Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/927 E. 2023/2238 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/927
KARAR NO : 2023/2238
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Davacının istinaf talebinin esastan reddine, davalının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derce Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki irtifak hakkı ile yüklü taşınmaz üzerindeki üst hakkının kısmen terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin esastan reddine, davalının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derce Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, …. ilçesi, …. Beldesi, …. mevkii sınırları dahilinde mülkiyeti Maliye Hazinesine ait 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 197.589,00 m² kısmında ilk olarak 21.07.1998 tarihinden başlayan ve 21.07.2047 tarihinde sona erecek şekilde dava dışı şirket lehine 49 yıl süreli irtifak hakkı tesis edildiğini ve bu hakkın tapuya tescil edildiğini, daha sonra 24.01.2002 tarihli resmî senet ile irtifak hakkı ile ilgili maddelerin tadil edilerek taşınmaz üzerindeki irtifak hakkına 55.440,00 m² ek alan tahsis edildiğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki irtifak hakkının dava dışı bir kısım şirketlere devirlerinin yapıldığını, 20.03.2008 tarihli son işlemle de irtifak hakkının davalı şirkete devredilmesine karşın, Antalya 1. İdare Mahkemesinde açılan dava sonucunda ek alan olarak yapılan kesin tahsisin iptaline karar verildiğini, iptal hükmünün Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davalı şirketin iptal olunan ek alanla ilgili olarak irtifak hakkının terkini için tapuya müracaat etmesi gerektiğini, bu müracaatın davalı şirket tarafından yapılmaması nedeni ile eldeki davanın açılmasının zorunlu hâle geldiğini belirterek, dava konusu 113 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı şirket lehine bulunan 55.442,00 m²’lik ek alan ile ilgili irtifak hakkının iptali ile tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, davada harç eksikliği olup harcın ikmalinin gerektiğini, yapılan ek tahsisin Turizm Yatırımlarının Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi kapsamında hukuka uygun bir şekilde yapıldığını, dava konusu ek alan üzerinde personel lojmanı olduğunu, bu yapıların fonksiyonu itibarıyla kullanım amacına uygun olduğunu, davaya dayanak gösterilen Antalya 1. İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulduğunu ve bu başvurunun henüz sonuçlanmadığını, müvekkil şirketin dava konusu hakkı tapu siciline güvenerek devraldığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “ek alan tahsisi işleminin İdare Mahkemesi ilamıyla iptal edildiği ve bu kararın Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiği, bağlı olarak dava konusu edilen ek alan tahsis işleminin dayanaksız kaldığı,” gerekçesi ile “davanın kabulü ile dava konusu 113 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 55.442 m²’lik ek alana ilişkin tesis edilen üst hakkının tapu sicilinden terkinine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı Maliye Hazinesi vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen müvekkil idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmediğini belirterek, vekâlet ücreti yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan tevhit işlemi sonucunda tapu sicilinde 55.442 m² büyüklüğündeki bir alan bulunmadığını, bu nedenle 28.05.2004 tarihli resmî senet ile 113 ada 2 parsel sayılı taşınmazda ek alan üzerinde tesis edilmiş bir üst hakkının da olmadığını, İdare Mahkemesince ek alan tahsisi iptal edilmiş olsa bile tapuda tevhit işlemi sonucunda 113 ada 2 parsel sayılı 253.031 m² yüzölçümünde parselin tamamı için üst hakkı kuran 28.05.2004 tarihli resmî senedin geçerliliğinin devam ettiğini, güncel tapu kayıtlarına göre teknik anlamda artık ek bir alan bulunmadığının bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, öte yandan müvekkilinin üst hakkını devraldığı tarih itibarıyla ortada bir iptal kararının bulunmadığını, müvekkilinin tapuya güven ilkesinden yararlanması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
1. Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine,

2. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesince; “taşınmazın tümü üzerinde bulunan irtifak hakkının bölünmez bir hak olduğu, yüklü taşınmazın bir kısmı üzerindeki irtifak hakkının kaldırılmasının resmi senette belirtilen tarafların iradelerine ve sözleşmedeki hak ve yükümlülüklerine müdahale anlamına geleceği, bazı durumlarda sözleşmenin uygulanmasını tamamen imkansız kılacağı, dava dilekçesindeki talebin taşınmazın 55.442,00 m²’lik kısmına yönelik olduğu, taşınmazın tamamına yönelik bir talep bulunmadığı gibi Türk Medeni Kanununun 793. maddesinde yazılı olduğu üzere yüklü taşınmazın bölünmesinin de olayda söz konusu olmadığı, davadaki talep, yasal düzenlemeler ve konu hakkındaki yüksek mahkeme kararları da gözetildiğinde koşulları oluşmayan davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 55.442 m²’lik ek alana ilişkin üst hakkının tapu sicilinden terkinine dair hüküm verilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle hüküm tesis edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Maliye Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Maliye Hazinesi vekili dava dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile birlikte; kesinleşen İdare Mahkemesi kararı ile davalı lehine verilen ek alan tahsis işleminin iptal edildiğini, Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 25 inci maddesine göre, kesin tahsisi iptal edilen veya kesin tahsis süresi sona eren kamu taşınmazları üzerinde bulunan yapı ve tesislerin, müştemilatı ile birlikte sağlam ve işler hâlde ve herhangi bir bedel ödenmeden Hazineye intikal edeceğini, ek alan tahsisinin iptali sonrasında üst hakkının iptali ve tapudan terkin edilmesinin yasa gereği olduğunu, bu konuda açıklamalı yazının davalı şirkete bildirildiğini, keşif sonrası tanzim olunan bilirkişi raporunda dava konusu 55.442 m²’lik ek alanda konteyner şeklinde prefabrik binaların bulunduğunu, bazı açık alanlarda da malzeme depolandığının tespit edilerek durumun Mahkeme gözlemine de yansıtıldığını, dava konusu alanda otelin hizmet verdiği müşteri ve misafirlerinin kullanım sağlayacakları tesis ve yapıların bulunmadığını, bu durumun sözleşmeye ve tesis edilen hakkın amacına da aykırılık teşkil ettiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, irtifak hakkı ile yüklü taşınmaz üzerindeki üst hakkının kısmen terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 726, 793, 828, 830, 831 ve 832 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
İncelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davacı tarafın temyiz itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılarak davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı Maliye Hazinesi vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.