Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/14495 E. 2006/2619 K. 28.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/14495
KARAR NO : 2006/2619
KARAR TARİHİ : 28.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar … ve … Istıl 08.12.2000 tarihli dilekçeleriyle sınırlarını bildirdikleri, … Köyü dava dışı 398 sayılı parselin bitişiğindeki yaklaşık üç dönüm yüzölçümündeki taşınmazın önceki maliklerle birlikte 50-60 yıldır zilyetliklerinde bulunduğu, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla adlarına tescili iddiası ile açtıkları davanın kabulüne ilişkin 13.04.2004 gün ve 2003/112-152 sayılı kararının Hazine ve davalı belediye başkanlığı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.09.2004 gün ve 2004/6091-5855 sayılı kararıyla ve özetle: “Çekişmeli taşınmazın davacıların murisinden kaldığı iddia edildiğine göre tüm mirasçılarının ya usulünce davaya katılmalarının sağlanması ya da davaya olurlarının alınması” gereğine değinilerek diğer temyiz itirazları incelenmeden bozulmuş; mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile … Köyü 398 sayılı parselin kuzeyinde bulunan, … elemanı bilirkişi … Erbaş tarafından düzenlenen 29.05.2002 tarihli krokide, (A) işaretli mavi kalemle taranarak gösterilen 2883 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … oğlu … Istıl, (B) işaretli turuncu kalemle taranarak gösterilen 819 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ise … oğlu … Istıl adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 639. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde 1941 yılında askı ilanı yapılarak 1942 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.07.1977 tarihinde yapılarak 16.11.1977 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve sonuçları 03.05.1956-04.06.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Çekişmeli parsel bu işlemde … yatağı olarak tapulama dışı bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece, taşınmazın … taşınmazları gösterecek biçimde 1941 yılında yapılan çalışmayla belirlenen orman sınır hattı ile irtibatlı krokisi düzenlenmeden alınan bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında bırakıldığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğunu bildiren ancak, imar ihya ve … yatağı konusu araştırılmadan yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının soyut
2005/14495-2006/2619
-2-

içerikli beyanları esas alınarak hüküm kurulmuşsa da; dosyada bulunan pafta fotokopi örneğinde çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer 1956 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda devlet ormanı olduğu kadastro paftasına işaretlenerek tapulama dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1977 yılında yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği 16.11.1978 tarihine kadar orman sayılacağı tartışmasızdır. Üzerindeki orman bitki örtüsünün yok edilmiş olması durumu değiştirmez. Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 sayılı kararında da değinildiği gibi, çekişmeli taşınmaz orman kadastrosu yapılıp orman sınırları dışında bırakıldığı 16.11.1978 tarihine kadar orman sayılır. 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve “…evvelce sınrılaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların … orman kadastrosu, orman kadastro komisyonları tarafından yapılır” hükümleri getirilmiş olduğundan kadastro paftasında orman olduğu bildirilerek tespit harici bırakılan taşınmazın orman sanırları içine alınması da mümkündür. Diğer tarafından, 3402 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince, il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmazlar imar ihya yoluyla kazanılamaz. Taşınmazın ormana sınırı dışında bırakıldığı 16.11.1978 tarihinden, imar palanı sınırları içine alındığı 1983 yılına kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi geçmemiştir. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 28.02.2006 günü oybirliği ile karar verildi.