Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/5810 E. 2006/11008 K. 12.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5810
KARAR NO : 2006/11008
KARAR TARİHİ : 12.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili, katılanlar … Yazıcı ve arkadaşları vekili, davalılar Hazine vekili ile Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.10.2004 gün ve 2004/3863-9954 sayılı bozma kararında özetle: “… Davacı tarafça taşınmazın taş ve çalılıktan temizlenmek suretiyle imar-ihya edildiği iddiasıyla ve adına tescil istemiyle dava açılmış ise de Dairenin 10.10.2000 tarihli bozma kararından sonra … … mirasçıları adına vekilleri tarafından verilen müdahale dilekçesinde bu kez taşınmazın muris … …’ten kaldığı ve tüm mirasçılar adına tescili istendiği, yargılama aşamasında ise müdahale dilekçesinde adı bulunan ve davacının da annesi olan … …’ün 27.03.2001 tarihli dilekçesiyle kendisinin ve kardeşlerinin köyde hiç oturmadıklarını, taşınmazı imar etmediklerini, yalnızca 440 parselde hakları olduğunu, çekişmeli taşınmazı sadece davacının kullandığını bildirdiği, 05.03.2002 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların bir kısmı da bu yönde beyanda bulunduğu, bir kısmının ise, tüm mirasçıların sırayla kullandıklarını, taksim yapılmadığını, imar ihyanın 1967’de başladığını bildirdikleri, çekişmeli taşınmaza komşu 440 parsel ile ilgili olarak Orman Yönetimi ile … … mirasçıları arasında görülen 1983/93 sayılı dosyanın incelenmesinden 440 parselin orman sayılan yer olduğu, 1986 tarihli keşif sırasında çizilen krokide dört tarafının yeşil renkte görüldüğü ve 440 parselin orman olarak Hazine adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazın 1975’de yapılan arazi kadastrosu sırasında çalılık olarak tesbit harici bırakıldığı, komşu 440 parselin 1986 tarihli keşifte düzenlenen krokide davaya konu yerin yeşil renkle gösterildiği, bu yerde orman kadastrosunun 1997 yılında yapıldığı dikkate alındığında davaya konu taşınmaz üzerinde orman kadastrosunun kesinleştiği 10.06.1997 tarihine kadar sürdürülen zilyetliğin hukuki sonuç doğurmayacağı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gereğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı ve katılan gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile katılanlar … Yaycı ve arkadaşları vekili tarafından esastan, Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 10.06.1997 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak davacı ve katılan gerçek kişiler tarafından açılan tescil davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Orman Yönetimi ve Hazinenin yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yönetimlerin her ikisine birden bir vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 5. bendindeki “350.00.- YTL” kelimesinin tamamen kaldırılarak, bunun yerine “350.00’şer .- YTL.” kelimesi yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 12/09/2006 günü oybirliği ile karar verildi.