Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1831 E. 2023/2209 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1831
KARAR NO : 2023/2209
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1035 E., 2022/2047 K.
DAVA TARİHİ : 29.08.2019
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/249 E., 2020/461 K.

Taraflar arasındaki kesilen aylığın tekrar bağlanması ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 01.11.2013 tarihinden itibaren aylık almaktayken Sosyal Güvenlik Denetmenliğince düzenlenen 12.02.2019 tarihli ve 21 sayılı denetmen raporuna istinaden … İş Grup Makina İnşaat Hırdavat Malzemeleri Çelik Konstrüksiyon İmalat Otomotiv Ticaret Limited Şirketi işyerindeki çalışmalarının iptal edildiğini, bu işleme bağlı olarak aylık iptali kararı verilerek ödenmiş olan ikramiyelerin faiziyle geri istendiğini belirterek, dava konusu kurum işleminin iptaline kabul edilmeyen döneme ilişkin çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunu tespitine, çıkartılan borcun iptaline ve iptal edilen emeklilik aylığının bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait olduğunu, bildirilmeyen bu kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulması mümkün bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm verildiğini, sigortalı gösterilmesi sonucu primlerinin yatırılmasından işverenin sorumlu olması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararı yerinde bulunarak davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar etmekle birlikte, istinaf aşamasında sunulan sağlık giderlerinin iadesine ilişkin bildirimlerin davacının o tarihlerde çalıştığının kanıtı olduğunu, 2012 yılında çalıştığı halde farklı tarihlerin irdelendiğini, eksik araştırma yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 13.01.2012-08.11.2012 tarihleri arası bildirilen çalışmalarının sahte olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 59 ve 86 ncı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 01.11.2013 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı alan davacının, 13.01.2012-08.11.2012 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerinin fiili çalışmaya dayanmadığından bahisle iptal edilmesi sonucu yaşlılık aylığının iptal edildiği ve geriye dönük olarak yersiz aylık tahahkkuku yapıldığı, kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın tekrar bağlanması, iptal edilen dönemde çalışığının tespiti ve menfi tespit istemli işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın Yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

3.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince bir kısım araştırma yapıldıktan sonra ilgili denetmen raporunun aksinin ispat edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, ilgili dönemde işyerinden bildirimi bulunan ve sigortalılığı iptal edilmeyen bordrolu tanıkların tespiti ile yeteri kadarının bilgisine başvurulmalı, ilgili işyerinden sigortalılıkları iptal edilen diğer şahısların bu konuda dava açıp açmadıkları araştırılmalı, tespit edildiği takdirde ikmal edilmek suretiyle dosyalardaki deliller hep birlikte değerlendirilmeli, Kurum Denetmenine verilen ifadeler konusunda açıklama yaptırılarak uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.