YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15164
KARAR NO : 2023/2009
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/305 E., 2015/132K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDEN LER : Sanık … müdafileri, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2014/105 Esas, 2015/132 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b.Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 8.320 adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiileri tarafından ; sanık …’in atılı suçu işlemediği, varsayımlara dayalı olarak verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu, alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir durum olmadığı halde teşdiden hüküm kurulduğu ve saire ilişkin olarak hükümler temyiz edilmiştir.
2. Sanık …’nin üzerine atılı suçu işlemediğini, hakkında beraat hükmü verilmesini talep ederek hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Daha önce de emlak alma bahanesiyle satıcılara kapora verip karşılığında senet almak suretiyle haksız menfaat temin etmeye çalıştığı anlaşılan sanık …’nin Didim’e geldiği, katılan
… ile görüşerek arsasına talip olduğu, yakalanmamak amacıyla kendisini Mehmet Bal olarak tanıttığı, hazırlanan sözleşme ve senedi Mehmet Bal ismiyle imzaladığı, bu yöntemle ilerleyen aşamada kimliğinin tespit edilmesini önlemeye çalıştığı, ayrıca senedi de Mehmet Bal adına almasının onun niyetinin 5.000,00 TL’lik kaporayı alabilmek olmadığını gösterdiği, 5.000,00 TL’lik senedi katılan …’e imzalatmış gibi yaparak hileli yöntemler kullanarak ikinci bir senedi de imzalattığı, akabinde araziyi almaktan vazgeçtiğini belirterek kaporasını geri alıp, senedin imza kısmını yırtıp katılana iade ettiği, senedin imza kısmının sanık … tarafından yırtılmış olmasının da katılana ait imzanın aslında bu senet üzerinde bulunmadığını gösterdiği, zira sanık …’nin alacaklısı olduğu bir senet üzerindeki imzayı yırtmasında herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı, daha sonra katılanın imzasını aldığı boş senedi sanık …’ye doldurtup bu şahıs aracılığıyla 04.05.2011 tarihinde icra takibi başlattığı iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçu işlemediklerine yönelik savunmada bulunmuştur.
3. Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarının 22.06.2012 tarihli uzmanlık raporu ile, sanık … Bal ve katılan … adlarına düzenlenmiş sözleşme başlıklı belge aslı ve alacaklısı … Bal, borçlusu … olan 5.000,00 TL değerindeki senet aslı üzerindeki yazıların aynı kaligrafide ve aynı şahıs eli ürünü oldukları, bu belgeler üzerinde bulunan yazıların …, … ve …’nin yazıları arasında uygunluk bulunmadığı, Alacaklısı İsmail Keçeçi Borçlusu … olan tanzim tarihi 1.04.2011 vade tarihi 15.04.2011 olan 340.000,00 TL (üçyüzkırkbin) bedelli senet üzerindeki yazıların sanık … eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.
4. Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarının 10.08.2011 tarihli raporu ile; alacaklısı …, Borçlusu …, tanzim tarihi 11.04.2011, vade tarihi 15.04.2011 olan 340.000,00 TL (üçyüzkırkbin) bedelli senet üzerindeki … adına atılı bulunan imzanın … eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmada bulunduğu anlaşılmakla savunmalarına itibar edilmeksizin sanıkların atılı suçları işledikleri sabit görülerek eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53; 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlike ile sanıkların kastına dayalı kusurlarının ağırlığı dikkate alınarak yasal asgari hadden uzaklaşılarak( evrakta sahtecilik suçu yönünden kurulan hükümde sehven yasal asgari hadden cezalandırılması şeklinde belirtilmiştir.) cezalandırılmalarına, sanıkların kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç
işlemeyecekleri yönünde kanaate varılamamış olması hususu dikkate alınarak şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından 5271 Sayılı Kanun’un 231 ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığı karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında “11.04.2011” şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, icra takip tarihi olan “04.05.2011” tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükümler kurulurken “yasal asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilmek suretiyle…” şeklinde yazılması gerekirken sehven “yasal asgari hadden tayin edilmek suretiyle takdiren 3 yıl hapis cezası…” şeklinde yazıldığı anlaşılmışsa da hükümlerin gerekçesinde de belirtildiği üzere bu durumun yazım yanlışı olduğu anlaşılarak bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinde yapılan değişiklik ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemler sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ve sanık …’nin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2014/105 Esas, 2015/132 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ve sanık …’nin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.