Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/890 E. 2023/1637 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/890
KARAR NO : 2023/1637
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 23.03.2021
SAYISI : 2020/1408 E., 2021/32 K.,
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
EK KARAR : Temyiz isteminin reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık Casim Çiftçi müdafii, sanık …, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, esastan ret

Sanıklar … müdafii ve sanık … İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık … temyiz istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 23.03.2021 tarihli ve 2020/1408 Esas, 2021/32 Karar, sayılı ek kararın; 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2019/362 Esas, 2019/563 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve son cümlesi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 90.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına sanıklar … ve … hakkında ayrıca aynı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince mükerrirlik kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/1408 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık Casim Çiftçi müdafii, sanık … ve sanık …’ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/1408 Esas, 2021/32 Karar sayılı ek kararı ile sanık …’ın temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’ın temyizi; ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün kendisi yerine avukatına tebliğ edildiğine, bozulması gerektiğine,
2. Sanık …’in temyizi; almış olduğu cezanın bozulması gerektiğine,
3. Sanık … müdafiinin temyizi; sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan …’nu 0537 918 14 90 ve 0537 600 84 29 numaralı hatlarla arayan bir kişinin kendisini polis olarak tanıttıktan sonra katılanın eline kağıt-kalem almasını ve kendisine bir şeyler yazdıracağını söylediğini, bunun üzerine kağıt-kalem alan katılanın telefonda kendisini polis olarak tanıtan şahsın söylediği “Konak 3. Ağır Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Yazıcıkaya No:712055 Dosya No:2016/285155” kelimelerini yazdığını, akabinde de katılanın telefonu kapatmaması gerektiğini, 15-16 Temmuz tarihinden bu yana telefonlarının dinlendiğini, katılanın eşinin emniyette sorguda olduğunu, operasyon yapılacağını, haklarında operasyon yapılacak olan şahısların katılan adına hesap açtırdıklarını ve bu hesap üzerinden terör örgütlerine para aktarıldığını söyleyerek, katılanın evinde altın ve para bulunup bulunmadığını sorduğunu, katılanın evinde para ve altın olduğunu belirtmesi üzerine katılandan evde bulunan altınları bozdurmasını isteyerek, bu altınları bozdurduktan sonra kuyumcudan geri alabileceğini söylediğini, bu duruma inanan katılanın kendisini arayan kişinin talimatıyla evindeki altınlarını bozdurduğunu ve kendisinde mevcut olan nakit parasıyla birlikte toplamda 24.185,00 TL parayı bir torbaya koyup bu kişinin tarif ettiği Atatürk Cad. No:32 adresinin önüne bıraktığını, kısa bir süre sonra sanık …’ın kendisine verdiği telefonla konuştuğu kişinin talimatıyla sanık …’nin katılanın torbayı koyduğu yere gelerek torbayı bulunduğu yerden aldığını ve sanık …’a verdiğini, görevlilerce sanıklar tarafından kiralanan ve kullanılan evde görevlilerce yapılan arama neticesinde katılanın teslim ettiği ve içerisinde 2.085,00 TL’si eksik bir biçimde kalan 22.100,00 TL bulunan poşetin ele geçirilerek katılana iade edildiğini, bu şekilde sanıkların atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …’ın alınan savunmasında sanık … ile birlikte İzmir iline geldiklerini, …’in kiraladığı evde kaldığını, … isimli şahsın yönlendirmesi ile bir kaç kez para aldığını kendisine yüzde beş oranında komisyon verildiğini savunmuş olduğu belirlenmiştir.

3. Sanık …’in savunmasında, İzmir’e iş bulmak için geldiğini kiralamış olduğu eve sanık …’ı götürmediğini kendisinden sonra kalmış olabileceğini, atılı suçalamayı kabul etmediğini belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Sanık …’nin savunmasında, …’ın yönlendirmesi ile İzmir’e geldiğini, onun talimatı ile katılanın bırakmış olduğu paketi aldığını, kastının olmadığını ancak pişman olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.
5. Tanık E.Ş.’nin alınan beyanında ortağına ait bulunan evi … ve …’a kiraladığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemesince sanık …’ın başlangıçtan beri kendisini İsmail Aslan olarak tanıtan şahısla birlikte suç kastı ile hareket ederek ve sanık …’in olaylarla ilgili olarak bilgisi ve rızası dahilinde, sanık …’e suçun işlenişine katkıda bulunmak ve aynı zamanda barınmaları amaçlarıyla ev kiralatarak, sanık …’yi de kendisini İsmail Aslan olarak tanıtan şahsın yönlendirmesi ile işleyecekleri suça katılanın parasını gidip almak suretiyle dahil ederek eylemi gerçekleştirdikleri gerekçesiyle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkındaki Ek Karara Yönelik Yapılan İncelemede
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 11 inci maddesine göre “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır” hükmü gereğince sanık … müdafiinin yokluğunda verilip 31.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra sanığın 12.03.2021 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık …’ın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanıklar … ve … Hakkındaki Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede
1. Sanık …’in tekerrüre esas alınan Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/475 Esas, 2015/400 Karar sayılı kararının da Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/98 Esas, 2012/721 Karar sayılı kararını tekerrüre esas almış olması karşısında bu hükmün de 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un üçüncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında ikinci kez tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/1408 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararında, katılan beyanı, sanıkların savunmaları, CD izleme tutanağı, arama yapılan ve katılana ait paranın ele geçirildiği evin sanık … tarafından kiralandığına dair intifa sözleşmesi ile dosya kapsamından sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olmakla mahkemesince alt sınırdan uzaklaşılarak verilen mahkûmiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ve sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A.Sanık … Hakkındaki Ek Karara Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/1408 Esas, 2021/32 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık …’ın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

B.Sanıklar … ve … Hakkındaki Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/1408 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.