YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10085
KARAR NO : 2008/17623
KARAR TARİHİ : 16.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki “TAPU İPTALİ VE TESCİL- ŞERHİN İPALİ ” davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün;Dairemizin “6/11/2007” gün ve “2007/ 14161-13902 EK.” sayılı ilamıyla “ BOZULMASINA ” karar verilmiş, süresi içinde “DAVACI HAZİNE VEKİLİ ” tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davaya konu … Mahallesi 70 parsel sayılı taşınmaz yörede 1969 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 62.750 m2 miktar ve bostan niteliği ile dava dışı 68 parsel sayılı taşınmazı da kapsadığı belirtilen Nisan 1941 tarih 20 ve Eylül 1944 tarih 25 sayılı pay tapu kayıtları uygulanmak sureti ile … ve arkadaşları adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra 31.05.1974 tarih 5300 yevmiye numarası ile 307 ila 333 parsellere ayrılmış, davaya konu 322 parsel 920 m2 arsa vasfı ile tamamı … Öngerilimli Beton Ltd.Şti. adına tescil edilmiş, daha sonra satış nedeniyle ve eşit paylarla … … ve arkadaşları adına kaydedilmiştir. Beyanlar hanesine ise, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince kısmen orman sınırları dışına çıkarıldığı yolunda şerh verilmiştir.
Davacı Hazine, orman sınırları içinde kalan yerlere ait tapu kayıtlarının hukuken değer taşımayacağını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemi ile Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.Tapu kayıt malikleri ise tapu kaydı üzerine konulan 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde şerhinin iptalini isteyerek karşı dava açmışlar , davalar bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Dava, orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili, karşı dava ise, bu nedenle tapu kaydı üzerine konulan 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde şerhinin iptaline ilişkindir. Uyuşmazlık, özünde dava konusu parselin kesinleşmiş orman sınırları içinde kalıp kalmadığının tespiti ile çözümlenebilecektir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre ilk kez 1938 yılında yapılarak 1939 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasa döneminde yapılan ve 10.05.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve aynı yasanın 2. madde uygulaması, 07.08.1985 tarihinde ilan edilen 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ve yine 1988 yılında 3302 Sayılı yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Yapılan yargılama sonucunda mahkemece,Hazinenin davasının reddine, … … ve arkadaşlarının davasının kabulü ile 322 sayılı parselin tapu kaydındaki “2/B madde şerhinin” kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.09.2004 tarih 2004/3635-9360 sayılı bozma kararı ile “Mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olmadığı açıklandıktan sonra ilk orman kadastrosu ve daha sonra yapılan çalışmalara ait harita ve tutanakların usulünce uygulanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir.
-2-
2008/10085-17623
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bu sırada çekişmeli yer 12.10.2005 tarihinde … …’a … ve tapuya kaydedilmiş, bu kişi tarafından açılan şerhin iptali davası da temyize konu dosyası ile birleştirildikten sonra, Hazine tarafından davalı gerçek kişiler aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine, bu dosya ile birleştirilen mahkemenin 2003/872 Esas sayısı ile yine bu dosyada birleştirilen Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/294 Esas sayılı dava dosyasında açılan davanın kabulü ile Şişli İlçesi, … Mahallesinde kain 3/1 pafta ve 322 parsel sayılı … … adına tapuda kayıtlı taşınmazın tapu kaydının beyan hanesindeki “6831 Sayılı Yasanın 31/6. maddesi uyarınca kısmen Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.” ibareli 13.07.1995 tarih ve 2854 yevmiye nolu şerhin terkinine karar verilmiştir.Hükmün Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince (Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gerekleri yerine getirilmediğinden ,mahkemece dosyadaki eksiklikler giderildikten sonra bilirkişiler huzuru ile gerekli araştırma ve uygulama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği.) nedeniyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak, Davacı Maliye Hazinesi tarafından davalılar aleyhine açılan tapu sicil davasının reddine, bu dosya ile birleşen 2003/872 ve Asliye (4) Hukuk Mahkemesinin 2006/294 sayılı dosyalarda Maliye Hazinesi ve Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulü ile … … adına tapuda kayıtlı … 322 sayılı parselin beyanlar hanesindeki orman rejimi dışana çıkartılmıştır şerhinin iptaline” karar verilmiş,hüküm davalı ve davacı Hazine vekili ile davalı … Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle dairece (Hükmüne uyulan bozma kararında da belirtildiği gibi, 6831 Sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulanması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahnameye göre orman sınır noktalarının, orman tahdit haritasındaki koordinatlarına göre zeminde bulunması gereken yerleriyle, tutanaklarda tarif edilen yön ve mesafelere göre bulunması gereken yerler farklı ise haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarından ve bu … fotoğrafları esas alınarak oluşturulan memleket haritalarından yararlanılarak orman sınır noktalarının gerçek yerinin tespiti gerekli olduğu,somut olayda ilk orman kadastrosuna ait tutanaklardaki anlatımlar çekişmeli yeri ilgilendiren orman sınır noktaları, özellikle de 10 nolu orman sınır noktası açısından açık ve net olduğu gibi değişmez doğal sınırlar (Kağıthane Deresi ile … Deresinin birleştiği yer) esas alınmıştır. Bilirkişilerin raporuna ekli bulunan memleket haritasında ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftasında da bu iki derenin birleştiği yer açıkça görüldüğü gibi, 1744 Sayılı Yasaya göre düzenlenen tutanak ve haritanın bu anlatıma uygun olduğu anlaşıldığı,yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre orman kadastro tutanaklarıyla orman tahdit haritasının çelişmesi halinde tutanakta tarif edilen sınır ve noktalara değer verilerek kesinleşen orman tahdit sınırlarının belirlenmesi gerektiği,bilirkişilerin 02.02.2007 günlü raporlarında 1938 yılı tahdit haritasındaki açı ve mesafelerin doğru olduğunu bildirmişlerse de 1938 yılı tahdit haritasında 9 OSN … deresinin bitişiğinde gösterildiği halde bilirkişiler bu noktayı … Deresinin uzağında ve kuzeyinde göstermişlerdir. Yine 1938 tahdit tutanaklarında “10 OSN’nın … ve Kağıthane Derelerinin birleştiği yerde” ve 11 OSN’nın eskidekavül yolunda … derede” olduğu yazılıdır. 11 OSN yeri konusunda 1938 yılı tahdit haritası ile tutanakları biribirini doğruladığı ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli haritada da … Derenin güzergahı açıkça belli olduğu ve bu derenin kuzeyden güneye doğru devamla 48 ve 49 sayılı kadastro parsellerinin ortak sınırını oluşturarak Kağıthane Deresi ile birleştiği görüldüğü ve aynı noktanın 1744 tutanak ve haritasında da aynı yere konulduğu halde, bilirkişilerin düzenledikleri haritada 11 OSN’nı … Derenin doğusunda ve çok uzağında göstermişlerdir. 1938 tahdit tutanağı ile tahdit haritasında sadece 10 OSN’nın yeri konusunda çelişki vardır. Tahdit tutanağında “… Deresinin Yatağı ile…” denilerek (1744 harita ve tutanağında olduğu gibi) 10 OSN Kağıthane ve … Derelerinin birleştiği yerde olduğu yazılıdır. Ancak, 1938 haritasında; 10 OSN’nın yeri 1938 yılı tutanağına uyulmayarak … Derenin doğusundaki yine kuzey-güney yönd e akan ve … Deresi ile birleştirilen
-3-
2008/10085-17623
isimsiz … (482 sayılı parsel içindeki ve 2. madde uygulaması ile ilgili 2037, 2038, 2039, 2040 numaralar ile çevrili alanın ortasından geçen …) üzerine konulmuş olduğu ve bilirkişiler 1938 yılı haritasına uyduklarını raporlarında açıkladıkları halde düzenledikleri krokide (1938 yılı tutanağına ve haritasına uymayarak) 10 OSN’yı 1938 yılı haritasındaki yerde (… içinde) değil, daha batıda Dekavül yoluna yakın bir yerde 484 sayılı parselin içinde ve kuzey batı bölümünde göstermiş, böylece 1938 yılı tahdit tutanağına uymadıkları gibi, doğru olduğunu bildirdikleri 1937 yılı tahdit haritasına dahi uymamışlar ve raporlarındaki açıklamalara uymayan kroki düzenlemişlerdir. Diğer taraftan, 1938 yılı tahdit tutanaklarında 10 OSN’nın Kağıthane ve … Deresinin birleştiği yere konulduğu ve bu noktadan … Deredeki 11 OSN’ya gidilirken “…ormanlık sırtların Kağıthane Deresi hattı faslından ve eski Dekavil yolunda … Derede 11 numaraya varır” denildiğinden, hattın 9 numaradan 10 numaraya gidilirken … Deresinin Yatağının takip edildiği, yine 10 numaradan 11 numaraya gidilirken Kağıthane Deresi Yatağı takip edilerek, … Derenin Kağıthane Deresi ile birleştiği yerden Kağıthane Deresinden ayrılıp 48 ve 49 sayılı kadastro parsellerinin ortak sınırını oluşturan … Dereyi kuzeye takiple … Dereden Dekkavil Yoluna 11 numaraya varıldığı anlaşıldığı,bilirkişilerin belirttiği gibi oluşturulan bir hat tahdit tutanakları ile tamamen uyumsuz olduğu,çünkü, bilirkişilerin yorumu ve raporu kabul edilecek olursa 9 numadan 10 numaraya gidilirken … Deresine ve Kağıthane Deresine hattın hiç uğramadığı sonucuna ulaşılmaktadır ki, tahdit tutanaklarına göre bunun kabul edilmesi mümkün olmadığı, tahdit tutanaklarında açıkça “… Deresinin Yatağından” ve “Kağıthane Deresi ile … Deresinin birleştiği yerden” ve “Kağıthane Deresi hattı faslından” söz edildiğinden, 1938 yılı tahdit tutanağı ile tahdit haritasının 1 ila 9 ve 11 ve devamındaki OSN’ların yerleri birbiriyle uyumlu sadece 10 OSN’nın yeri uyumsuz olduğu, 10 OSN’nin de … ve Kağıthane Derelerinin birleştiği yerde bulunduğu ve tutanaklara değer verilmesi gerektiği, 68 ve 70 numaralı parsellerin öncesi bütün olup aynı tapu kaydının revizyon gördüğü, Orman Yönetimi ile 68 ve 70 sayılı parsel malikleri arasında 68 ve 70 sayılı parseller yönünden kesin hüküm oluşturacak bir dava görülmediği, taraflar arasında görülen davanın 68 ve 70 sayılı parsellerin çap sınırları dışında ve 70 sayılı parselin kuzeyinde kalan kadastro tesbit tutanağı düzenlenmeyen ve orman alanında bulunan bir arazi parçası ile ilgili olduğu anlaşıldığından bu ilkeler gözönünde bulundurularak ve … ve Kağıthane Derelerinin birleştiği yer … … ve bu derelerin yatakları memleket haritası ile fotogometri yöntemi ile düzenlenen kadastro paftasında açıkça gözüktüğünden bu belli ve 1938 yılı tahdit tutanağı ile uyumlu 9, 10, 11 OSN noktalarının yeri esas alınarak uygulama yapılıp 1 ila 12 OSN’ların yerleri fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftası, memleket haritası ve 1744 uygulama haritası üzerinde gösterilmesi bakımından önceki keşiflerde görev almamış iki orman ve bir harita mühendisi ve yerel bilirkişiler huzuruyla keşif yapılmalı, 68 ve 70 sayılı kadastro parsellerinden ifraz edilen parsellerin öncesi bütün olduğu gözönünde bulundurularak bu parsellere revizyon gören eski tapu kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm değişiklikleri ile birlikte yerine uygulanıp değişir sınırlı olan bu tapu kaydına 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince değişmez sınırdan başlanarak kapsamı belirlenmesi, yapılan uygulama birleşik haritaya yansıtılarak keşfi izleme olanağı sağlanmalı, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 1 ve 2. fıkra hükümleri gözönünde bulundurularak davacı … …’un davası hakkında bir karar verilmesi, Hazinenin davasının da süresinde yenilenmediğinden H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi hükmüne göre açılmamış sayılmasına karar verilmesi, Hazine tarafından aynı konuda … … aleyhine … bir dava açılırsa bu dava ile birleştirilmesi düşünülmelidir.) sebebiyle bozulmuştur.
Bu kez davacı hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
1-Dairemiz kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygun olduğu nedeniyle aşağıdaki bentte gösterilen hususlar dışındaki karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
-4-
2008/10085-17623
2-Yapılan incelemede dairemizin bozma kararının son paragrafında( Hazinenin davasının da süresinde yenilenmediğinden H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi hükmüne göre açılmamış sayılmasına karar verilmesi,) denmiş ise de,yargılama sırasında hazinenin davasının takip edilmediği için 9/11/2006 tarihli celsede işlemden kaldırıldığı,Hazinenin 30/11/2006 tarihli dilekçe ile davasını yenilediği ve dilekçenin 4/12/2006 tarihinde hakim tarafından havale edildiği,daha sonraki ilk celsenin 8/12/2007 tarihinde yapıldığı ve bu duruşmaya,hazine avukatının mazeretli olduğundan katılmadığı ve daha sonraki celsede hazine avukatının huzuru ile yargılamanın sonuçlandırıldığı, bu duruma göre hazinenin davasının süresi içinde yenilenerek takip edildiği ve açılmamış sayılmasına karar verilmesine gerek olmadığı anlaşılmış olup, daire kararının düzeltilmesi gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan diğer karar düzeltme isteğinin REDDİNE, Dairenin 6/11/2007 gün 2007/ 14161-13902 EK sayılı bozma ilamının son paragrafındaki ( Hazinenin davasının da süresinde yenilenmediğinden H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi hükmüne göre açılmamış sayılmasına karar verilmesi,) kelimelerinin karardan çıkarılması suretiyle düzeltilmesine, geri kalan bozma sebeplerinin aynen muhafazasına 16/12/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.