YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38115
KARAR NO : 2023/447
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/313 E., 2021/1267 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/64 Esas, 2020/62 Karar sayılı oy birliğiyle verilen kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2020/313 Esas ve 2021/1267 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın … Katılım Bankası A.Ş. nezdinde ortak hesabının bulunduğu, terör örgütü lideri …’in 15.01.2014 tarihinden sonra kamu oyu ile paylaşılmaya başlanan “Bank Asyaya para yatırın” çağrısı ile uyumlu bir şekilde sanığın bu hesabında 31.12.2013 ila 24.12.2014 tarihleri arasında 11.065,00 Türk Lirasını bulan artışların olduğunun tespit edildiği, sanığın, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmaktan işlem yapılan …., … ve … ile arasında para transferi ilişkisinin bulunduğunun tespit edildiği, yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı Kimse Yok Mu Derneğine yardımda bulunduğu, sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaca hizmet eden faaliyetlerde bulunarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan ceza verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ örgütünün gizli haberleşme aracı olan ByLock uygulaması kullanıcısı olmadığı, örgüte müzahir herhangi bir dernek, vakıf ya da sendika kaydının bulunmadığı, sanığın Bank … Bankasındaki hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri kapsamında olduğu buna ilişkin hesap bilirkişisi raporunun alınan, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırmada sanıkla ilgili bilgiye rastlanılmadığı, HTS kayıtları ile Masak raporunda tespit edilen para transferlerinin tek başına örgüt üyesi olmaya yetecek kadar … delil olmadığı buna göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmamakla, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Dosyada mevcut Bank … hesap kayıtları, Bilirkişi raporu, MASAK Raporu ve sanık savunmalarına göre; değişik döviz cinslerinden katılım hesapları açma, döviz alış ve satışı, para yatırma, para çekme gibi bankacılık işlemlerini örgüt liderinin çağrı tarihlerinden önce de aktif şekilde gerçekleştiren ve savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın, Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerinin dışında değerlendirilemeyeceği ve savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği gözetildiğinde, eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ayrıca sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği de tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil de elde edilemediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2020/313 Esas, 2021/1267 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.