Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/19969 E. 2023/4482 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19969
KARAR NO : 2023/4482
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı

Kanun) 6545 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 27.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2015/274 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve cezasının ertelenmesi kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık 16.02.2016 tarihli temyiz dilekçesi ile “cezasını hak etmediğini esastan ve karardan bozulmasını” istediğini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
20.07.2013 günü sabah 05:25 sıralarında, devriye gezen polislerin,… plaka sayılı aracın, orta refuje sürünerek yavaşlayıp, arkadan gelen iki aracı da tehlikeye düşürecek şekilde,…Caddesinde yoluna devam ettiğini gördüğü, bu araç durdurulmak istendiğinde, aracın bir müddet kaçtığı, birden fazla polis ekibinin de olaya müdahalesiyle durdurulduğunda, kendisini … olarak tanıtan, ancak gerçek kimliğinin Murat I. olduğu anlaşılan sanığın yakalandığı, araç içerisinden, yere birşeyler döktüğünün görülmesi üzerine bu maddenin muhafaza altına alındığı, maddeyi inceleyen … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 01.08.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre, bu maddenin esrar içeren bitki kırıntıları olduğu ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği, bu eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestliğe tabi tutulması kararına rağmen 20.03.2015 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı, gerekçesi ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 27.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2015/274 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.