YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/309
KARAR NO : 2023/1476
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/201 E, 2015/386 K
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2015 tarihli ve 2015/201 E,2015/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ,hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, herhangi bir temyiz gerekçesi bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde Emniyet görevlilerince hakkında yasal işlem yapılan sanığın uyuşturucu madde nakletmek suçundan yakalandığında ibraz ettiği sürücü belgesinin sahte olduğu anlaşılmıştır.
2. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün BLG- 14-2364 sayılı uzmanlık raporuna göre, inceleme konusu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiş; Mahkemece belge üzerinde aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından ise herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
3. Sanık, uyuşturucu madde nakletmek suçundan yakalandığında isminin … olduğunu, elindeki sürücü belgesinin sahte olduğunu söyleyerek suçunun açığa çıkmasını sağladığını, sahte sürücü belgesini suç tarihi öncesinde kullandığını, bu sürücü belgesine trafik cezası yazıldığını belirterek suçlamayı kabul etmiştir.
4. Mahkemece, üzerine atılı bulunan resmi belgede sahtecilik suçu sübut bulduğundan sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarih, 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği; belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hakime ait olup, belgenin yasal unsurları ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekiyorsa da, dosyada aslı bulunan suça konu sürücü belgesi üzerinde Heyet olarak yapılan incelemede; fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin görüldüğü düzenlemelerdeki şekil şartlarına uygun olduğu ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün gürülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği hususu ile suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2015 tarihli ve 2015/201 E, 2015/386 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrüre ilişkin bölümden; “Edirne 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 27/01/2012 tarih, 2010/387 Esas, 2012/68 Karar tarihli, 23/03/2012 kesinleşme tarihli 5 Ay hapis şeklinde mahkumiyet ilamı” ibaresinin çıkartılmasına, yine hüküm fıkrasında yer alan suça konu belgenin akibetine ilişkin “TCK’nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine” ibaresinin çıkarılarak yerine, “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.