YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8668
KARAR NO : 2006/10455
KARAR TARİHİ : 11.07.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ile yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 20.09.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi ….. ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 11.07.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ….. ve arkadaşları vekili ile karşı taraftan Hazine vekili Av. … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 11.07.2002 günlü dilekçe ile … Köyünde 1994 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında muris babaları Yücel Kitapçı adına tespit edilen 118 sayılı parsele yönelik Hazinenin açtığı davanın kabulüne ilişkin kadastro mahkemesinin 30.07.1996 tarih 1995/138-150 sayılı dosyasında dinlenen ziraat bilirkişinin kasten gerçeğe aykırı rapor verdiğini, yaptıkları suç duyurusu sonunda … Başsavcılığınca 30.05.2002 gün ve 2002/204-87 sayılı kararı ile takipsizlik kararı verildiğini ileri sürerek H.Y.U.Y.’nın 445. maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesini istemişler; dava, kadastro mahkemesinin 2002/16 esasını almıştır.
Yücel Kitapçı 19.07.1989 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü, … … mevkiindeki 8 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle dava açmış, asliye hukuk mahkemesinde görülen dava sonunda mahkemenin 22.01.1991 gün ve 1989/96-4 sayılı kararı ile davanın kabulüne, 8160 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.03.1993 gün ve 199207930-1757 sayılı kararı ile “yapılan araştırma ve incelemenen yeterli olmadığı, yörede yapılan orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ve haritası getirtildikten sonra bir orman ve bir … bilirkişi aracılığıyla, yeniden yapılacak keşifte tahdit kesinleşmiş ise, kesinleşmiş tahdit haritası, kesinleşmemiş ise, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planının uyglaması gereğine değinilerek” hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmuş, ancak tescile konu taşınmaz hakkında 111 ada 118 sayılı parsel tutanağı düzenlendiği nedeniyle, görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş, kadastro mahkemesinin 2003/5 esasını alan dava sonunda, 20.04.2004 günlü kararla kadastro mahkemesinin 2002/16 esasında görülen dava ile fiili ve hukuki irtibatlı bulunduğu belirtilerek, her iki dava dosyasının birleştirilmesine ve yargılamanın mahkemenin 2002/16 esası üzerinde yürütülmesine karar verilmiş, her iki dava dosyası birleştirildikten sonra mahkemece yargılamanın yenilenmesi davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1975 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 31.03.1995 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Keşifte bilgilerine başvurulan uzman orman bilirkişiler kurulu ile … bilirkişi asliye hukuk mahkemesinde açılan tescil davasına konu edilen (A) işaretli 5221 m2 ve (B) işaretli 1564 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tescil edilen 101 ada 45 sayılı parsel içinde ve (C) ile gösterilen 499 m2 ve (D) ile gösterilen 362 m2’lik bölümlerinde 111 ada 118 sayılı parsel içinde kaldığını, 118 sayılı parselin içinde kalan (D) ile gösterilen bölümün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde, yine 118 sayılı parselin (C) ile gösterilen bölümü ile 45 sayılı parselin (B) ile gösterilen bölümünün 2/B madde sahasında, (A) ile gösterilen bölümün ise kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunduğunu, 118 sayılı parselin zeminde fiilen ormanlık alan olduğunu ve kesinleşen orman sınırı içinde kaldığını açıklamışlardır. Bu duruma göre 101 ada 118 sayılı parsel olarak sınırlandırılan arazi parçasının tamamının kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, ancak Orman Yönetiminin taraf olmadığı dava sonucu Hazine adına orman niteliği belirtilmeksizin tescil edildiği ve o kararın Orman Yönetimini bağlamayacağı anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, kararın dayandığı gerekçeye ve davacının yargılamanın yenilenmesine ilişkin dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların H.Y.U.Y.’nın 445. maddesi anlamında yerinde olmadığı gibi 118 sayılı parselin tamamının 1975 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde ve halen eylemli orman niteliğinde bulunduğuna, (C) ile gösterilen bölümü ile bitişiğindeki … bir bölümünün 1995 yılında yapılan 2/B uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığına, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde veya 2/B madde kapsamında veya eylemli orman niteliğinde olan yerlerin zilyetlikle kazanılmalarının olanaklı olmadığına, tescil davasına konu olan ve orman niteliği ile tespit edilen 101 ada 45 sayılı parselin (B) ile gösterilen bölümünün 1975 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken 1995 yılında 2/B ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığına, bu tür yerlerin zilyetlikle kazanımlarının olanaklı olmadığına, (A) ile gösterilen bölümün ise 1975 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ise de, dört tarafı ormanla çevrili orman içi açıklığı niteliğinde bulunduğu ve ilgili Yargıtay Daireleri ile H.G.K.’nun bir çok kararlarında özellikle HGK’nun 11.10.2004 gün ve 2004/7-531/582 sayılı kararında açıklanan ilkeye göre kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kalan orman içi açıklıklarının dahi 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesi gereğince Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle, bu tür yerlerin öncesi orman olmasa bile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması olanağının bulunmadığı gözetilerek, davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 101 ada 45 sayılı parselin 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi de gözetilerek orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasına üçüncü paragraf olarak gelmek üzere “101 ada 45 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişilerden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 11/07/2006 günü oybirliğiyle karar verildi.