Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/1084 E. 2023/3621 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1084
KARAR NO : 2023/3621
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bor Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2013 tarihli iddianame ile sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.
2. Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.06.2020 tarihli kararı ile suçun sabit olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/472 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, mahkumiyet kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; iftira kastı olmadığı, katılanlarla husumet içinde olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı, dosyanın zamanaşımına uğradığından düşme kararı verilmesi gerektiği, Anayasal hakkını kullanarak şikayette bulunduğu, hem suçun manevi unsuru olan özel kast yokluğu hem de husumet yokluğu nedeniyle suçun oluşmadığı ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’ın temyiz dışı sanıklarla birlikte 07.06.2013 tarihli şikayet dilekçesi ile Niğde yolu orta refüj düzenlemesi yapım işi için Bor Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nce 2013/66534 ihale kayıt numarası ile gerçekleştirilen ihalenin devlet ihale kanununun ilan, takdir komisyonu ve ihale şekli konularına uygun olmadığını, idari şartnamenin üçüncü maddesinin birinci fıkrası gereğince ihalenin 03.06.2013 tarihinde gerçekleştirileceğinin belirtilmesine karşın ihaleye konu yapım işinin yaklaşık bir ay öncesinden … adına …’a verildiğini, bu durumun da ihalenin bir kısım konusu olan güllerin ihale konusu yere dikildiğini gösterir sundukları 16 adet fotoğraf ile sabit olduğunu, bu sebeplerle ihaleye belediyede görevli katılanlar ve mağdurlar tarafından fesat karıştırıldığını belirterek ve olay yeri ile ilgisi olmayan fotoğrafları dosyaya sunarak delil uydurmak suretiyle iftira suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Mağdurlar …, …, …, …. ve … hakkında İhaleye Fesat Karıştırma suçundan yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları ve temyiz dışı sanık …’un itirafı karşısında sanıklara isnat edilen ihaleye fesat karıştırma suçunun gerçekte sanıklar tarafından işlenmediğinin sabit olduğu belirlenerek 11.10.2013 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 07.06.2013 yerine 2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası kabul edilmiştir.
2. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın mağdurlara yönelik ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediklerini belirterek şikayetçi olduğu, yapılan soruşturmada keşif, alınan bilirkişi raporları, temyiz dışı sanık … beyanı doğrultusunda sanııkların isnatlarının gerçek olmadığının anlaşılmasıyla mağdurlar hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, sanığın böylelikle mağdurların üzerine atılı suçu işlemediğini bildiği halde sırf mağdurlar hakkında soruşturma ve kovuşturma başlamasını sağlamak için fiiller isnad etmek suretiyle üzerine atılı iftira suçunu işlediği anlaşılmakla mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ve hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak gerçekleştirilmesi karşısında suç tarihi ve son kesen işlem tarihlerinden itibaren 15 yıl olağan ve 22 yıl 6 ay olan olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı belirlenmekle sanık müdafin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/472 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararında sanık … müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.