Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15419 E. 2023/2621 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15419
KARAR NO : 2023/2621
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/934 Esas, 2016/607 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve son bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/934 Esas, 2016/607 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/13544 Esas, 2020/16883 Karar sayılı kararı ile sanığa zorunlu müdafii atanmaması, ek savunmasının talimat yoluyla alınması, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son bendinden ek savunma hakkı tanınmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2021/253 Esas, 2022/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, taraflı tanık beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi lehe hükümlerin uygulanması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hükme esas alınan raporların yetersiz olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Aralarında husumet bulunan sanık ile katılanın olay günü karşılaştıkları ve sanığın katılanın yüzüne sopayla vurmak suretiyle basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek, yüzde sabit iz oluşturacak, kemik kırığına ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı belirlenmiştir.

2. Sanık atılı suçlamayı kısmî olarak ikrar etmiştir. Katılan ve tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur.
3. Katılan hakkında Kocaeli Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 22.06.2015, 28.08.2014, 10.06.2014 tarihli adlî muayene raporlarında, yaralanmanın kemik kırıklarına neden olduğu, kemik

kırıklarının hayat fonksiyonlarını orta ( 3. ) derecede etkilediği, yüzde sabit iz niteliğinde ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın kısmî ikrar içeren savunması, katılan ve tanıklar beyanları ile uyumlu adlî muayene raporu karşısında, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve olay günü katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş; hükme esas alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli oluşu, ceza miktarı gözetildiğinde lehe hükümlerin uygulanma şartlarının bulunmaması karşısında, hükümde bu yönlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın yaralama eylemi sonucunda katılanın yüzünde sabit iz, duyularından veya organlarından birinin işlevin yitirilmesi niteliğinde ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmış bulunması karşısında, birden fazla nitelikli hal ihlalinin ancak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılabileceği, sanık hakkında sadece en ağır sonuç olan duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralama eyleminden uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da cezanın artırılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Kabule göre de, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen “2 yıl” hapis cezasına 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca (1/2) oranında artırım yapıldığında “3 yıl” hapis cezası yerine “4 yıl” hapis cezasına hükmolunması, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince 2 kat artırım uygulandığında “9 yıl” hapis cezası yerine “8 yıl” hapis cezasına hükmolunması, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/2) artırım uygulandığında “13 yıl 6 ay” hapis cezası yerine “12 yıl” hapis cezasına hükmolunması ve devamında 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın “11 yıl 3 ay” hapis cezası yerine “10 yıl” hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2.) ve (3.) paragraflarda açıklanan nedenlerle Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2021/253 Esas, 2022/356 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın ceza miktarı açısından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.