Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/18063 E. 2008/2939 K. 26.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18063
KARAR NO : 2008/2939
KARAR TARİHİ : 26.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …, … – …

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Çekişmeli … ada 2 parsel sayılı taşınmaz, 176.50 m2 miktarla, arsa ve … niteliğinde davalılar …,… … adlarına tapuda kayıtlıdır. Tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde, bir kısmının Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada, bir kısmının ise gerçek kişiler adlarına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kaldığı yolunda şerh bulunmaktadır.
05/01/1995 tarihinde … Asliye Hukuk mahkemesinde Hazine tarafından açılan davada davalılar adına olan tapu kaaydının iptali ile taşınmazın orman sınırları içinde kalan bölümünün orman niteliği ile, orman sınırları dışına çıkartılan bölümünün ise arsa niteliği ile Hazine adına tescili istenmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin 88 m2’lik bölümüne ait tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline, taşınmazın 19.50 m2’lik kısmı için açılan davanın reddine dair verilen karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03/02/2000 tarih 2000/952 – 943 sayılı kararında özetle; “Toplanan delillere, getirtilen tapu kaydına ve uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı yasa uyarınca 1942 yılında yapılan orman kadastrosu ile orman sınırları içerisine alındığı, 1744 ve 2876 Sayılı yasa uygulamalarında yine orman olarak bırakıldığı, ancak, 1989 yılında 3302 Sayılı Yasa uyarınca yapılan uygulama ile uzman bilirkişi krokisinde gösterilen 69 m2’lik kısmın orman sınırları dışına çıkarıldığı, 88 m2’lik kısmın orman sınırları içinde bırakıldığı hususunun tartışmasız olduğu, 3302 Sayılı Yasa uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılan 69 m2’lik yerin arsa niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olduğu açıklandıktan sonra hakkında açılan dava reddedilen 19.50 m2’lik yer hakkındaki raporun soyut içerikli olması nedeniyle bu kesimin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde ya da orman sınırları dışına çıkartılan sahada kalıp kalmadığının kesin biçimde belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınması, orman sınırları dışına çıkartılan sahada kalması halinde 3302 Sayılı Yasa uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan yerin arsa niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiğinin düşünülmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, taşınmazın bilirkişi krokisinde yeşil ile taralı olarak gösterilen 88 m2’lik kısmının ve pempe ile gösterilen 69 m2’lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile 88 m2’lik kısmın orman, 69 m2’lik kısmın ise arsa niteliğinde Hazine adına tesciline, krokide … ile gösterilen 19.50 m2’lik bölüm için açılan davanın reddine karar verilmiş, bu karar davalı Hazine tarafından 19.50 m2’lik yerle ilgili olarak temyiz edilmiştir.
Dava, çekişmeli taşınmazın kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları, kısmen 2/B madde uygulama alanında kaldığı iddiasına dayalı tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
-2-
2007/18063-2008/2939

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2.madde ve 2/B madde uygulamaları vardır.
Çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenen 88m2 ve kesinleşen 2/B madde uygulama alanında kaldığı belirlenen 69 m2’lik bölümleri hakkında kurulan hüküm davalı tarafça temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Mahkemece temyize konu olan 19.50 m2’lik bölümün kesinleşen orman kadastro sınırları dışında, orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Şöyle ki; dosya arasında yörede 1942 yılında yapıldığı anlaşılan ilk orman kadastrosu ile daha sonra 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar hükümlerine göre yapılan çalışmalara ait işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri bulunmadığından bilirkişi rapor ve ek raporları denetlenememektedir. Çizilen krokide çekişmeli taşınmaz geniş çevresindeki komşuları ile birlikte gösterilmediğinden krokinin yeterliliği konusunda da duraksama oluşmuştur.
Hazine, taşınmazın tümünün öncesinin orman olduğu iddiasında bulunduğuna göre, orman kadastrosunun 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce yapılması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiası ile her zaman dava açabilir. Mahkemece; öncelikle, yukarıda sayılan orman kadastrosuna ait belgeler ile eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenejman planı ilgili yerlerden getirtilip; önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir uzman harita mühendisinden oluşacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde yeniden yapılacak inceleme ve keşifte yörede 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ile 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan 2. madde ve 2/B madde haritaları ve tapulama paftası ölçeklerinin denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanması, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 3 yada 4 orman sınır noktasını gösterir biçimde çekişmeli taşınmazların ilk tahdit haritası ile 2. madde ve 2/B madde haritasındaki konumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, eğer taşınmazın temyize konu 19.50 m2’lik bölümünün tamamı veya bir kısmının tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenejman planı çekişmeli taşınmazla birlikte … araziye de uygulanmak sureti ile 19.50 m2’lik bölümün bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, bu haritalar üzerinde konumunun gösterilmesinin sağlanması; sonuçta kesinleşen orman kadastro sınırları içinde ya da memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında orman alanında kaldığının belirlenmesi halinde orman; usulen yapılan 2.madde ve 2/B uygulama sınırları içinde kaldığının belirlenmesi halinde hali hazır niteliği ile Hazine adına; kesinleşen orman kadastrosu ile 2. madde ve 2/B uygulama alanları dışında ve memleket haritası, amenajman planı, … fotoğraflarında açık alanda kaldığının belirlenmesi halinde ise davalılar adına tesciline karar verilmesi gereklidir. Değinilen yönler gözetilmeden kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 29/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.