YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10906
KARAR NO : 2023/745
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/203E. – 2018/198 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2018 tarih, 2018/50 Esas – 2018/148 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.12.2018 tarih, 2018/203 Esas – 2018/198 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.05.2021 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkumiyet hükmünün CMK’nın 230. maddesine uygun gerekçe içermediğine, HTS kayıtlarının suçlamaya konu edilemeyeceğine, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, örgüt üyeliği için aranan özel kast şartının bulunmadığına, kararda kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin yok sayıldığına, ceza hukukunun bir takım ilkelerinin ihlal edildiğine, kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2018 tarih ve 2018/588 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 53, 63 maddeleri ile 3713 sayılı TMK’nın 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
…, … ve … isimli şahısların gerek soruşturma aşamasında verdikleri ifadeleri gerekse kovuşturma aşamasında alınan beyanlarının kendi içlerinde ve birbirleri ile uyumlu olduğu, her üç tanıkta ayrı ayrı alınan ifadelerinde ve yaptırılan teşhislerde, mahrem hizmet yapılanmasında Öğretmen/Mahrem imam konumunda olan … isimli kişinin gerçekte … isimli örgüt mensubu olduğunu ve kendilerini sabit hattan arayan şahsın bu kişi olduğunu beyan etmiş olmaları, ayrıca sanık ile ardışık arandığı tespit edilen … isimli şahısında aynı şekilde kendisini sabit hatlardan arayan … isimli kişinin gerçekte …. olduğuna dair teşhisi, yukarıda ayrıntılarına yer verilen, sanığın adına kayılı … numaralı hattın, … ve … numaralı sabit hatlardan 2012-2013 ve 2015 yıllarında 7 kez tekil ve ardışık suretlerde aranmış olması ve … numaralı hattın HTS kayıtlarının bu hususu teyit eder nitelikte oluşu , yine sanığın adına kayıtlı … numaralı GSM hattının HTS kayıtlarında sanık hakkında beyan ve teşhislerde bulunan şahıslardan … ile 82, … ile 96 ve … ile 90 adet görüşmesi gözetildiğinde tanıkların sanık ile husumeti bulunmadığının anlaşıldığı ve bu hususun tanık beyanlarını destekler mahiyette olduğu, ayrıca tespiti yapılan aramalardan, 03/01/2015 tarihli … isimli şahısla ardışık olduğu tespit edilen arama sonrasında, aynı … …’inde sanığı aramış olması hususları birlikte gözetildiğinde tanık beyanlarının doğru ve itibar edilebilir olduklarının ve de sanığın tedbir ve gizlilik amacıyla sabit hatlardan aranmak suretiyle örgüt mensuplarıyla iletişim kurduğunun anlaşılması sonucunda, sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmekle, bu kapsamda sanığın örgütün sohbet adı altında, düzenli aralıklarla, belirli kişilerin katılım gösterdiği ve örgütsel amaçlarla ( Örgüt liderine ait kitapların okunması ve videoların izletilmesi suretiyle örgütsel bağlılığın korunması ve kuvvetlendirilmesi, gelen mesajların duyurulması, himmet adı altında paralar toplanılması suretiyle örgüte finansal destek sağlanılması, asker şahsın çalıştığı birliğe ve birlikte görevli diğer askerlere ilişkin bilgi toplama, örgüte ait bir takım basın yayın organlarına abone kazandırılması ) düzenlediği toplantılara katılarak ve Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün askeriyedeki yapılanması olan mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumunda bulunarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşıldığından, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması gerektiğine dair yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunup bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
a) Ayrıntıları Dairemizin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Deniz astsubayı olarak görev yapan sanığın Emniyet müdürlüğünce düzenlenen HTS Tespit ve Analiz tutanağına göre … ilinde bulunan 5 ayrı sabit hattan 2012 ile 2015 yılları arasında toplamda 18 kez arandığı, kendisi ile aynı rütbede bulunan şahıslar ile ardışık aramalarının mevcut olduğu, tanık beyanlarına göre örgütün sohbet toplantılarına katıldığı tespit edilmekle, çağrıların zamanı, sayısı, dosya kapsamındaki diğer deliller ve sanığın savunması karşısında,
b) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.
Ancak;
1)Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “02.11.2017” yerine “ 08.09.2017” olarak gösterilmesi,
2)Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi yerine 3713 sayılı Kanun’un 5. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.12.2018 Tarih, 2018/203 E. – 2018/198 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği gerekçeli karar başlığında suç tarihi bölümünden 08.09.2017 ibaresinin çıkarılarak yerine 02.11.2017 ve ilk derece mahkemesi gerekçeli kararının ikinci maddesindeki “3713 sayılı yasanın 5.maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “3713 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.