Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15578 E. 2023/2630 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15578
KARAR NO : 2023/2630
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Tarafların duruşmalı inceleme talebinin, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı itibarıyla, 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.05.2019 tarihli ve 2017/2684 Esas, 2019/2947 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/223 Esas, 2019/480 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak; 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle infazın 3 ay 22 gün hapis cezası üzerinden yapılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
b) Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye,
Karar verilmiştir.

2. Bu kararların katılan … vekili, katılan suça sürüklenen çocuk … müdafii ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2020/2909 Esas, 2021/13079 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden, sanığın üzerine atılı suçu, çocuğa karşı işlediği dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden, hükmün gerekçe kısmına sanığın üzerine atılı suçu haksız tahrik altına işlediği kabul edilerek hüküm fıkrasında da 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince indirim uygulandığı halde, hükmün bir başka fıkrasında “yasal koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına” karar verilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
c) Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden ise; kasten öldürmeye teşebbüs suçu nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı da dikkate alınarak, orantılılık ilkesi ve hakkaniyete uygun şekilde üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine, daha vahim olaylarda uygulama olanağı bulunan 15 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,
Nedenleriyle bozulmasına ve sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden, bozma öncesi kurulan ilk hükmün sadece sanık müdafii

tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanık …’ın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/497 Esas, 2022/59 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında katılan …’a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak; 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle infazın 3 ay 22 gün hapis cezası üzerinden yapılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
b) Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadereye ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, teşebbüs nedeniyle üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, takdîri indirim ve yaş küçüklüğü indiriminin uygulanmaması gerektiğine, eksik ceza tayin edildiğine, vesaire ilişkindir.

B. Katılan suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri; sanık … hakkında teşebbüs nedeniyle üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine, tahrik indirim oranının da fazla olduğuna; suça sürüklenen çocuk …’un öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunmaya, delillerin hatalı değerlendirildiğine, teşebbüs nedeniyle uygulanan cezanın fazla olduğuna, suçların olası kastla işlendiğine, katılan …’a yönelik eylemde de haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mağdurda hatanın bulunduğuna, vesaire ilişkindir.

C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik incelemeye, öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, lehe indirim hükümlerinin uygulanmadığına, yetersiz gerekçeye, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Katılan suça sürüklenen çocuk …’un, sanık …’ın yeğeni olduğu, katılan …’ın ise …’ın eşi olup taraflar arasında ailevi nedenlerden kaynaklanan geçmişe dayalı husumet bulunduğu, olay günü ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemeyen şekilde, sanık ve suça sürüklenen çocuk

arasında av tüfekleri ile karşılıklı çatışma çıktığı ve bu olay sırasında sanık …’ın ateş etmesi sonucunda katılan suça sürüklenen çocuk …’un göğüs, kol, baş ve boyun çevresinde çok sayıda saçma tanesi yaralanması nedeniyle basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, katılan suça sürüklenen çocuk …’un atışı ile de katılan …’ın sağ bacak diz altından isabet alarak, bacağının amputasyonu nedeniyle organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, hayatî tehlikeye ve hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun sabit görülen eylemleri nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık ve katılan suça sürüklenen çocuğun savunmaları, kavganın diğer tarafları ile katılan ve tanıkların anlatımları, olay yeri inceleme tutanağı, uzmanlık raporları, adlî muayene raporları, CD izleme tutanakları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Sincan Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen, 10.03.2015 tarihli adlî muayene raporuna göre; katılan …’un yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı ancak; basit tıbbî müdahale ile giderilemeyeceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.

4. Sincan Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen, 20.05.2015 tarihli adlî muayene raporuna göre; katılan …’ın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ve hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, bozma gereklerinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan … vekilinin; eksik incelemeye, teşebbüs nedeniyle üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, takdîri indirim ve yaş küçüklüğü indiriminin uygulanmaması gerektiğine, vesaire, katılan suça sürüklenen çocuk … müdafiinin; sanık … hakkında teşebbüs nedeniyle üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine, tahrik indirim oranının da fazla olduğuna, suça sürüklenen çocuk …’un öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunmaya, delillerin hatalı değerlendirildiğine, teşebbüs nedeniyle uygulanan cezanın fazla olduğuna, suçların olası kastla işlendiğine, katılan …’a yönelik eylemde de haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mağdurda hatanın bulunduğuna, vesaire, sanık … müdafiinin; meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik incelemeye, öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, lehe indirim hükümlerinin uygulanmadığına, yetersiz gerekçeye, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine yer

verilen Yargıtay bozma ilâmlarının içeriği karşısında, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, suça sürüklenen çocuğun olası kastla değil doğrudan kastla hareket ettiğinin tespit edildiği, karşılıklı silahlı çatışma şeklinde gerçekleşen olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi nedeniyle somut olayda meşru savunma ve sınırın aşılması koşulları oluşmayıp sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden yazılı şekilde haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hüküm yönünden ise katılan …’dan kaynaklanan haksız bir eylem bulunmaması nedeniyle haksız tahrik indirimi uygulanmaması isabetli olup mağdurda hata hükümlerinin de uygulanma koşullarının oluşmadığı, teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarlarının katılanların yaralanmaları ile uyumlu olduğu, suça sürüklenen çocuk … hakkında yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe gösterilerek takdîri indirim ve yaş küçüklüğü indiriminin uygulandığı, sanık … hakkında ise uygulanma koşulları oluşan lehe indirim hükümlerinin uygulandığı, dosya kapsamında mevcut deliller ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden katılan … vekilinin, katılan suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ve sanık … müdafiinin (2) numaralı paragrafta açıklanan düzeltme nedeni dışındaki diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Katılan … vekilinin; eksik ceza tayin edildiğine yönelen temyiz sebebi yönünden;
Suça sürüklenen çocuk … hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen “13 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince (1/3) oranında indirim yapıldığında, “9 yıl” yerine “8 yıl 12 ay” hapis cezasına hükmedilmesi ve yine aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim uygulandığında sonuç cezanın “7 yıl 6 ay” yerine “6 yıl 18 ay” olarak hatalı hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Katılan …’a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/497 Esas, 2022/59 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Katılan …’a Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi eksik ceza tayini yönünden yerinde görüldüğünden … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/497 Esas, 2022/59 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulandığı fıkradan “8 yıl 12 ay” ibaresi çıkartılarak yerine “9 yıl” ibaresinin eklenmesi ve yine aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci

fıkrası uygulanarak sonuç cezanın bulunduğu fıkradan “6 yıl 18 ay” ibaresi çıkartılarak yerine “7 yıl 6 ay” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.