YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1627
KARAR NO : 2023/1265
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİAsliye Ceza Mahkemesi
… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2013 tarihli ve 2011/1212 Esas, 2013/505 Karar sayılı kararının, suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekili, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
A. Temyiz İsteminde Bulunmayan Bir Kısım Sanık ve Katılanlar İle İlgili Gerekçeli Karar Tebliğine İlişkin;
1.a) Temyiz isteminde bulunmayan sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’ın yokluklarında verilen kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesine göre, öncelikle anılan sanıkların son bilinen adresleri olan kovuşturma aşamasındaki ifadelerinde bildirdikleri adreslerine (bilinen adresi aynı zamanda MERNİS adresi olsa dahi MERNİS şerhi yazılmaksızın) tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese (bu defa MERNİS şerhi ile) yapılması gerektiği gözetilmeden, anılan sanıkların adres kayıt sistemindeki adreslerine doğrudan “MERNİS” şerhli olarak çıkarılan tebliğlerin bir kısmının 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca ilgili muhtara ve bir kısmının ise adreste bulunan muhatap dışındaki kişilere yapılan karar tebliği işlemlerinin geçersiz olduğu belirlenmiştir.
b) Yokluğunda karar verilen sanık …’ın tebligat tarihinde cezaevinde bulunması nedeniyle, sanığa gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup, anlatılma suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; cezaevi idaresince sanık … hakkında düzenlenen 30.10.2013 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre tebliğ işleminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmayıp geçersiz olduğu belirlenmiştir.
c) Sanık …’ın yokluğunda verilen kararın, sanığın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde bildirdiği son bilinen adresinden farklı bir adrese tebliğe çıkarılması üzerine, 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre ilgili muhtara yapılan tebliğ işleminin, adresin son bilinen adresten farklı olması ve tebligat zarfında en yakın komşu diye belirtilen kişinin isim veya daire numarası gibi herhangi bir belirleyici bilginin bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğu belirlenmiştir.
d) Sanıklar ., …, …, …, …, …, … ve …’ın yüzlerine karşı verilen 12.07.2013 tarihli kararda temyiz başvuru süresinin başlayacağı zamanla ilgili olarak kararın “tefhimden itibaren 7 gün içerisinde” yerine kararın “tefhim ve tebliğden itibaren 7 gün içinde” ve “hükmün açıklanmasından veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde” temyiz edilebileceği yazılmak suretiyle sanıkların yanıltıldığı anlaşılmıştır.
7201 sayılı Kanun’un 32/1. maddesinde, “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.” şeklindeki hüküm uyarınca yukarıda belirtilen sanıkların gerekçeli karardan daha sonra haberdar olduklarına ilişkin dosya kapsamında kesin bilgi bulunmadığı da nazara alınarak; sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, ., …, …, …, …, …, … ve …’a gerekçeli kararın usulüne uygun olarak (sanıkların cezaevinde olmaları halinde cezaevinde bizzat kendilerine okunup anlatılmak suretiyle tebliği, aksi halde sanıkların kovuşturma aşamasında alınan ifadelerinde bildirdikleri son bilinen adreslerine MERNİS şerhi yazılmaksızın kararın tebliği, bu adreslere de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adreslerine bu defa MERNİS şerhiyle tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilmesi ile;
2. Yokluklarında karar verilen ve kovuşturma aşamasında sanıklarla birlikte duruşmaya katılan sanık … müdafii Av. . ve sanık … müdafii Av. … ile dosyada vekaletnameleri bulunan sanık … müdafii Av. ., sanık … müdafii Av.. ve sanık . müdafii Av. .’a gerekçeli kararın tebliğ edildiğine dair dosyada herhangi bir tebligat belgesine rastlanmadığından, anılan müdafilere gerekçeli kararın usûlüne uygun olarak tebliğ edilmesi ile;
3. a) Görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden suçtan zarar gören ve kamu davasına katılmalarına karar verilen katılanlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …,., …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’nın yokluklarında verilen kararın, 7201 sayılı Kanun’un bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesine göre, öncelikle anılan katılanların son bilinen adreslerine (bilinen adresi aynı zamanda MERNİS adresi olsa dahi MERNİS şerhi yazılmaksızın) tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese (bu defa MERNİS şerhi ile) yapılması gerektiği gözetilmeden, anılan katılanların adres kayıt sistemindeki adreslerine doğrudan “MERNİS” şerhli olarak çıkarılan tebliğlerin bir kısmının 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca ilgili muhtara ve bir kısmının ise adreste bulunan muhatap dışındaki kişilere yapılan karar tebliği işlemlerinin geçersiz olduğu belirlenmiştir.
b) Görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden suçtan zarar gören ve 31.01.2012 tarihli duruşmada kamu davasına katılmasına karar verilen katılan … ile dosya içerisindeki 05.12.2011 tarihli dilekçesi ile sunduğu kamu davasına katılma istemi hususunda bir karar verilmeyen şikâyetçi …’a, yokluklarında verilen gerekçeli kararın tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde bilgi ve belgeye rastlanmamıştır.
Yukarıda izah edilen nedenlerle, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden suçtan zarar gören ve kamu davasına katılmalarına karar verilen katılanlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, ., …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve katılma istemi hususunda bir karar verilmeyen şikâyetçi …’a gerekçeli kararın usulüne uygun olarak (katılanların ve şikâyetçinin cezaevinde olmaları halinde cezaevinde bizzat kendilerine okunup anlatılmak suretiyle tebliği, aksi halde katılanların ve şikâyetçinin son bilinen adreslerine MERNİS şerhi yazılmaksızın kararın tebliği, bu adreslere de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adreslerine bu defa MERNİS şerhiyle tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilmesi ile;
Tebliğ – tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmeleri durumunda temyiz dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından İstenen Ek Tebliğname Hususuna İlişkin;
… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2013 tarihli ve 2011/1212 Esas, 2013/505 Karar sayılı kararının bir kısım sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay’a gönderildikten sonra aynı kararla hakkında görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar verilen diğer sanık …’ın 20.03.2019 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu; ayrıca Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.01.2019 tarihli ve 2017/5641 Esas, 2019/342 Karar sayılı eksikliğin giderilmesine dair kararından sonra yapılan tebliğ işlemi üzerine suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin 18.02.2019 tarihli temyiz dilekçesiyle, tüm sanıklar (92 sanık) hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet ve beraat kararlarını temyiz ettiği, ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.07.2019 tarihli ve 2019/69432 sayılı ek Tebliğname’de sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin sanık …’ın temyiz istemi ile tüm sanıklar (92 sanık) hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet ve beraat kararlarına ilişkin suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden herhangi bir görüş bildirilmediği anlaşılmakla, belirtilen hususlara ilişkin ek Tebliğname düzenlenmesi için dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.