YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8266
KARAR NO : 2006/10614
KARAR TARİHİ : 14.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosunun iptali davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin 22/12/1992 gün ve 1992/15325-7579 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı … Köyü 114 Parsel sayılı taşınmazın makiye ayrılan yerlerden olduğu ve ormanla ilgisinin bulunmadığı iddiasıyla, 22/04/1987 de ilan edilen çalışmada orman sınırı içine alınma işleminin iptalini istemiştir. Kadastro mahkemesinde açılan dava görevsizlik kararı ile asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır.Bu kez davacı vekili kararın düzeltilmesini istemektedir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma çalışması ile 22/04/1987 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Arazi kadastrosu ise, 1955 yılında yapılmış, davaya konu taşınmaz,1328 tarih 106 nolu tapu kaydına dayanılarak gerçek kişi adına tespit ve tescil edilmiştir.
Dosya kapsamından, çekişmeli parselin 1948 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içine alınarak kesinleşmesinden sonra ,1951 yılında yapılan … tefrik çalışması ile makiye ayrıldığı, 22/04/1987 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması çalışmasında ise, orman sınırları içinde bırakıldığı,fiilen hafriyat toprağı ile örtülü olmayan bölümlerinde, kemes, karaçalı, laden gibi ağaç ve ağaççıklar bulunduğu,toprağının, orman toprağına benzer karakterde olduğu anlaşılmaktadır
22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1/e maddesi uyarınca kurulan … tesbit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği kabul edilmişse de, makiye ayırma komisyonlarının yasa ve yönetmeliğe uygun olarak kurulması ve yine yasa ve yönetmeliğe uygun olarak çalışma yapması gereklidir.
1951 yılında yapılan … çalışması sırasında yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasanın 24.03.1950 tarihinde kabul edilip, 03.04.1950 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5653 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 5. maddesi “Devlet ormanlarının ve bu ormanların içinde ve bitişiğindeki otlak, yaylak, kışlak, sulak, diğer ormanlar ve her nevi arazinin sınırlaması işi bir yüksek orman mühendisinin başkanlığı altında Adalet Bakanlığınca hukuk mezunları arasında tayin edilecek bir hukukçu üye ile il genel meclisi daimi encümeni tarafından seçilecek bir üyeden müteşekkil bir komisyon tarafından yapılır. Bu komisyonlar;
beldelerde, belediye encümenleri, köylerde, ihtiyar kurulu tarafından seçilecek lüzümlu bilirkişilerin fikirlerinden de faydalanılır..” şeklinde olup, orman kadastro komisyonlarının kuruluşunun nasıl olacağını göstermiştir.
Yine, Makilik ve Orman Sınırlarının Tesbitine Ait Yönetmeliğin amacını belirleyen 1. maddesinde “5653 Sayılı Yasanın birinci maddesinin (E) bendi hükmü ile ormandan sayılmadığı belirtilen ve memleketimizde Karadenizin Kızılırmak’tan itibaren batısında, Ege ve bilhassa … Sahil mıntıkalarındaki devamlı hasılat vermeyen veya muhafaza ormanı mahiyetini taşımayan makiliklerin ,orman sahaları ile tedavüllerini önlemek için 1/25000 mikyaslı askeri haritaları bulunan ilçelerde ve diğer lüzum ve zaruret görülen yerlerde makilik ve orman sahalarının birleştiği hatlar üzerindeki orman sınırları, orman tahdit komisyonları veya mahalli orman işletme teşkilatı tarafından teşkil edilecek komisyonlar tarafından tesbit olunacak ve arz üzerinde özel işaretler ile belli edilecektir.
Komisyonların çalışmaları sırasında mıntıkasındaki işlerden bilgi edinmek ve komisyonda çalışmak üzere o yerin bölge şefi, orman bakım memuru da bulundurulacaktır.
“Funda ve Makilik Sahaların Tesbitine Ait Talimatnamenin 10. maddesinde ise “Funda ve … sahalarının tesbiti işi: Umum Müdürlükçe Başmüdürlük merkezlerinde vazifelendirilen, biri tercihan … muhafaza mevzuunda yetişmiş üç yüksek orman mühendisinden müteşekkil komisyonlar marifetiyle yapılır. Komisyon reisini Orman Umum Müdürlüğü tesbit eder. Zaruret halinde bu elemanlardan biri mühendis yardımcısı da olabilir. Mahalli Bölge Şefi ve bölme orman muhafaza memuru müşahit sıfatıyla mıntıkada çalışan komisyonlara iltihak ederler…” şeklindedir.
Her ne kadar makilik ve orman sınırlarının tesbitine ait yönetmelikte orman kadastro komisyonlarının yanı sıra 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesine aykırı olarak Orman İdaresince oluşturulacak komisyonlar tarafından da makiye ayırma çalışmasının yapılabileceği öngörmüşse de, hukukun en … ilkelerinden olan hukukun üstünlüğü ilkesi gereğince, hukukun şekli kaynaklarından olan yasalar, Anayasa hükümlerine, yasaların uygulamasında karşılaşılacak sorunların açıklığa kavuşturulması için çıkarılan yönetmelikler ise kaynak bulduğu yasalara aykırı olamaz, Yönetmelik Yasaya aykırı ise uygulayıcı tarafından, yasalara aykırı yönetmelik hükümlerine değer verilerek işlem yapılamaz. (Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2005 gün 2005/11-81 – 118 sayılı kararı)
Somut olayda; yörede görev yapan … tefrik komisyonu, Başkan … ile üye …’ın katılımı ile oluşturulmuş, yönetmelikte öngörülen diğer üyeler komisyonda yer almamıştır. Bu nedenle, komisyon 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesi hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulmuş ve yönetmelik hükümlerine uygun çalışma yapmamıştır. Şöyle ki;
Yörede 17.09.1951 tarihinde başlanıp üç gün sonra 20.09.1951 tarihlerinde tamamlandığı bildirilen Komisyon Başkanı … ve üye …’dan oluşan iki kişilik komisyonca Makilik Sahalar Sınırlama Tutanağı başlığıyla XVIII numaralı … poligonu tutanağı düzenlenmiş ve tutanakta herhangi bir ölçü ve açı değeri gösterilmeden Gebze İlçesinin birçok köyünün yerleşim yerini, bu köylerin … arazilerini, meralarını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dereleri, dağları, tepeleri, kayalıkları tahdidi yapılmış ve yapılmamış ormanları, bu poligon içinde olacak şekilde 1/25000 ölçekli memleket haritası üzerinde sınırlar kabataslak çizilerek gösterilmiş, aynı komisyon tarafından 15.02.1952 tarihinde bir tutanak daha düzenlenerek,… İli Merkez… … ve … İlçelerinde 23, …-… Bucağında 1 adet ki, toplam 24 adet poligon içinde binlerce hektar arazi hakkında düzenlenen sınırlama tutanağında, her poligonun yüzölçümü ile niteliği gösterilmiş, dava ve temyize konu araziyi ilgilendiren ve birçok köyün yerleşim yerini ve arazilerini içine alan XVIII numaralı poligonun 22.262 Hektar yüzölçümünde olduğu belirtildikten sonra sonuçta “… bu XVIII sayılı poligon sahası içinde köylülere ait tapulu ve tapusuz ziraat arazisi bulunmakla beraber makilik ile örtülü sahalar üzerinde tarla açma mümkündür.” şeklinde belirtme yapılmış, aynı belirtme diğer poligonlar yönünden de tekrarlanmıştır. 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararında “3116 Sayılı Yasanın 5653 Sayılı Yasa ile değiştirilen 1. maddesinin (e) fıkrası uyarınca çıkartılan makiliklerle orman sınırlarının birleştiği yerlerde, Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelik ile bu yönetmelik uyarınca kurulan … komisyonları yasal olup, yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu, orman sınırlaması kapsamında iken sözü edilen komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edilmişse de, yasa (3116 Sayılı Yasanın 5653 Sayılı Yasa ile değişik 5. maddesi) ve yönetmelik hükümlerine göre kurulmayan, yasa ve bu yönetmelikte (o tarihte yürürlükte olan Orman Tahdit Yönetmeliği ile 17.08.1950 tarihli Makilik ve Orman Sahalarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelik) belirtilen usul ve esaslara uygun olarak makiye ayırma çalışması yapmayan (Yönetmeliğin 1. maddesinde açıkça yazılı olduğu gibi Makilik ve Orman Sahalarının birleştiği hatlar üzerindeki ormanlar ile makilik sahaların sınırları tespit edilmediğinden) komisyonların işlemlerine değer verilemez.
Bir an için makiye ayırma işleminin geçerliliği kabul edilse bile, H.G.K.’nun Gebze Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 24.09.2002 gün ve 2002/623-641 sayılı kararının temyiz incelemesi sırasında oybirliğiyle verdiği 28.05.2003 gün ve 2003/20-371-358 sayılı kararında kabul edildiği gibi ,“… geçerli bir makiye ayırma işleminin olup olmadığı, ancak süresinde açılacak orman tahdidine itiraz davasında tartışılabilecek bir konu olduğu” davacı tarafından 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde gösterilen 6 aylık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açılmadığından, orman kadastrosu kesinleşmiş olmakla … çalışmasının bu davada bir önemi de kalmamıştır.
Ayrıca, 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı YİBBGK kararı ile 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayrılan taşınmaz hakkında, özel yasalara göre oluşturulan tapulara değer verileceğinin kabul edildiği, somut olayda, YİBBGK kararının öngördüğü biçimde özel yasalara göre oluşmuş bir tapu kaydının bulunmadığı, yorum yoluyla içtihadı birleştirme kararı genişletilerek makiye ayrılan alanlarda özel yasalar gereğince oluşturulan tapular dışındaki yollarla oluşan tapu kayıtlarına değer verilmesi kabul edilemeyeceğine göre, orman kadastrosu sınırları içinde iken, 1988 yılında 2/B madde uygulaması ile dahi orman sınırı dışına çıkarılmayıp, orman sınırı içinde bırakılan taşınmaz hakkındaki gerçek kişinin davasının reddine dair verilen kararın, Dairece onanması usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı gerçek kişi vekilinin karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 140.00.- YTL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 25.10.- YTL. red harcının düzeltme isteyenden alınmasına 14/07/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.