Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12740 E. 2023/3336 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12740
KARAR NO : 2023/3336
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜMLER : Beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2014 tarihli iddianamesi ile sanıkların, köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
2. Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık …, sanık …, Cumhuriyet savcısı ve suçtan zarar gören kurum Maliye Hazinesi vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar
verilerek sanıkların köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin bölüm tamamen çıkartılarak yerine; “…Sanıkların üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2(c) maddesi gereğince BERAATLERİNE, yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına….” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme üzerine karar verildiğine, suçun sabit olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dava konusu olay, sanıkların köylünün ortak kullanımında olan … Köyü … Kenarı mevki 101 ada 26 ve 27 nolu parsellere ekip biçmek suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiası üzerine açılan davada sanıkların belediye sınırları dışında kalan maliye adına kayıtlı taşınmazlara tecavüz eylemlerinin bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından sabit olduğu anlaşılarak sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların köylünün ortak kullanımında olan … Köyü … Kenarı mevki 101 ada 26 ve 27 nolu parsellere ekip biçmek suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiası üzerine açılan davada tapu kaydına, mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen raporlarına göre; davaya konu … Köyü … Kenarı mevkii 101 ada 26 ve 27 nolu parsellerin Maliye Hazinesi’ne ait tarla olarak tescilli olduğu Diler Köyü Tüzel Kişiliği adına tapu sicilinde kayıtlı olduğu ve tarım arazisi vasfında bulunduğu, sanıkların tecavüzde bulunduğu yerin köylünün ortak kullanımında olmayan Maliye Hazinesi’ne ait tarla olarak kaydedilmiş yerlerden olduğu tespit edilmesi karşısında; köylünün ortak kullanımında olmayan köy adına tarla veya arsa vasfında kaydedilmiş yerler köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunun konusunu oluşturmayacağından sanıkların üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla ”…sanığın atılı suçtan beraatine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine…” karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine”duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden beraat kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz istekleri yönünden;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Maliye Hazinesi’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi Kurumun 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağına ilişkin düzenleme karşısında, davadan haberdar edilmeme halinde katılma talebinin ancak ilk derece yargılamasında duruşma açılarak karara bağlanabileceği, katılma hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmeden istinaf davası inceleme kapsamının belirlenebilmesinin de mümkün olamayacağı nazara alınıp, kanun yolu incelemesi sırasında davadan haberdar edilen şikayetçi Maliye Hazinesi vekiline tebliğ üzerine Maliye Hazinesi vekilinin katılma ve istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla;
2. Şikayetçi Maliye Hazinesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesi birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı davranılması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, anılan usul kaidelerine riayetsizlik ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine aykırı karar verildiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.04.2018 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.