Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/17175 E. 2023/2767 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17175
KARAR NO : 2023/2767
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/141 E., 2016/217 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 19.12.2014-19.07.2015
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/141 Esas, 2016/217 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.03.2021 tarihli ve 2016/271619

sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesine göre verilen ve 03.12.2014 tarihinde sanığa tebliğ edilen idarî para cezasının kesinleşmesinden sonra sanığın yoklama işlemlerini sonuçlandırmadığı ve 19.07.2015 tarihinde emniyet müdürlüğünce yakalanarak hakkında tutanak tutulduğu, böylece 7 ay 1 gün süreyle yoklama kaçağı kalarak yoklama kaçağı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, Mahkemece de sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmasında, üç ay önce babası vefat ettiği için bir yere gidemediğini beyan ettiği belirlenmiştir.

3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Menderes Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 15.10.2014 tarihli ve 5228 Esas, 70 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.

4.İdari yaptırım kararının 03.12.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.

5.Sanığın 19.07.2015 tarihinde yapılan uygulama esnasında yakalanmasına dair yakalama tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın aşağıda belirtilen hususların dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

2.1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idari para cezası bulunması gerekmektedir.

Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı kabahatinden verilen Menderes Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 15.10.2014 tarihli ve 5228 Esas, 70 Karar sayılı idari yaptırım kararının, bilinen en son adresi olan “Kemalpaşa Mahallesi 106. Sokak Madenciler Sitesi B Blok Kat:3 Daire:6 Menderes/İZMİR” adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince tebligat çıkarılmadan, doğrudan MERNİS adresi olan “İstasyon Mahallesi Eğirdir/ISPARTA” adresine tebliğe çıkarıldığı ve bu adreste “muhatap tebliğ sırasında olmadığından tebliğ evrakı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine göre İstasyon Mahallesi muhtarı Hasan Doğan’a teslim edilmiş olup düzenlenen 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırıldı, komşusu Semra Gediz haberdar edildi” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası gereği 03.12.2014 tarihinde tebliğ

edildiği, ancak doğrudan MERNİS adresinde yapılan tebliğin geçersiz olduğu, 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine 6099 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile eklenen ikinci fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek aynı Kanun’un “tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21 inci maddesine 6099 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile eklenen ikinci fıkrasına uygun olarak adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılması gerektiği, bu itibarla sanığın MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yapılan idari yaptırım kararı tebligatının usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idari yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 19.12.2014-19.07.2015 yerine 19.07.2015 şeklinde gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/141 Esas, 2016/217 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.