Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/26582 E. 2023/812 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/26582
KARAR NO : 2023/812
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1572 E., 2021/359 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli ve 2017/41 Esas, 2017/55 sayılı Kararıyla, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası kapsamında yetkili mahkemenin Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş ve dosya Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edilerek 2017/133 esasına kaydedilmiştir.
2. Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2017 tarihli ve 2017/351 Esas, 2017/312 sayılı Kararıyla, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası kapsamında yargılamanın, fiili ve hukuki irtibat nedeniyle Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/133 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine ve dosyasının bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir.
3. Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli ve 2017/133 Esas, 2019/122 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/1572 Esas ve 2021/359 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, cezanın artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın kanun maddesinin hatalı gösterildiği belirtilerek, hükmün 2 nci bendinde yer alan “3713 sayılı kanunun 5 nci maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.04.2022 tarihli Tebliğnamesinde özetle, temel cezadan artırım yapılırken 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırıldığının belirtilmesi ve cezada indirim yapılırken 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapıldığının belirtilmesi bakımından hükmün düzeltilerek onanması görüşünü belirtilerek, dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebinde bulunup kendisinin faaliyetlerine ve örgüte ilişkin bilgiler vermesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, anlatımlarında geçen şahıslarla ilgili yeterince araştırma yapılmadan ve sanığın da tanık sıfatıyla beyanda bulunduğu bu şahısların dosyalarının sonuçlanması beklenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın savunmalarında suçlamayı kabul etmeyerek babasının faili meçhul şekilde öldürülmesi ve bir arkadaşının iknaları sonucunda YPS’ye katıldığını, çeşitli silah ve ideolojik eğitim aldığını, kendisine kaleşnikof silah verildiğini, ancak hasta olduğunu söylemesi nedeniyle silahlı faaliyette bulunmadığını, çatışmaya katılmadığını, çukur ve hendek başında nöbet tutmadığını, daha çok bir evde örgüte yeni katılanların başında durduğunu, pişmanlık duyduğu için örgütten kaçarak kolluğa teslim olduğunu beyan ederek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğine, D.S. ve L.Y.’nin dosyasında tanıklık yapmak için adliyeye gittiğinde aradan geçen iki yıl içinde meydana gelen sakal-bıyık gibi değişikliklerden ve şahısları kod adlarıyla tanımasından dolayı bu dosyalarda teşhiste bulunamamasının anlatımlarının samimi olmadığı anlamına gelmeyeceğine, sanığa teşhis işleminin usule uygun yaptırılmadığına, sanığın yeniden teşhis yapmak istediğine, toplam 52 … örgüt içinde kaldığına, birbiriyle çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik atfıcürüm niteliğindeki tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, hükmün gerekçesiz verildiğine ve sanığın örgütle bağlantısının net şekilde tespit edilmediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, sanığın mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediği gerekçeleriyle beraat kararı verilmesi, aksi takdirde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 11.03.2016 tarihinde PKK/KCK silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet gösterdiğini beyan ederek kendiliğinden teslim olduğu, sanığın örgüt mensuplarını teşhis ederek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ettiği, her ne kadar kovuşturma aşamasında beyanlarından dönseler de, Rızgar Tolhıldan (K) … D.’nin 16.04.2016 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağında sanık hakkında, “… fotoğraftaki şahsı … (K) olarak tanırım. Bu şahıs YPS eğitimi almak için kaldığım evde kalıyorduk. Bizden önce YPS eğitimi aldığını biliyorum. Hasta olması nedeniyle dışarıda görevlendirilmemişti, eve gelen giden örgüt mensupları ile ilgileniyordu ve PKK/KCK terör örgütünün propagandasını yapan kitap ve dergiler okuyordu. …” şeklinde beyanda bulunduğu, … Ö’nün 04.06.2016 tarihinde fotoğraftan teşhis tutanağında sanık hakkında “… fotoğraftaki şahsı … (K) olarak tanırım. Bu şahsın terör örgütünün YPS yapılanması içerisinde faaliyet gösterdiğini biliyorum. Cumhuriyet Mahallesinde terör örgütü mensuplarınca yapılan barikat ve çukurlardan dolayı zarar gören halkın ilçeyi terk etmesini engellemek amacıyla, halka ilçede kalmalarını ve terör örgütü adına birlikte savaşmaları gerektiğini söyleyerek örgütleme yapmaya çalışırken gördüm. Ayrıca bu şahıs mahallede bulunan gençlere karşı terör örgütü propagandası yaptığını biliyorum. …” şeklinde beyanda bulunduğu, … (K) … S.’nin 31.05.2016 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağında sanık hakkında ” … fotoğraftaki şahsı … (K) olarak tanırım. Bu şahıs Cumhuriyet Mahallesinde benimle birlikte YPS eğitimi alan şahıslar arasındadır. Eğitimi tamamladıktan sonra birlikte Güngör mahallesinde görevlendirildik. Güngör mahalleside bulunan barikat ve çukurların başında kaleşnikof marka silahı ile birlikte nöbet tutarken gördüm. … ” şeklinde beyanda bulunduğu, … (K) …. B.’nin 09.05.2016 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağında sanık hakkında “…bu şahsı Cumhuriyet Mahallesinde faaliyet gösteren … (K) isimli şahsın YPS timinde Kaleşnikof marka silahla gördüm. Cumhuriyet Mahallesinde kurulan barikatların ve açılan çukurların yapıında çalışırken gördüm. …” şeklinde beyanda bulunduğu, 11.04.2016 günü yaşanan çatışma sonucunda 12 PKK/KCK terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği ve olay yerinde yapılan aramada ele geçirilen “DİSK GENEL İŞ SENDİKASI 2015” ibareli ajandada örgütün Yüksekova ilçesinde öz yönetim adı altında başlatmış olduğu silahlı, bombalı, sabotaj ve infaz tarzı eylemlerde örgüt adına faaliyet yürüten şahısların arşiv kayıtlarının yer aldığı, kayıtlarda sanığın … ismiyle yer aldığı, sanığa seri numarası silinmiş olan kaleşnikov marka silah, şarjör, mermi, kar elbisesi ve gaz maskesi verildiğinin yazılı olduğu hususları sanığın ikrarı ile hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün hiyerarşisine dahil olduğu, … kod adını kullandığı, eylemlerinin süreklilik, yoğunluluk ve çeşitlilik gösterdiği ve terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla cezalandırılmasına karar verildiği, 11.03.2016 tarihinde teslim olan ve terör örgütü üyelerinin teşhislerini yapan sanığın, Diyarbakır 10. ACM’nin 2017/48 Talimat dosyası ile Hakkari 1. ACM’nin 2016/220 Esas sayılı dosyasında daha önce hakkında teşhiste bulunduğu D.S.’yi tanımadığını, yine Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/248 Esas sayılı dosyasında daha önce hakkında teşhiste bulunduğu L.Y. ‘yi tanımadığını beyan ederek dosya kapsamında yaptığı teşhistten döndüğü, pişmanlık duymadığı ve samimi de olmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, cezanın artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın kanun maddesinin “3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesi” yerine “3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi” olarak gösterilmemesi şeklindeki düzeltme sebebi dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Tanıkların soruşturma aşamasında cumhuriyet savcısı huzurunda sanığı teşhis ettikleri, sanık ile aralarında husumet iddiasının bulunmadığı, anlatımlarındaki eylemlerin birbiriyle ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilerek, tanık beyanlarının usule ve dosya kapsamına uygun şekilde hükme esas alındığı anlaşılmakla, bu yöndeki temyiz itirazları isabetli bulunmamıştır.
2. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, sanık savunmalarına ve dosya kapsamına göre, önce PKK/KCK silahlı terör örgütünün YDGH yapılanması içerisinde, YPS yapılanması içinde eğitim aldıktan sonra ise YPS yapılanması içerisinde faaliyet gösteren, … kod adını kullanan, örgüt tarafından kendisine silah verilen, YPS yapılanmasına katılanlarla ilgilenen, örgüt tarafından yapılan görevlendirme kapsamında örgüte yönelik operasyonlar sırasında kaleşnikof marka silahla barikat ve çukurların yapımında çalışan ve nöbet tutan, örgütsel dökümanlarda örgüt adına faaliyet gösteren şahıslar arasında arasında kişisel bilgilerine yer verilen sanığın, PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken haller olarak kabul edilmiştir.
Şahsi cezasızlık nedeni olarak; sanığın amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi (TCK’nın 221/2 maddesi), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili samimi ve faydalı bilgi vermesi (TCK’nın 221/4 maddesinin ilk cümlesi), yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi (TCK’nın 221/3 maddesi) hallerinde sanık hakkında cezaya hükmolunmayacaktır.
Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanan, örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde ise cezadan indirim yapılacaktır (TCK’nın 221/4 maddesinin ikinci cümlesi).
Kanun vazının, etkin pişmanlığı şahsi cezasızlık sebebi olarak kabul ettiği durumlarda, örgütten ayrılma veya güvenlik güçlerine teslim olma bakımından “gönüllülük” esasını benimsediği görülmektedir. Gönüllülük, Türk Dil Kurumu sözlüğünde; “bir iş yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken üstlenen” olarak tanımlanmıştır.
Örgütten ayrılma bağlamında gönüllülük, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde kalması imkanını ortadan kaldıran veya zorlaştıran bir dış etken bulunmaksızın kendi hür iradesiyle gönüllü olarak örgütten ayrılmasıdır (Ersan Şen – H. Sefa Eryıldız, Suç Örgütü 2018 baskı syf. 346).
Güvenlik güçlerine teslim olma bakımından gönüllülük kavramına gelince;
Pişmanlık ve gönüllülük failin psikolojik dünyasıyla alakalı ve son derece soyut kavramlar olması nedeniyle sanığın “gerçek ve samimi” bir pişmanlık duyup duymadığı veya gönüllü olup olmadığının tespiti fevkalade zordur. Suç sonrasındaki tutum ve davranışların belli ölçüde cezadan kurtulma düşüncesine dayanması son derece insani bir durumdur (Baba, Türk Ceza Hukukunda Etkin Pişmanlık 2013 baskı syf 98). Bu nedenle aslında saptanmaya çalışılacak olan, failin salt cezadan kurtulma saikiyle değil fiilin yarattığı haksızlığı gidererek legaliteye dönme düşüncesiyle hareket edip etmediği hususudur ki bu da ancak kişinin dış dünyaya yansıyan davranışlarıyla belirlenebilir.
Yakalamanın yasal koşulları oluştuğunda hakkında usulüne uygun olarak düzenlenmiş yakalama müzekkeresine istinaden yakalanan ya da kanunda öngörülen şartlar gerçekleştiği için yakalama müzekkeresi olmaksızın yakalanan faillerin etkin pişmanlıkta bulunmaları halinde, diğer şartlar da gerçekleşirse cezada indirim uygulanması gerekecektir. Bu durumda bir gönüllü teslimden bahsetme imkanı olmadığı açıktır.
Suç işleyen ya da suç şüphesi ile takip edilen/soruşturulan kişilerin belli ölçüde yakalanma korkusu taşıyacağının doğal bir durum olduğu da gözetildiğinde, kural olarak gıyabında düzenlenmiş yakalama emri bulunsa da kendiliğinden/gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde gönüllü olarak teslim olduğunun kabulü gerekecektir. Ancak örgütsel faaliyetlere devam ederken hakkında soruşturma açıldığını ve yakalama müzekkeresi düzenlendiğini bilmesine rağmen bu soruşturmayı sonuçsuz kılmak için kaçan failin makul olmayan bir zaman sonra gelip teslim olmasının gönüllü teslim olarak kabul edilmesine de yasal olanak bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Hakkında örgüt üyeliğinden soruşturma başlatılmadan kendi rızasıyla kolluk birimlerine teslim olup etkin pişmanlık kapsamında ifade veren sanık hakkında gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, sanığın mahkumiyetini gerektirir herhangi bir delil yok iken soruşturma aşamasındaki ilk savunmalarından itibaren yargılama aşamasında da etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmesi ve bu yöndeki iradesini sürdürmesi, kendisinin ve diğer örgüt mensuplarının örgütsel faaliyetlerine ilişkin beyan ve teşhislerde bulunmuş olması, hakkında soruşturma aşamasında teşhiste bulunduğu D.Ş.’nin ve L.Y.’nin sanık sıfatıyla yargılandığı dosyalarda tanık olarak beyanda bulunup şahıslar hakkındaki teşhislerini kabul etmemesinden sonraki tarihlerde, yine hakkında soruşturma aşamasında teşhiste bulunduğu … B.’nin sanık sıfatıyla yargılandığı dosya kapsamındaki beyanlarında soruşturma aşamasındaki teşhislerini tekrar etmesi, temyiz incelemesine konu işbu dosya kapsamındaki duruşmada da ne biliyorsa anlattığını ve aradan geçen zamandan dolayı her şahısla ilgili fotoğraftan teşhis işlemi ile aynı şekilde teşhiste bulunamadığını beyan ederek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemesi göz önüne alındığında, 2 adet şüpheli çantanın ele geçirildiği olayda kar maskesinden alınan örneklerin sanıktan alınan sıvı kan örnekleriyle uyumlu olduğunun tespit edilmesine konu Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün ANK-BYL-16-05222 uzmanlık numaralı ve Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16.06.2017 tarihli ve DYR-BYL-17-02444 uzmanlık numaralı Uzmanlık Raporlarına ilişkin beyanları da alınmak suretiyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/1572 Esas, 2021/359 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.