YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1839
KARAR NO : 2008/4846
KARAR TARİHİ : 27.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 01.03.2004 tarihli dava dilekçesiyle … Beldesi 1588 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kısmen 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğunu, 1988 yılında yapılıp kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu bu bölümün Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve işlemin kesinleştiğini bildirerek 2/B uygulama alanında kalan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 1588 ada 2 sayılı parselin 05.01.2006 tarihli bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 816 m2 bölümünün davalılar adlarına olan tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulama alanında kalan tapu kaldının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 28.11.1975 tarihinde yapılan ancak ilen edilmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılına yapılıp 08.07.1988 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ya da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1970 yılında yapılmış ve sonuçları 20.08.1970 – 21.09.1970 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Arsa nitelikli ve 2108 m2 yüzölçümlü, tapuda davalılar adına kayıtlı olan 298 sayılı kadastro parselinin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazı sonucu oluşmuş ve parsel kullanım kadastrosunda Hazine adına tesbit ve tescil edilerek satış sonucu gerçek kişilere geçen 1478, 1479, 1480, 1506 ve 1507 sayılı parsellerin şuyulandırmasına karşılıklı olarak davalı gerçek kişiler adına tescil edilmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla 298 sayılı kadastro parseli içinde kalan çekişmeli parselin krokisinde (B) ile gösterilen 816 m2 yüzölçümündeki bölümünün 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1970 yılında kadastroca kişiler adına tesbit ve tescil edilmesinin yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu, 1988 yılında yapılıp kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, orman sayılan yerler ile 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı, aksine 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü
ile uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik geçici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabi olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, çekişmeli parselin zeminde bulunan yerin kesinleşen orman sahasında kalan 298 sayılı kadastro parseli olduğundan Hazineyi bağlayan bir kayıt yada işlem bulunmadığı, davalıların 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre satın aldığı 1478, 1479, 1480, 1506 ve 1507 sayılı parsellerin dava konusu parselin çok uzağında bulunduğu halde davalıların o parsellerdeki payına karşılık olarak verilen dava konusu parselin tapu kaydının iptalinden dolayı davalıların uğradığı zararın koşulları varsa ifraz işlemini yapan ya da kendilerine satışı yapan idareden isteyebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 27/03/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.