Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/9995 E. 2023/3782 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9995
KARAR NO : 2023/3782
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın olay günü başka bir suçtan işlem yapıldığı sırada görevli memurlara başkasına ait kimlik bilgilerini vererek kullandığı ve 26.01.2016 tarihli doktor raporunun kimlik bilgilerini kullanılan kişi hakkında düzenlendiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ve dosya kapsamına göre; hırsızlık suçundan yakalanarak hakkında soruşturma başlatılan sanığın görevli polislere üzerinde kimliğinin olmadığını söyleyerek kendisini … olarak tanıttığı ve bu haliyle başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işlediği anlaşılmıştır.
Bu kabule göre ise;
2. Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “..seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu,
3. Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “İftira” olarak yazılması,
4. Sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
5. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 26.01.2016 yerine 22.01.2016 olarak yazılması, nedenleriyle mahkeme kararı hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.