10.2001 tarihlerinde ilan edilen orman kadastrosunda … Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek yasaya aykırı bu işlemin iptalini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … İdaresi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.07.2010 tarihli ve 2006/494 Esas – 2010/252 Karar sayılı kararıyla, “çekişmeli parselin öncesi itibariyle orman sayılmayan yarlerden olduğu, 1950 yılında gerçek kişiler adına tapulama tesbitinin kesinleşerek tapuya kayıt edildiği, gerçek kişiler adına tapulu olduğu gözetilmeden, etrafındaki sahipsiz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ve Hazine adına kayıtlı parseller ile bir bütün olduğu sanılarak 1986 yılından sonra yeşil kuşak projesi kapsamında ağaçlandırıldığı, ağaçlandırmanın kısmen başarılı olduğu, tapu sahibi gerçek kişilerin onayı alınmadan, tapuda adlarına kayıtlı taşınmazın kısmen ağaçlandırılmasının hukuken sonuç doğurmayacağı, davacı gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı taşınmazı orman haline dönüştürmeyeceği, ancak, bu yerin ağaçlandırılan bölümlerinin davalı yönetim tarafından orman olarak kullanılmak üzere kamulaştırılması olanağı bulunduğu gibi, Hazine tarafından Hazine adına kayıtlı taşınmazlarla değiştirilmesi yoluna gidilebileceği gözetilerekçekişmeli parselin öncesi itibariyle orman sayılmayan yarlerden olduğu, 1950 yılında gerçek kişiler adına tapulama tesbitinin kesinleşerek tapuya kayıt edildiği, gerçek kişiler adına tapulu olduğu gözetilmeden, etrafındaki sahipsiz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ve Hazine adına kayıtlı parseller ile bir bütün olduğu sanılarak 1986 yılından sonra yeşil kuşak projesi kapsamında ağaçlandırıldığı, ağaçlandırmanın kısmen başarılı olduğu, tapu sahibi gerçek kişilerin onayı alınmadan, tapuda adlarına kayıtlı taşınmazın kısmen ağaçlandırılmasının hukuken sonuç doğurmayacağı, davacı gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı taşınmazı orman haline dönüştürmeyeceği, ancak, bu yerin ağaçlandırılan bölümlerinin davalı yönetim tarafından orman olarak kullanılmak üzere kamulaştırılması olanağı bulunduğu gibi, Hazine tarafından Hazine adına kayıtlı taşınmazlarla değiştirilmesi yoluna gidilebileceği gözetilerek davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın devlet ormanı sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti ile Orman Kadastro Komisyonunun bunun aksine aldığı kararın iptaline, 361 parselin orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına” karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına içinde davalı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Onama Kararı
Dairece hükmün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle dosyanın onanmasına karar verilmiştir.

C. Onama Sonrası Tavzih Talebi
Davalı … İdaresi vekili tavzih dilekçesinde; çekişmeli 361 parsel sayılı taşınmazın zemindeki konumu ile zeminde tespite esas edilen konumu arasında farklılıklar ve kaymalar olduğunu, söz konusu kararın bu haliyle uygulanması durumunda telafisi imkansız hukuki ve teknik sorunlara yol açacağını, teknik ve hukuki sorunlara yol açmaması açısından dava konusu parselin yerinin kesin koordinat değerlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, bu sebeplerle hükmün infaz edilemediğini belirterek bu doğrultuda tavzih kararı verilmesini ve hükmün infaza elverişli hale getirilmesini istemiştir.

D. Tavzih Talebi Üzerine İlk Derece Mahkeme Ek Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararıyla, tavzih talebin hükmü değiştireceği gözetildiğinden ve bu hususun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (6100 sayılı Kanun) göre madde 183 ve madde 304 üncü ve devamına girmemesi sebebiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

E. Temyiz Nedenleri
Davalı … İdaresi vekili, tavzih talebinin reddi kararının temyizine dair dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen tavzih kararı ile hükmen oluşan tapu kaydı ve tahdit iptalinin infaz edilemez hale getirildiğini ve böylece idare aleyhine durum yaratıldığını belirterek tavzih kararının bozulmasını istemiştir.

F. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tavzih istemine istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Somut olay değerlendirildiğinde; tavzih ve temyize konu olan karar değerlendirildiğinde, yerel Mahkemenin tavzih talebinin reddine ilişkin verdiği kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

V.SONUÇ
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan 25.09.2019 tarihli İlk Derece Mahkemesi ek kararının ONANMASINA,

7139 Sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.