YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16994
KARAR NO : 2008/4762
KARAR TARİHİ : 26.03.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Çeralan Köyü 101 ada 707 parsel sayılı 5.565, 65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyleki, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve 1952 tarihli … fotoğraflarında açık alanda gözüktüğü, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmakla birlikte rapor ekindeki aplikeli memleket haritasında, çekişmeli taşınmazın doğu taraftaki bir bölümü yeşil renkli ormanlık alanda işaretlenmiştir.Kaldı ki çekişmeli taşınmazın doğusunda 101 ada 707 sayılı orman parseli bulunmakta olup, davalı yerin yeşil alanda gözüken bölümü, orman parseli ile bütünlük içindedir. Hal böyle iken dava dosyası … bilirkişiye teslim edilerek, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu ekindeki aplikeli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın yeşil ve açık alanda kalan bölümlerinin ifrazı yaptırılmalı, yüzölçümleri ayrı ayrı belirlenmeli, alınacak bu ek rapora göre yeşil alanda kalan bölümü orman niteliği ile Hazine adına, gerisi ise tespit gibi kişi adına tescil edilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26.03.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.