YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7497
KARAR NO : 2023/1632
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/83 E., 2022/19 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/222 Esas ve 2015/741 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/222 Esas ve 2015/741 Karar sayılı kararının, sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 09.10.2017 tarihli ve 2017/20085 Esas, 2017/19702 Karar sayılı ilâmıyla;
“Katılan ile telefonda görüşen şahsın kendisini Başkomiser Hakan Yılmaz olarak tanıtıp, katılanı aldatarak haksız menfaat sağladığı, sanıkların bu şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu;”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2017 tarihli ve 2017/898 Esas, 2017/832 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2019/83 Esas, 2022/19 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’nun temyizi; almış olduğu cezanın temyize gönderilmesini istediğine,
2. Sanık …’un temyizi; atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Abdullah Karataş’ın, kardeşi olan katılanı arayarak, kendisini Hakan Yılmaz ismindeki bir komiserin aradığını, yapılan soruşturma kapsamında, 0312 271 41 23 numaralı telefonu araması gerektiğini söylediğini, katılanın da belirtilen numarayı aradığında telefondaki kişinin kendisini başkomiser Hakan Yılmaz olarak tanıttıktan sonra, katılana kimlik bilgilerinin başkaları tarafından sahte belgeler düzenlenmek için kullanıldığını, yasadışı örgütlere adı kullanılarak para aktarıldığını, yardımcı olması gerektiğini söylediğini, katılanın da inanarak kabul ettiği ve verilen talimatlara uyarak bankadan 30.000,00 TL para çektiğini ve Ziraat Bankası Bakırköy şubesinden temyiz dışı sanık …’un hesabına 4.820,00 TL yatırdığını, sonra da sanık …’nun posta çeki hesabına 19.600,00 TL gönderdiğini, sanık …’un hesabına ise 4.000,00 TL yatırdığını yine çeşitli telefon numaralarına da kontör gönderdiğini, katılanın toplam 30.657,00 TL’yi sanıkların hesaplarına yatırdığını, bu şekilde sanıkların atılı suçu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …, atılı suçlamayı kabul etmeyerek … isimli kişinin, kendisinin bilgisi ve rızası dışında aracından kimliğini alarak olaylara karıştığını savunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Sanık …, olayla ilgisi olmadığını, Halil Aslan isimli arkadaşının kendisine para geleceğini söyleyerek kartını aldığını ve gelen parayı çektiğini savunmuş olduğu belirlenmiştir.
4. Tanık İ. B., sanık …’ı tanıdığını onun kimliğini hakkında yakalama kararları olması nedeniyle aldığını dolandırıcılık olayları ile ilgisi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. Dosya kapsamındaki uzmanlık raporuna göre … adına açılan posta çeki hesap açma formundaki … adına atılan imzanın sanık … elinden çıktığının bildirildiği anlaşılmıştır.
6. Katılan, telefon ile arayan kişinin kendisini polis olarak tanıttığını ve hesaplarının terör örgütü tarafından kullanıldığını söyleyerek bildirdikleri hesap numaralarına para ve kontör yatırmasını istediklerini ve istedikleri şekilde para ve kontörleri gönderdiğini beyan etmiş olduğu belirlenmiştir.
7. Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
8. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
9. Mahkemesince sanıklar hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2019/83 Esas, 2022/19 Karar sayılı kararında, katılan beyanı, sanıkların ve temyiz dışı sanık …’un savunmaları, tanık beyanı, uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor, banka yazıları ve kriminal raporu ile dosya kapsamından sanıklara atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2019/83 Esas, 2022/19 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.