YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12978
KARAR NO : 2023/1921
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1481 E., 2022/1399 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 20.03.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/169 E., 2022/260 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada görülen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren bağlanması ve yersiz aylık borcu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.2009 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı alırken, 2013 tarihli denetmen raporu ile 08.07.2009 – 14.07.2009 tarihleri arasında 1136018 numaralı işyerinden yapılan 7 günlük 4/1-a kapsamındaki bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle iptali neticesinde yaşlılık aylığının da iptal edildiğini, 01.08.2009-22.01.2014 tarihleri arasında ödenen 40245,72 TL yaşlılık aylığı aslının borç olarak kaydedildiğini ve davacıya 01.08.2009 tarihi itibariyle Türkiye’deki 506 sayılı Kanun kapsamında çalışma ve Almanya’ da geçen hizmetler üzerinden kısmi sözleşme aylığı bağlandığını, davacının 7 günlük bildiriminin kabul edilmemesi halinde dahi mevcut prim ödeme gün sayısı ve yaş nedeniyle yaşlılık aylığı koşullarının bulunduğunu belirterek asıl ve birleşen davasında, aksine Kurum işleminin iptali ile kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesi, yersiz aylık borcunun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacı sigortalı hakkında yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili,eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili, birleşen dava yönünden tarafına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, her iki davanın açılmasına kurumun sebebiyet verdiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyadaki belgeler arasında bulunan davacının 20.02.1948 doğumlu olduğu, 23.10.2002 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunduğu, davacıya 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında sigortalı olduğu 90 günlük süre, yurtdışında sigortalı olduğu 10440 günlük sigortalılık süresi olmak üzere toplam 10530 gün primi ödenmiş gün sayısı dikkate alınarak tahsis talebini takip eden 01.11.2002 tarihinden itibaren sözleşme aylığı aylığı bağlandığı. Davacının yurt dışında geçen 2202 günlük sigortalı çalışmasını borçlanması üzerine borçlanma bedelini ödedikten sonra 31.07.2009 tarihinde sözleşme aylığının tam aylığa çevrilerek tam yaşlılık aylığı bağlanması için tahsis talebinde bulunduğu davacıya 1597 günlük sigortalılık süresi, 2202 gün yurtdışı hizmet borçlanması olmak üzere toplam 3799 gün primi ödenmiş gün sayısı dikkate alınarak tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.08.2009 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’un 60/A-B maddesi gereğince bağlanan sözleşme aylığı tam aylığa dönüştürüldüğü, 08.07.2009-14.07.2009 tarihleri arasında 1136018 sigorta numaralı işyerinden bildirilen 7 günlük sigortalılık süresinin yapılan denetim üzerine iptal edildiği, buna bağlı olarak yurtdışı borçlanması ile bağlanmış bulunan tam yaşlılık aylığının iptal edildiği davacının iptal edilen hizmet süreleri dışlandığında 1590 gün 5510 sayılı Kanun’un 4/l-a bendi kapsamında sigortalılık süresi bulunmakta olup 2202 gün yurtdışı borçlanması ile birlikte toplam 3792 primi ödenmiş günü sayısı bulunduğu anlaşılmış, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada, aksine Kurum işleminin iptali ile kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesi, yersiz aylık borcunun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun geçici 81 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…