YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19302
KARAR NO : 2023/2201
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/437 E., 2015/136 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum veya kuruluşlarını aracıkılmak suretiyle dolandırcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2015 Tarihli ve 2014/437 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, ve 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Kamu kurum ve kuruluşlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi , 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın sahte belgeyi düzenlememesi ve kullanmaması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığını, dolandırıcılık suçunun faili olan … kimliğini kullanan kişi ile iştirakine dair delil bulunmadığından ve kendisi de bu suçun mağduru olduğundan suçun unsurlarının oluşmaması ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı olduğundan mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur Sultan Üzüm’e ait, Avcılar Mustafa Kemal Paşa Mevkii, 45 pafta, 7484 parselde bulunan arsanın vekalet ile satış işlemi için … kimliğini kullanan ancak gerçek kimliği tespit edilemeyen şahıs ile sanık …’in birlikte Küçükçekmece Tapu Dairesine geldikleri, alıcı …’la birlikte resmi senet düzenlenirken tapu memurunun … kimliğini kullanan şahsın annesinin doğum yerini bilememesi ve daha önceki işlemde atılmış imzasının farklı olduğunu tespit etmesi üzerine evraklarla birlikte içeriye geçtiğinde, … ismini kullanan şahsın Tapu Müdürlüğü’nden ayrılması ve gerçek …’ya ait telefona ulaşıldığında kendisinin satış işlemi için başvurmadığını beyan etmesi üzerine, tapu memuru …’nın kolluğa haber verdiği ve sanığın kolluk tarafından yakalandığında üzerinden Asım Murat Binici adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanının ele geçirildiği, … kimliğini kullanan şahsın tapu memuruna verdiği sürücü belgesinin de kolluğa teslim edildiği belirtilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçundan dava açılmıştır.
2. Sanık … savunmasında, kafede çalışırken Ahmet adlı soyadını bilmediği bir şahsın kafeye gelip gitmesi sırasında tanışıp arkadaş olduklarını, bu kişinin satmak istediği bir taşınmazı olduğunu, satışa yardım etmesi halinde kendisine 10.000 TL para vermeyi teklif ettiğini, bu teklifi kabul ettiğini, taşınmazın satışı konusunda … ile Ahmet isimli şahsın daha önceden anlaştıklarını, olay günü Ahmet’in tapuya giderek …’ın bankaya yatırdığı parayı çekip kendisine getirmesini istediğini, bu nedenle tapuda olduğunu, tapudayken … adında bir bayanın geldiğini, işlemler sırasında bu kişinin imzasını yanlış atmış olduğundan tapucular şüphelenince oradan ayrıldığını, daha sonra polislerin gelip kendisini teslim aldıklarını üzerinden çıkan Asım Murat Binici adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının cebine kargaşa sırasında … tarafından atıldığını, kendisinin belgelerin sahte olduğundan haberinin olmadığını beyan etmiştir.
3. Tanık …, olay tarihinde Avcılar Tapu Müdürlüğünde memur olarak görev yaptığını, bir bayanın … kimliği ile kendisinin tapu malikinin vekili olduğunu söyleyerek satış işlemi yapmak için müracaat ettiğini, kendisinin satış için gerekli işlemleri yaptığını, imza edileceği gün alıcı ve satıcı olan her iki kişinin de geldiğini, … olarak gelen kişinin daha önceki imzası ile o an attığı imzası çeliştiğinden şüphelendiğini, bunun üzerine bazı sorular sorduğunu, nüfus cüzdanını incelediğinde şüphelendiğini bunun üzerine ikinci bir kimlik istediğini, … adıyla başvuran kişinin ikinci kimlik olarak sürücü belgesini ibraz ettiğini ancak kendisinin şüphelendiğini anlayınca kimliği kontrol için servise girdiğinde bayanın oradan ayrılmış olduğunu görünce durumu emniyete bildirdiklerini, huzurdaki sanık ile birebir karşılaşmadığını dışarıyı göremediğini, ancak kamera kayıtlarında birlikte olduklarının tespit edilmiş olduğunu beyan etmiştir.
4. Müşteki …’a yargılama aşamasında ulaşılamamış, bu nedenle beyanına başvurulamamıştır Müşteki soruşturma aşamasında verdiği 14.10.2014 tarihli beyanında, kendisinin müteahhitlik ve emlak işleri ile uğraştığını, yaklaşık bir ay önce telefonundan Ahmet Apaydın olduğunu söyleyen bir şahsın arayarak Avcılar Mahallesi Kemalpaşa mevki 45 pafta 7484 parseldeki arsayı satın alması için teklifte bulunduğunu, 1 milyon 700 bin TL karşılığında satın almak için anlaştığını, arsayı göstermek üzere yanına kendisini Murat olarak tanıtan sonradan gerçek isminin … olduğunu öğrendiği şahısla 70 yaşlarında komşusu olduğunu beyan ettiği bir şahsın geldiklerini, …’in buranın kayınvalidesine ait olduğunu borcu olduğu için satmak istediğini söylediğini, bu satış işlemi için kayınvalidesinin Ankara’dan 3 gün sonra geleceğini parayı hazır etmesini söylediklerini, satış gerçekleştikten sonra paraları bankadan teslim etmek konusunda anlaştıklarını, üç gün sonra kendisini Ahmet Apaydın tekrar arayarak arsa sahibinin rahatsız olduğu için gelemeyeceğini satış işini vekaletle halledebileceklerini söylediğini, kendisinin bunu kabul ettiğini, suç tarihinde kendisini … olarak tanıtan şahıs ve … ile Avcılar Tapu Dairesinde buluştuklarını, …’nın arsanın sahibi olan Sultan Üzüm’ün vekili olduğunu söylediğini, akit masasındayken görevli memur …’nın … imzasının önceki imzasına benzemediğini söylediğini, bir takım sorular sorduğunu annesinin doğum yerini bilemediğini, buna rağmen memurun imzaları aldığını, kendilerine bekleme salonunda beklemelerini söylediğini, yaklaşık 2-3 dakika bekledikten sonra … olduğunu söyleyen şahsın yanındaki bayanla birlikte acil işleri olduğunu ehliyeti ve parayı eniştelerine teslim etmesini söylediklerini ve oradan ayrıldıklarını, kendisinin … ile beklemeye devam ettiğini daha sonra polislerin geldiğini, kendisinin şahıslara hiç para vermediğini beyan etmiştir.
5. Katılan …, soruşturma aşamasındaki beyanlarını tekrar ettiğini, annesine ait arsanın satışı ile ilgili kimseye vekalet vermediğini şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini maddi zararının olmadığını beyan etmiştir.
6. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 23.10.2014 tarihli uzmanlık raporunda Asım Murat Binici adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının ve … adına düzenlenmiş B sınıfı sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendikleri ve aldatıcı niteliklerinin bulunduğu kanaati bildirilmiştir.
7. Mahkemece suçu konu belgeler üzerinde gözlem yapılmış, belgeler üzerinde bulunması gereken soğuk mühür izinin bulunduğu, ilk bakışta sahteliklerinin anlaşılmadığı belirtilmiştir.
8. Mahkemece sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek her iki suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Adli emanetin 2014/4718 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1. Sanığın satış işleminden önce araziyi müşteki …’a gezdirdiği, kendisini Murat olarak tanıttığı, arsa sahibi Sultan Üzüm’ün kayınvalidesi olduğunu beyan ettiği ve suç tarihinde Tapu Müdürlüğü’ne kendisini Sultan Üzüm vekili … olarak tanıtan şahısla birlikte geldiği ve üzerinden Asım Murat Binici adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ele geçirildiği gözetilerek sanığın sahte belgelerle taşınmaz satış işlemi yapan ancak kimlikleri tespit edilemeyen şahıslarla birlikte atılı suçları işlediği ve suç işleme eğilimi pişmanlık duymaması, cezanın ertelenmesi halinde ileride suç işlemekten çekineceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı şeklindeki mahkeme kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz
sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2015 Tarihli ve 2014/437 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.