YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/272
KARAR NO : 2007/3971
KARAR TARİHİ : 27.03.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddi yolunda kurulan 27.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … … mirasçıları … … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.03.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … … ve arkadaşları vekili gelmedi, karşı taraftan Hazine vekili Av…. ile temyiz eden Orman Yönetimi vekili Av…. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.02.2004 gün ve 2003/3082-2004/713 sayılı karında özetle;
1- Dava konusu 484 ada 31 parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Dava konusu … Beldesi 484 ada 31 sayılı parselin, yörede 1951 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisine alınarak 5279 hektar yüzölçümü ile orman niteliğinde Hazine adına 02.02.1962 tarih ve 1 numarada tapuya tescil edilen taşınmaz içinde bulunduğu, genel arazi kadastrosunun ise 1998 yılında yapıldığı, davacı gerçek kişilerin dava konusu 484 ada 31 parseli de içerisine alacak şekilde 484 ada 7 parsel üzerinde hak iddiası ile dava açtığı, dava konusu olan 484 ada 31 sayılı parselle ilgili olarak dava dışı başka gerçek kişiler tarafından açılan davada yine kadastro mahkemesinin 06.04.1999 tarih ve 1998/503 Esas, 1999/662 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine karar verilerek, dosyanın genel mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, esasen 31 sayılı parsel yörede kesinleşen orman tahdidinde tahdit içerisinde kalan orman vasfındaki yerlerden olduğuna ve bu vasfı ile tapuya tescil edilmiş bulunduğuna göre, kadastro mahkemesinde dava tarihi itibarı ile dava edilemeyeceği, kesinleşmiş orman tahdidinde, tahdit içerisinde kalarak orman vasfında olan yerler için ancak 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca şartları bulunduğu takdirde 10 yıllık süre içerisinde genel mahkemede tahdidin iptali yolunda dava açılabileceği, kadastro mahkemesinin görevi dışında kaldığı tartışmasız olan bu durum karşısında 31 sayılı parselle ilgili verilen görevsizlik kararının yerinde olduğu, ne var ki, aynı parselle ilgili olarak yukarıda sözü edilen aynı mahkemenin 1998/503 Esas, 1999/662 Karar sayılı görevsizlik kararının da mahkemece taraflara tebliğ edilerek kesinleşmesinin gerektiği,
2- Dava konusu … Beldesi, … Mahallesi 484 ada 7 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Öncelikle dosya içerisinde yer alan 593, 594, 1210, 1211, 589, 590, 1212 nolu orman tahdit noktalarına ilişkin olarak bilirkişilerin çizdiği hat ile 1951 yılındaki orman tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B uygulamasına ilişkin olarak düzenlenen orman tahdit haritasının şekil olarak birbirlerine uygun düşmediği, bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman ve bir … bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 1951 yılına ilişkin orman tahdit haritası, aplikasyon ve 2/B tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın 1951 yılındaki orman tahdit haritası esas alınmak sureti ile tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; ayrıca aplikasyon ve 2/B uygulamasına konu olup olmadığı da belirlenmesi, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, böylesine yapılacak araştırma sonucunda dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı, orman olmadığı ve aplikasyonda da 2/B uygulamasına konu olmadığı saptandığı taktirde bu defa taşınmaz için Hazinenin … savı bulunduğuna göre … araştırmasının yapılması gerektiği, yaylanın genel bir tanımla, “bir veya birkaç köy-kasaba halkının yaz aylarında hayvanlarını otlatmak ve serinlemek için tahsisen veya kadimen yararlandığı arazi parçaları” olarak ifade edildiği, bu nitelikteki yerlerin Medeni Yasanın 641 ve 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/B madde hükümleri uyarınca kamu malı niteliğinde olup, zilyetlikle kazanılamayacağı, doğal olarak yararlanabilmenin gereği, yaylalar üzerinde geçici nitelikte basit bina ve hayvan ağılı bulunabileceği, ancak, yerleşim amacına yönelik kalıcı inşaat ya da kısmi … yapılmış olması sonucu zilyetlik süresi ne olursa olsun, yaylalarda özel mülk olarak … kazanılamayacağı, mahkemece, … taşınmaza komşu olan değişik köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi bilen yerel bilirkişiler saptanarak, en az üç kişiden oluşturulacak kurul ile Hazinenin … köylerden göstereceği tanıklar … taşınmaz başında dinlenip bilgilerine başvurulması, … taşınmaz ve çevresinin niteliği, öncesinin ne olduğu, kadim kullanma şekli sorularak … taşınmaz ile çevresinden davalı ile komşu köylerin nasıl yararlandıklarının araştırılması, keşifte hakimin huzurunda … taşınmazın dört yönden fotoğrafları çekilerek dosyaya konulması, elde edilecek delillere göre … taşınmazın niteliği belirlenmesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.11.2000 tarih ve 2000/8-1338 E. – 2000/1601 K. sayılı kararında belirtildiği gibi insanların arsa niteliği kazandırılan bu yere evler inşa … mesire yeri (özel … evi) olarak kullanmalarının … taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği ve kamu malı niteliğindeki yaylak yerlerinin zilyetlikle kazanılan yerlerden sayılamayacağı, kesinleşen orman tahdidi dışında olsa da orman ağaçları ile kaplı bir yerin zilyetlikle iktisabının mümkün olamayacağı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olabileceği hususunu da gözönüne alınarak toplanacak delillerin değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulması gereğine değinilerek, hüküm 484 ada 7 parsele yönelik olarak bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacıların davasının reddine, … Beldesi, … Mahallesi 484 ada 7 sayılı parselin … niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline kayıt edilmesine, 484 ada 31 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki görevsizlik kararı kesinleşmiş bulunduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 1996 yılında 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere aynı yasanın 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.- YTL. vekalet ücretinin duruşmalı temyiz eden davacı gerçek kişilerden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 27/03/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Temyiz edenlerden ayrı ayrı tahsiline