Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/4214 E. 2006/8097 K. 08.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4214
KARAR NO : 2006/8097
KARAR TARİHİ : 08.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve katılan gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … 07.04.2004 tarihli dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde (eski … Köyü Ağla mahallesi) 629 ve 637 sayılı parseller içinde bulunan yaklaşık 2.5 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın, 400 m2 bölümünü … Halilbeyoğlundan 04.07.1988, 600 m2 bölümünü … 05.01.1993, 616 m2 bölümünü … … mirasçılarından 06.08.1993, 400 m2 bölümünü ise 1999 yılında düzenlenen zilyetliğin devri sözleşmesi ile … Bodurdan satın aldığı, önceki sahipleri ile birlikte 80 yılı aşkındır … alanı olarak zilyet edildiği, tapuda kayıtlı olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğu iddiasıyla, taşınmazların orman olarak tapulama harici bırakılmasına ilişkin kayıtların iptalini ve adına tapuya tescilini istemiş, Nuran Dikbaş 18.01.2005 tarihinde 637 sayılı parseli 15.10.1999 tarihie … … satın aldığı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini istemiştir. Mahkemece davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılan gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mahkeme kararı ile orman olarak tapulama dışı bırakılan ve tapusuz olan taşınmazların, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro bulunmaktadır. Daha sonra 1992 yılında yapılıp 21.05.1993 ila 21.11.1993 tarihleri arasında ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1953 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamı, kararın dayandığı gerekçe ve kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uyglumasına ilişkin tüm tutanak ve haritalarla, kesinleşmiş mahkeme kararının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu, uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi tarafından müşterek düzenlenen raporuyla, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin … köyü 629 ve 637 sayılı parseller içinde ve kısmen 629 sayılı parselin güney bitişinde yol olarak paftasında gösterilen yerde kaldığı, 629 ve 637 sayılı parsellerin 1953 yılında yapılan arazi kadastrosunda gerçek kişiler adına tesbiti üzerine Orman Yönetiminin açtığı dava kabul edilerek, 629 parsel sayılı taşınmazın, Gezici Arazi kadastro (Tapulama) Mahkemesinin 15.6.1964 tarih ve 1954/2589-90 sayılı, 637 parsel sayılı taşınmazın ise aynı mahkemenin 11.5.1964 tarih ve 1954/2597-38 sayılı kararları ile belirlenen orman niteliği nedeniyle tapulama dışı bırakıldığı, 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda (A, B, C, D, E, F1, G1) bölümlerinin orman sınınrları dışında (F2, G2 ve H) bölümlerinin ise orman sınırları içinde bırakıldığı, (F2, G2 ve H) bölümlerinin 1992 yılında yapılıp 21.05.1993 ila 21.11.1993 tarihleri arasında ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında kesinleşmiş mahkeme kararı dikkate alınmadan, yeniden orman sınırları içinde aplike edilip, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, 3116 Sayılı Yasa hükümleri ile sadece devlet ormanlarının sınırlandığı, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman olarak tapulama dışı bırakılmasına ilişkin kesinleşmiş Tapulama Mahkemesi kararları gözetilmeden yapılan aplikasyonun hukuki değeri bulunmadığı, mahkeme kararları uygulanarak bu yerlerin orman sınırları içinde aplike edilebileceği gibi, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılabileceği, yörede 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilene orman alanlarının kadastrosu sırasında da mahkeme kararları gözetilerek orman olarak sınırlandırılabileceği, davacı gerçek kişilerin hukuken orman sayılan bu yerler üzerindeki zilyetliklerinin hukukça korumayacağı gibi esasen suç teşkil ettiği, dava konusu taşınmazların büyük bir bölümünün mahkeme kararları ile orman niteliği kesinleşen yerde kaldığı, paftasında yol olarak bırakılan ve bilirkişi krokisinde (C ) ile gösterilen bölümün ise taşınmazların diğer bölümlerinin tabi olduğu rejimden ayırt edilemeyecek kadar … olduğu, esasen bu bölüme ilişkin katılan … tecavüzünün önlenmesine ilişkin, … Kaymakamlığının 14.07.2003 gün ve 2003/10 sayılı kararının bulunduğu, bu karar karşı … açtığı davanın İdare Mahkemesinin 30.12.2003 gün ve 2003/778-1383 sayılı kararı ile red edildiği, bu nedenle bu bölüm üzerindeki zilyetliğinin de hukuki değerinin bulunmadığı gözetilerek davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı ve katılan gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine 08/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.