Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15129 E. 2007/13730 K. 05.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15129
KARAR NO : 2007/13730
KARAR TARİHİ : 05.11.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 119 ada 41 parsel sayılı 87884.73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, Davacı …’un taşınmazın 9 dönümlük bölümünün miras bırakanı … …’dan kaldığı, mera olarak kullanıldığı iddiasıyla açtığı davaya … … taşınmazın 3 dönümünün halası … …e ait olup, kendisine ölünceye kadar bakıp gözetmesi karşılığında bağışlandığı iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece davacının ve katılan … …’ün davasının kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A1) işaretli 777551.84 m2’lik bölümü ile (A2) işaretli 1280.70 m2’lik bölümünün aynı ada en son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine, (B) işaretli 9052.19 m2’lik bölümünün aynı adannın en son parsel numarası ile payları oranında müdahil … … ile … … mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu (B) harfiyle gösterilen 9052.19 m2’lik bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı ve müşterekleri ile müdahil yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde taşınmazın tarla olduğunu, müdahil davacı vekili ise ekilip sürülmeyen arsa niteliği ile kullanıldığını ileri sürmüşse de, davacı vekili keşifte taşınmazın … arazisi olarak kullanılmadığını ve özel mera olduğunu iddia etmiştir. Keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişiler ve davacı tanıklar da dava konusu taşınmazın büyük bir bölümünün orman ve mera, kalan bölümün de muris … …’a ait olduğunu, ancak …’nın köyde yaşamadığı için kardeşleri ve köy halkı tarafından hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığını, özel mera olarak bilindiğini ve hiç bir zaman … arazisi olarak kullanılmadığını bildirmişlerdir. Bu durumda; uyaşmazlık, taşınmazın zilyetlikle kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığı yönünde toplanmaktadır. Tapusuz bir taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için tescile tabi yerlerden olması ve zillyetliğin de ekonomik amaca uygun aralıksız ve davasız 20 yıla ulaşması gerekir. Somut olayda; yerel bilirkişi ve tanıklar, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünde davacılar ve müdahilin ekonomik amaca uygun zilyetliklerinin bulunmadığını, yakınları ve köy halkı tarafından hayvan otlatılarak kullanıldığını bildirdiklerine göre, çekişmeli taşınmaz orman sayılan yerlerden olmasa bile davacılar yararına bir hak sağlamaz. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında davacı ve müdahilin davalarının reddine, taşınmazın tesbit tutanağındaki gibi orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde kabule karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatarına iadesine 05/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.