YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3542
KARAR NO : 2023/591
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/450 E., 2022/282 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 Sayılı Kanun) uyarınca orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 12.07.2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 31.08.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 3302 sayılı Kanun (3302 Sayılı Kanun ) ile değişik 2/B uygulaması bulunmaktadır.
2. Davacı … vekili, yörede 2005 tarihinde ilk kez yapılan ve 12.07.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında .. ilçesi … Köyü’nde bulunan çekişmeli taşınmazın orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptali ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasını ve 2629 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 94 nolu orman kadastro komisyonu kararı uyarınca konulan “tamamen devlet ormanı sınırları içerisinde kalmaktadır” şeklindeki şerhin terkinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın öteden beri devlet ormanı olduğunu ve yapılan orman kadastro işleminin doğru olduğunu, devlet ormanlarının anayasal teminat altında olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacakları için zilyetlik, zamanaşımı, imar-ihya yolu ile kazanılmalarının mümkün olmadığını, bu ormanlara ait tapuların hukuken geçerli olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ayrık nizam 2 kat konut olarak görüldüğünü, davanın süresinde olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin yanılgı ile davayı kadastro tespitine itiraz davası gibi değerlendirdiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde orman kadastro çalışmalarının 12.07.2005-12.01.2006 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı ve 13.01.2006 tarihinde kesinleştiği, davacının ise davasını 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 04.01.2016 tarihinde açtığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf mahkemesi kararının kendi içerisinde çelişkili olduğu ayrıca müvekkilinin taşınmazı satın alma tarihindeki uydu görüntülerinin incelenmediği ve dava konusu taşınmazın imar parseli olduğu nedenleri ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın 10 yıllık hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde dava tarihi 04.11.2016 olmasına rağmen sehven 04.01.2016 olarak belirttiği anlaşılmıştır.
2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.