Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/7105 E. 2007/14871 K. 21.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7105
KARAR NO : 2007/14871
KARAR TARİHİ : 21.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, … KÖYÜ 2430 parsel sayılı taşınmazın tamamının öncesinin orman olduğunu, yörede 09.09.1991 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne parselin (A) ile işaretli 2258.59 m2 ve (C) ile işaretli 2295.05 m2’sinin tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, parselin kalan bölümlerine yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 21.05.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 09.09.1991 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretli bölümünün uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kesinleşen 2/B uygulama alanında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğinden, tahdidin 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmaya göre kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, sınır dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenemez. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile taşınmazın memleket haritasına göre konumunu gösteren eki incelendiğinde bir bölümünün daha yeşil renkli orman alanında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu kısım bilirkişilerce (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlarla uyumlu değildir. Bu nedenle mahkemece dava dosyasının, raporları hükme dayanak yapılan orman ve … bilirkişilerine verilerek memleket haritasında yeşil alanda görünen kısmın kesin olarak belirlenmesi, infaza elverişli biçimde bu kısım taşınmazın kalan bölümlerinden ifraz edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gereklidir.
Kabule göre ise; kesinleşen 2/B uygulama alanında kaldığı belirlenen (A) ile işaretli bölüme ait tapu kaydının beyanlar hanesine bu yolda şerh verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle gerçek kişinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 2. bendde açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.