YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8346
KARAR NO : 2023/1302
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, … (…) Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.05.2012 tarihli ve 2013/851 soruşturma numaralı iddianame ile; şikâyetçi …’ın evine girerek çim biçme makinesini çaldığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b-son, 116/1, 32/1 ve 57/1 maddeleri uyarınca hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından cezalandırılması, 10.09.2013 tarihli ve 2013/427 soruşturma numaralı iddianame ile; şikâyetçi …’in evine camını kırmak suretiyle girerek evden elektrikli matkap ve tüfek çaldığından bahisle 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 116/1, 151/1, 53/1, 32/1 ve 57/1. maddeleri uyarınca hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması, 24.04.2013 tarihli ve 2013/425 soruşturma numaralı iddianame ile; şikâyetçi …’ın evinin ahşap korkuluklarına zarar verilerek evden tüfek çaldığından bahisle 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 116/1, 151/1, 32/1 ve 57/1. maddeleri uyarınca hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından güvenlik tedbiri uygulanması gerektiği talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … (…) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2013/150 Esas, 2016/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 62. ve 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan TCK’nın 116/1, 62. ve 53/1 maddeleri uyarınca 5 ay hapis, şikâyetçi …’e ve Veysi Yusuf ERDOĞAN’a yönelik hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 62. ve 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan TCK’nın 116/1, 62 ve 53/1 maddeleri uyarınca 5 ay, mala zarar verme suçundan aynı Yasa’nın 151/1,62 ve 53/1 maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarının unsurlarının oluşmadığı, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu nedenle kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi; sanığın cezaî ehliyeti bulunmaması sebebiyle güvenlik tedbirine karar verilmesi istemiyle iddianame düzenlenmesine rağmen ceza verilmesinin yasaya aykırı olması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR:
Katılan …’ın evinin kilidinin kırılmak suretiyle içeri girildiği ve evinin deposunda bulunan çim biçme makinesinin çalındığı, şikâyetçi …’in bağ evinin bir odasının camının kırıldığı, duvarda asılı tüfeğinin ve matkabının olmadığı belirtilerek şikâyetçi oldukları, 29.01.2013 tarihli yakalama tutanağına göre sanığın bisikletinde çim biçme makinesi ve matkap gibi değişik eşyalar bulunduğu, şüpheli cevaplar vermesi üzerine çantasına bakıldığında 2 adet av tüfeği ele geçirildiği, sanığın üzerinde ele geçirilen eşyalar şikâyetçiye ve katılana teşhis ettirilerek teslim edildiği, sanığın üzerinden ele geçirilen diğer eşyalara yönelik yapılan araştırma sırasında şikâyetçi . kolluk ekipleri tarafından aranarak kendisine ait ruhsatlı tüfeğin sanıktan ele geçirildiğinin belirtildiği,.’ın yazlık olarak kullandığı evine gittiğinde penceresinin menteşesi kırılarak içeri girildiği ve kendisine ait ruhsatlı tüfeğinin çalındığını anladığı, soruşturma aşamasında sanık hakkında … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince 5237 sayılı Kanun’un 32/1 maddesinden yararlanması gerektiğine ilişkin 26.02.2013 tarihli rapor düzenlendiği, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 4. ihtisas kurulunca 21.05.2014 tarihli raporda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtilmesi üzerine son olarak Adli Tıp Genel Kuruluna raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın gönderildiği ve 19.03.2015 tarihli raporda sanığın atılı suçlara yönelik cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtilmesi üzerine sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; sanığın şikâyetçi .’a yönelik eylemine ilişkin düzenlenen 24.04.2014 tarihli 2013/425 soruşturma numaralı iddianame ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 57/1 maddesi uyarınca güvenlik tedbirine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece sanık hakkında güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için öncelikle suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin ve sanığın atılı suç yönünden cezaî ehliyetinin olup olmadığının araştırılıp saptanması gerektiği, yargılama sırasında sonuç olarak 19.03.2015 tarihli Adli Tıp Genel Kurulunca düzenlenen raporda atılı suça ilişkin sanığın cezaî ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ayrıca iddianame içeriğinde eylemin anlatıldığı, sevk maddelerinde sanığın eylemine uyan maddelerin belirlendiği anlaşılmakla, mahkemenin sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Ancak;
Sanık hakkında düzenlenen iddianamelerde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, TCK’nın 32/1. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilerek 5237 sayılı Kanun’un 226. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … (…) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2013/150 Esas, 2016/247 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.