Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/901 E. 2023/3859 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/901
KARAR NO : 2023/3859
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.01.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehdit, kasten yaralama, eşe karşı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmıştır.
2. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 3 yıl hapis, silahla kasten yaralama suçundan 1 yıl 6 ay hapis, eşe karşı, cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kasten yaralama, silahla tehdit ve eşe karşı cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, eylemin bir bütün olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında eşe karşı, silahla, cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Atılı suçu işlemediğine,
2. Fazla ceza tayin edildiğine,
3. Lehe hükümlerin uygulanması talebine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın fiilen ayrı yaşadığı eşi olan mağduru silahtan sayılan sopa ile cebir kullanmak suretiyle hürriyetinden alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur aşamalarda özetle, olay günü hakkında uzaklaştırma kararı bulunan ve ayrı yaşadığı eşi olan sanığın, çocuğu ile birlikte aşı yaptırmaya giderken yanında durup çivi çakılı bir sopa göstererek arabaya bindirdiğini, yaklaşık iki saat boyunca kendisini arabada tuttuktan sonra görümcesinin evine götürdüğünü, görümcesinin evinde de bir buçuk saat kadar tuttuktan sonra tekrar arabaya bindirdiğini ve araç içinde darp edip çocuğunu da kucağından alarak araçtan indirdiğini, tekrar görümcesinin evine giderek polisi aradığını ifade etmiştir.
3. Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinin 30.12.2011 tarihli raporu ile mağdurun sağ el üzerinde tırnak izi, sağ bilek medial kısımda ekimoz olduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu belirlenmiştir.
4. 30.11.2011 tarihli oto arama tutanağı ile sanığın aracının bagajından bir metre uzunluğunda çivi çakılı sopanın ele geçirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Fazla Ceza Tayin Edildiğine Yönelik
Mahkemece, sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken “suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı ve sanığın kastı” nazara alınarak temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaştığının belirtilmesi ve ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümlerin Uygulanmamasına Yönelik
1. Sanığa tayin olunan cezanın miktarı ve güncel adli sicil kaydı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Türk Ceza Hukukunda benimsenen serbest takdir sisteminde cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin varlığını kabul ve değerlendirme yetkisinin tamamen hakime ait olduğu, Mahkemece “sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin olası davranışları üzerindeki etkisi” göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Diğer Yönlerden
1. Sanık hakkında temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca artırım yapıldığı sırada “6 yıl 12 ay hapis cezası” yerine “6 yıl ve 12 ay hapis cezası” yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2. Mağdurun aşamalardaki anlatımları ve bu anlatımları destekleyen kolluk tutanakları, doktor raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay tarihinde resmi nikahlı ancak ayrı yaşadığı eşini silahtan sayılan çivili sopa ile tehdit edip araca bindirdiği ve araç içerisinde de darp etmek suretiyle hürriyetinden alıkoyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.