YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1518
KARAR NO : 2008/6231
KARAR TARİHİ : 22.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, tapu iptali ve tescil davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman Yönetimi, 05/06/1962 tarihli dava dilekçeleri ile, … MAHALLESİ 249 ada 1 ve 246 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 171.225 m2 ve 264.160 m2 yüzölçümündeki taşınmazların 1940 yılında 3116 Sayılı Yasa göre yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu halde bu durumu gözönünde bulundurmayan arazi kadastro ekibince davalılar adına tespit ve tescil edildiğini bildirerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına orman niteliğiyle tescilini ve davalıların bu parsellere elatmalarının önlenmesi istemi ile … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/594 ve 1962/597 sayılı dosyalarında ayrı ayrı açtığı davalar birleştirilmiştir. Hazine 249 ada 1 ve 246 ada 2 sayılı parsellerin orman olması nedeniyle tapu kayıtlarının iptali istemi ile davaya katılmıştır.
Yine Orman Yönetimi, 14/06/1968 tarihli dava dilekçesi ile, 246 ada 2 sayılı parsel hakkında açılan 1962/594 sayılı davada taraf olmayan tapu malikleri … … ve arkadaşları aleyhine, 1968/673 sayılı dosyada aynı iddia ile 246 ada 2 sayılı parselin tapusunun iptali ve davalıların elatmasının önlenmesi istemiyle açtığı dava, 1968/673 sayılı dava ile birleştirildikten sonra, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/673-1989/1100 sayılı kararı ile, (davanın devamı sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılarak orman sınırı dışına çıkarıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Hazinenin dava açmakta muhtariyetine) dair verdiği karar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine YARGITAY 14. HUKUK DAİRESİNİN 1990/3023-11541 sayılı kararı ile, “Davanın devamı sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması çalışmasının bu işlemin kesinleşmesine engel olduğu ve 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca davaya bakmaya kadastro mahkemesinin görevli olduğunun düşünülmesi” gereğine işaretle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararı doğrultusunda, 1993/12-401 sayılı kararla görevsizlik kararı verilerek, dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyulmakla, H.Y.U.Y.’nın 25/son maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevi kesinleşmiştir.
Mahkemece, “dava konusu parseller hakkındaki davanın üçe ayrılmasına PAŞABAHÇE MAHALLESİ 249 ada -1A,1/B,3 ve 4 parsellere yönelik davadan Orman Yönetiminin feragat etmesi nedeniyle reddine, 249 ada 2 parsele yönelik davanın ayrı bir esasa kaydedilerek yargılamanın bu esas numarası üzerinden yürütülmesine, 246 ada 2 sayılı parselden davanın devamı sırasında 2981 Sayılı Yasa uygulaması ile ifraz edilen parsellere yönelik davanın da yine ayrı bir esasa kaydedilerek yargılamanın … esas üzerinden yürütülmesine” karar verilmiş, hüküm … … ile katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. … … daha sonra temyiz talebinden vazgeçmiştir.
Dava, 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan 249 ada 1 ve 246 ada 2 sayılı parsellerin yolsuz olarak oluşturulan tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili ve davalıların elatmalarının önlenmesine ve davanın devamı sırasında yapılan 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 4/2/1981 tarihinde ilan edilen ancak mevcut dava nedeniyle kesinleşmeyen 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde ile uygulaması ile daha sonra 2896 ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan ve yine eldeki dava nedeniyle (kesinleşmeyen) aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır
Dava konusu 249 ada 1 parsel sayılı, 171225 m2 ve 246 ada 2 parsel sayılı, 264.160 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 06/08/1953 tarihinde yapılan tapulama sırasında tarla ve çalılık niteliği ile Eylül 1294 tarih 1 ve Haziran 1932 tarih 523 ve Haziran 1950 tarih 1 ve Ağustos 1950 tarih 4 ve … 1950 tarih 3 ve Ocak 1950 tarih 7 ve 8 numaralı pay tapu kayıtları uygulanarak Hazine, …, … , … …, … adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Tespit maliklerinin pay oranına yaptıkları itiraz komisyonca kabul edilerek taşınmazların niteliği ve pay oranlarında değişiklik yapılmak suretiyle, her iki parsel niteliği tarla ve toplam 180 pay kabul edilerek, 32 payın Hazine,36 payın … oğlu …, 90 payı … 14 payı … … ve 8 payın … adlarına tesciline karar verilmiş ve kesinleşmekle tapuya tescil edilmiştir.
A -) Davaya konu 249 ada 1 ve 246 ada 2 sayılı parsellerin birbirine komşu olduğu ve tapulama sırasında aynı tapu kayıtları revizyon gösterilerek aynı kişiler adına tespit ve tescil edildiği ve Orman Yönetimince bu parseller hakkında aynı iddia ile dava açıldığı ve Hazine aynı iddia ile davaya katıldığına göre, davalar arasında bağlantı bulunduğu davaya konu taşınmazların, dava tarihinden çok önce 1940 yılında önce yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu ve yargılamanın devamı sırasında yapılan ancak eldeki davalar nedeniyle kesinleşmeyen 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde ile 6831 Sayılı Yasanın 2896 ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması konu olduğuna göre orman niteliklerinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanabilmesi, tapulama sırasında revizyon gören tapu kayıtlarının kapsamının doğru olarak belirlenebilmesi ve yargılamanın daha sağlıklı yapılması ve doğru sonuca ulaşılabilmesi için, bu parseller hakkında aynı iddia ile açılan davaların yargılamasının birlikte yapılması zorunludur.
Mahkemece davalar arasında bağlantı bulunduğu ve biri hakkında verilecek kararın diğerinin de sonucunu etkileyeceği gözetilmeksizin, daha önce bu bağlantı nedeniyle birleştirilmiş olan ve 1962 yılından beri devam eden davaların, hiç gereği yokken, başka bir anlatımla “oldu bitti” kararı ile ayrılması doğru değildir
B-) Bilirkişiler Harita Mühendisi … ve Orman Mühendisi … …’ün müştereken düzenledikleri 02.06.2005 günlü raporlarında, 249 ada 1 sayılı parselin EK 2 sayılı krokide (A) ile gösterilen 125691,25 m2 yüzölçümündeki bölümünün 1942 yılında yapılıp kesinleşen Devlet Ormanı sınırı içinde olduğunu, geri kalan EK 2 sayılı krokide (B) ile gösterilen 4797,33 m2 ve (C) ile gösterilen 40736,39 m2 yüzölçümündeki … renkte … bölümlerin ise, orman tahdit sınırları dışında bırakıldığı, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasında 249 ada 1 sayılı parselin orman sınırı içindeki Ek 1 krokide (1-A) ile işaretli (125691,25 m2) bölümünün VIII( 8 ) sayılı 2. madde poligonu içinde orman rejimi dışına çıkartıldığı belirtilmiştir.
Yine dava konusu 246 ada 2 sayılı parselin Harita Mühendisi … ve Orman Mühendisi … …’ün müştereken düzenledikleri 02.06.2005 günlü raporlarında, EK1 nolu krokide (G) ile işaretli (Ek 3 ve 4 numaralı krokilerde (D ve E) ile işaretli bölümlerin toplamı) 206596 m2 yüzölçümündeki bölümün 1942 yılında yapılıp kesinleşen Devlet Ormanı sınırı içinde olduğu, geri kalan EK 4 sayılı krokide (F) ile gösterilen, … renkte … 57564 yüzölçümündeki bölümünün ise orman tahdit sınırları dışında bırakıldığı, orman sınırı içindeki bölümde yer alan ve aynı krokide EK 3 sayılı krokide (D) ile işaretli 63507,63 m2 yüzölçümündeki taşınmazın XXIV (24 ) sayılı poligon içinde olmak üzere 1986 yılında 2896 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması sonucu, yine aynı rapora ekli bulunan EK4 sayılı krokide (E) gösterilen 143088,37 m2 yüzölçümündeki taşınmazın LXI (51) sayılı poligon içinde 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması ile Hazine adına orman dışına çıkarıldığı belirtilmiştir.
Hükmüne uyulan 14. Hukuk Dairesinin 1990/3023-11541 sayılı kararında işaret edildiği gibi 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde ile 6831 Sayılı Yasanın 2896 ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması, davaya konu taşınmazlar yönünden,1962 yılında açılan eldeki dava nedeniyle kesinleşmediği gibi, her dava açıldığı tarihteki hukuki durumu gözönünde bulundurularak çözümlenmesi gerekir.
Bu nedenle;
1-) Dava konusu 249 ada 1 sayılı parselin bilirkişilerin EK 2 sayılı krokide (A) ile gösterilen 125691,25 m2 yüzölçümündeki bölümü, (04.05.2004 tarihinde kamulaştırma nedeniyle yapılan ifrazdan sonra 249 ada 2 parsel numarası ile 16.0031,46 m2 yüzölçümünde tapuya tescil edilen parselin içinde kaldığı, bu parselin içinde aynı krokide orman tahdidinde baştan beri dışta kaldığı belirtilen (B ve C) bölümlerinin de dahil olduğu anlaşılmaktadır.) davanın açıldığı tarihte kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu, daha sonra davacılar adına kadastro yoluyla oluşturulan tapu kaydının yolsuz tescile ve ikinci kadastro (3402 Sayılı Yasanın 22/1. md.) olduğu ve halen kesinleşen 1744 Sayılı Yasa uygulaması bulunmadığından tapu malikleri yararına 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin uygulanması olanağının bulunmadığı, yolsuz nitelikteki tapunun malikine mülkiyet … kazandırmayacağı gözönünde bulundurularak bu bölümle ilgili 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasının iptaline, özel mülk olarak bu bölümle ilgili tapu kaydı iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekir. (H.G.K. 30.05.2001 gün ve 2001/464-470 ve 19.03.2003 gün ve 2003/20-102-90 SK.)
2-) Orman Yönetiminin orman sınırı dışına çıkarılması çalışmasına itiraza dönüşen davası yönünden; Orman Mühendisi … ’ın 08.10.1982 tarihli raporunda ve yine Harita Mühendisi … ve Orman Mühendisi … …’ün müştereken düzenledikleri 02.06.2005 günlü raporlarında, 249 ada 1 sayılı parselin fiili durumu itibarıyla yerleşim alanına dönüşmüş olduğunu, 1958 ve 1972 tarihli memleket haritaları ve 1980 tarihli … fotoğrafında taşınmazın orman örtüsü bulunmayan açık ve yapılaşmış alanlar içinde kaldığını ve 249 ada 1 sayılı parselin EK 2 sayılı krokide (A) ile gösterilen 125691,25 m2 bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinde belirtilen 15/10/1961 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini,
Davaya konu, 246 ada 2 sayılı parselin tamamının, keşif günü itibarıyla tipik orman arazisi görünümünü koruduğunu % 100’ü aşan eğimde orman ve … muhafaza karakteri taşıdığını, Çubuklu Barajını besleyen … kollarının içinde bulunduğunu, hali hazır durumunun eylemli orman olduğunu, bu arazinin … ve su rejimi açısından önem taşıdığını ve mutlak bir orman örtüsü altında kalması ve orman tahdit alanı bulunmayı sürdürmesi gerektiği, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmediğini bildirmişlerdir.
Bu nedenle, Orman Yönetiminin 2/B madde uygulamasına dönüşen davası yönünden, 246 ada 2 sayılı parselin, EK1 sayılı krokide (G) ile işaretli (Ek 3 ve 4 numaralı krokilerde (D ve E) ile işaretli bölümlerin toplamı) 206.596 m2 yüzölçümündeki bölümü ile ilgili 6831 Sayılı Yasanın 2896 ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasının iptaline ve 206.596 m2 bölüm hakkında Orman Yönetimi ve Hazinenin davasının kabulü ile bu bölümün tapusunun iptaline, aynı ada son parsel numarası verilerek orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ve davalıların bu yere elatmalarının önlenmesine karar verilmesi gerekir.
3- Yine dava konusu 246 ada 2 sayılı parsel hakkında 1962 yılından beri devam eden tapu iptali davası bulunduğu, Belediye Başkanlığının ve tapu maliklerinin bilgisi dahilinde olduğu halde, Dairenin 29.12.2006 günlü iade kararı ile getirtilen tapu kayıtlarına göre davanın devamı sırasında, 22/08/1981 tarihinde 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifraz işlemlerine tabi tutulup 246 ada 2 sayılı parsel 932 ila 965 adalarla birçok parsele ifraz edildiği anlaşılmaktadır.
Her davanın açıldığı tarihteki hukuki durumuna göre çözülmesi gerektirir. 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ifraz işlemleri, temyize konu davanın devamı sırasında yapılmıştır.
İdari mercilerin yasadan kaynaklanmayan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde, buna dayalı olarak yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir (H.G.K.’nun 1997/1-655-1003 S.K.). 2981 ve 3194 Sayılı Yasalarda, Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde nitelikleri ve kullanma şekli belirtilen kamu malı ormanların ve orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan alanların sözü edilen yasalar hükümlerine tabi tutulacağı konusunda bir hüküm bulunmadığı, aksine 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. maddesindeki “…diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü bulunduğu gibi 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik Gecici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden ve sonucu gibi gerekçesi de bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 sayılı ve yine 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesindeki bir kısım hükümleri iptal eden Anayasa Mahkemesinin 30.03.1993 gün ve 1992/48-14 sayılı kararlarının gerekçelerinde “31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi, bilim ve … bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması, orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek, ancak bu halkın yararlanmasına tahsis edileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, ormanların tahribinin önlenerek ulusal ekonomiye katkısının sağlanması ve orman köylüsünün üretici haline getirilip kalkındırılması için orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin yalnızca orman köyleri halkının nakli ve yerleştirilmesi amacıyla değerlendirilmesi öngörülmüştür” şeklinde açıklamalar bulunmaktadır. Yukarıda yazılı Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesi 3194 Sayılı Yasanın 4. maddesi ve 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasa hükümleri ve Anayasanın 169 ve 170. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, orman rejimi dışına çıkartılan alanların, Anayasa ve yasaların bu hükümlerine göre Hazinenin diğer özel mülklerinden farklı hukuki statüde olduğu anlaşılmaktadır. Orman rejimi dışına çıkartılan yerler Anayasanın 170. maddesi ve 2924 Sayılı Yasada belirlenen amaçların gerçekleşmesi için Orman Bakanlığının emrine geçer (2924 S.Y. md. 3). Hazine bu yerleri diğer özel taşınmazlarında olduğu gibi serbestçe tasarruf edemez ve satamaz. İşte bu nedenlerle 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi ile, 1744, 2896, 3302 Sayılı Yasa uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfı ile tescil edilir” hükümleri yürürlüğe konulmuştur.
O halde, 246 ada 2 sayılı parselin (D= 63.507.63 m2) (E= 143.088.37 m2) ve 249 ada 1 sayılı parselin (A= 125.651.25 m2) bölümlerin 1940 yılında yapılıp 1942 yılında kesinleşen ve tapuya tescil edilen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu ve kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazlara ait tapu kayıtları olsa bile orman kadastrosunun kesinleşmesiyle yasal değerini yitirdiği, bu durumu gözönünde bulundurmayan arazi kadastrosu ekiplerinin 1953 yılında yaptıkları çalışmada bu bölümler hakkında kişiler adına kadastro tespit tutanağı düzenledikleri ve paya yapılan itirazlar ret edilerek tapuya tescil edildiği, Orman Yönetiminin 1962 yılında açtığı ve Hazinenin de katıldığı temyize konu davada iptal ve tesil istendiği, 1942 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan yerlerin 246 ada 2 ve 249 ada 1 sayılı parsel bölümlerinin 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince ikinci kadastro olması nedeniyle bütün sonuçlarıyla birlikte hükümsüz olduğundan tapu kaydının yolsuz tescil (M.Y. 1025) niteliğinde olması nedeniyle mülkiyet … kazandırmayacağı (H.G.K. 19.02.2003 gün ve 2003/20-102-90) Orman Yönetiminin açtığı ve Hazinenin katıldığı 1962 yılından beri devam eden temyize konu tapu iptali ve tescil davası nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2 ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2/B madde uygulamalarının kesinleşmediği ve bilirkişi raporlarına göre 2 ve 2/B madde koşullarının da oluşmadığı ormanların ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin 2981 Sayılı Yasa gereğince islah imar uygulamasına ve 3194 Sayılı Yasa gereğince imar uygulamasına tabi ttulamayacağı, bu tür yerlerin niteliklerinin ve kullanma şekillerinin Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde gösterildiği, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde ve buna dayalı olarak yapılan işlem ve tescillerin yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu (H.G.K. 1997/1-655-1003 S.K.) anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, 2981 Sayılı Yasa uygulamasıyla oluşturulan ifraz parsellerinin tapu kayıtlarının hukuki değeri bulunmadığı gibi bu tür yerler özel mülkiyete konu edilecek şekilde tapuya tescil edilemeyeceğinden, yolsuz tescil niteliğinde olan 246 ada 2 sayılı parselden ifraz sonucu oluşturulan parselleri tamamının tapu kayıtlarının iptali ile dava konusu 246 ada 2 sayılı parselin, EK1 sayılı krokide (G) ile işaretli (Ek 3 ve 4 numaralı krokilerde (D ve E) ile işaretli bölümlerin toplamı) 206596 m2 bölümün, davanın açıldığı tarihte orman sınırı içinde olduğu gibi, halen de eylemli orman niteliğinde bulunduğundan 246 ada 2 sayılı parselin 206.596 m2 bölümü ile Orman Yönetimi ve Hazinenin davasının kabulü ile aynı ada son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmelidir.
4-) Harita Mühendisi … ve Orman Mühendisi … …’ün müştereken düzenledikleri 02.06.2005 günlü raporlarına ekli, EK 4 sayılı krokide, 246 ada 2 sayılı parselin (F) ile gösterilen, … renkte … 57564 m2 bölümü ile aynı krokide 249 ada 1 sayılı parselin EK 2 sayılı krokide (B) ile gösterilen 4797,33 m2 ve (C) ile gösterilen 40736,39 m2 … renkte … bölümlerinin, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılan ilk orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakıldığı, 04/02/1981 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde ile uygulaması ve yine daha sonra 2896 ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp eldeki dava nedeniyle (kesinleşmeyen) aplikasyon ve 2/B madde uygulaması çalışmalarında da orman sınırı dışında gösterildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bu bölümlerin orman niteliği ve hukuki durumu ve orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek belirlenmesi gerekir.
3116 Sayılı Yasaya göre sadece Devlet Ormanlarının sınırlaması öngörülmüş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan orman kadastrosu orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yeterli değildir. Bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara hükümleri gözetilerek belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle, mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli 246 ada 2 parsel sayılı taşınmazın EK 4 sayılı krokide (F) ile gösterilen, … renkte … 57564 m2 yüzölçümündeki bölümü, yine aynı krokide 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazın EK 2 sayılı krokide (B) ile gösterilen 4797,33 m2 ve (C) ile gösterilen 40736,39 m2 yüzölçümündeki … renkte … bölümler ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmaların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının, yine orman kadastro haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve orman kadastro haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her üç harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Davaya konu taşınmazların tespit dayanağı tapu kayıtları, aynı sınırlar içinde bulunan 70 dönüm çalılık cinsli (tahvilen 64334 m2) yüzölçümlü, Eylül 1294 tarih 1 numaralı ve yine 10 dönüm tarla … (tahvilen 9190 m2) yüzölçümlü, Eylül 1294 tarih 2 numaralı sicilden gelen
tapu kaydının sınırı (emlakı humayun hududu ve incir karyesi merası) okuyup değişir sınırlı olduğundan, 3402 Sayılı Yasa 20/c maddesi hükmü uyarınca, yüzölçümü ile geçerli kayıt niteliğindedir.
Mahkemece yapılacak keşifte, davaya konu taşınmazların tespit dayanağı tapu kayıtları, … ve yerel bilirkişiler aracılığı ile … parsellerin dayanak kayıtlarından yararlanarak 3402 Sayılı Yasanın 20/c, 21 ve 32/3 maddesi gereğince, … … çalılığı sabit sınır kabul edilip, sabit sınırdan başlamak suretiyle, yöntemince çekişmeli taşınmaza uygulatılarak yüzölçümü kadar kapsamı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazların konumunu ve tapu kayıt sınırlarını … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir.
Böylesine yapılan araştırma sonucu;
a-) Orman sayılan yerlerden olduğu saptanan bölümlerin, orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
b-)Orman sayılmayan yerlerin ise, kayıt miktar fazlasının kaydın oluşturulduğu tarihten sonra ormandan açıldığı göz önünde bulundurularak, sabit sınırdan başlanarak belirlenecek asıl kayıt kapsamı orman değilse tapu miktarı kadar bölüm ifraz edilerek, bu bölüm tapu malikleri üzerinde bırakılarak kayıt fazlası orman olarak Hazine adına tescil edilmelidir.
c-) 249 ada 1 sayılı parselin Harita Mühendisi … ve Orman Mühendisi … …’ün müştereken düzenledikleri 02.06.2005 günlü raporlarında EK 5 numaralı krokide gösterilen 1/A, 1/B, 3 ve 4 özel numaralı parsellerin mülkiyeti mevcut dava nedeniyle kesinleşmediği, bu bölümlerin mülkiyetinin bu davanın sonucunda belli olacağından bu bölümlerle ilgili olarak davanın devamı sırasında yapılan kamulaştırma işleminin kesinleşmeyeceği ve bu bölümlerin davanın açıldığı tarihteki hukuki durumuna göre karar verileceğinden 3116 Sayılı Yasaya göre 1940 tarihinde yapılıp kesinleşen orman tahdidi dışında kalıp da kamulaştırmaya tabi tutulan bu bölümlerle ilgili Orman Yönetiminin feragatinin davacı Hazine yönünden hukuki sonuç doğurmayacağı gözönünde bulundurularak, yapılacak uygulama sonucunda orman sayılan yerlerden olmadığı ancak, tespit dayanağı tapu kayıt miktar fazlası olduğu belirlenen bölümler yönünden, yine davanın kabulüne karar verilmelidir.
Anılan yönler gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- … …’ın temyiz isteminden vazgeçtiğinden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2- Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 246 ada 2 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (D) ve (E) işaretli toplam 206.596 m2’lik bölümüyle ilgili 2/B madde uygulaması ile 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre bu parselde yapılan ifraz işlemlerinin ve ifraz sonucu oluşturulan tapu kayıtlarının tümünün iptali ile bu bölümleri bir bütün halinde aynı ada son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve davalıların bu yerlere elatmasının önlenmesine,
249 ada 1 sayılı parselin (ifrazen 249 ada 2 sayılı) (A) işaretli 125.691.25 m2 bölümüyle ilgili 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamaları ile bu bölümle ilgili tapu kaydının ve ifraz işlemlerinin ve ifraz tapu kayıtlarının tümünün iptali ile bu bölümün aynı ada son parsel numarası verilerek bir bütün halinde Hazine adına orman niteliği ile tesciline ve davalıların bu yerlere elatmalarının önlenmesine,
246 ada 2 sayılı parselin (F) işaretli 57.564 m2 ve 249 ada 1 sayılı (ifrazen 294 ada 2) parselin (B) işaretli 4797.32 m2 ve (C) işaretli 40.436.39 m2 yüzölçümlü ve ifrazen (1A), (1B) (3) ve (4) parsel numarası verilen bölümlerle ilgili olarak yukarıda 4. bentte yazılı olduğu gibi araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 22/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.