Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/6198 E. 2007/9255 K. 28.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6198
KARAR NO : 2007/9255
KARAR TARİHİ : 28.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davadan dolayı Yerel Mahkemece verilen hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 14.04.2006 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü (Mahallesi) 9211 ada 13 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1989 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan tapuya tescil edilip daha sonra ifraz edilerek dava konusu parselin davalı adına tapu kaydı oluşturulduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE karar verilmiş, hüküm davalı … vekili Avukat … tarafından temyiz edilmiş, temyiz dilekçesinde aynen “İşbu dava ve karar ile Anayasa, A.İ.H.S. hükümleri ve Roma’dan itibaren gelen en tabii hakkı olan mülkiyet hakkı ve tapuya(dolayısıyla devlete) güven ilkesi en ağır biçimde ihlal edilmiştir. Maalesef Yargıtay İçtihatları çerçevesinde işbu temyiz dilekçemizin de vekil edenim lehine her hangi bir değişiklik oluşturmayacağının bilincindeyiz. Ancak, Avrupa İnsan Hakları mahkemesi’ne başvurabilmek için iç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiği için işbu kararı (usulen) temyiz ediyoruz” şeklinde açıklama yazılarak sonuç ve istem olarak “ Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle; yerel mahkeme kararını(usulen) temyiz eder ve yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini dilerim” ifadelerine yer verilmiştir.
Bu ifadeler içinde yer alan “Maalesef Yargıtay İçtihatları çerçevesinde işbu temyiz dilekçemizin de vekil edenim lehine her hangi bir değişiklik oluşturmayacağının bilincindeyiz. Ancak, Avrupa İnsan Hakları mahkemesi’ne başvurabilmek için iç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiği için işbu kararı (usulen) temyiz ediyoruz” cümleleri adli muhaberatta yazılması mutat olmayan ve yersiz sarfedilmiş cümleler olarak görülmekle, sadece bu cümleleri içeren temyiz dilekçesi heyetimizce kanuni tabiri ile münasebetsiz evrak olarak kabul edildiğinden,
1- Temyiz dilekçesinin HUMK.’nun 78 maddesi gereğince, dilekçeyi veren davalı gerçek kişi vekili Avukat …’a iade olunmasına,
2- Bu kararın onaylı bir örneğinin karşı taraf vekiline tebliğine,
3- Dilekçe kendisine iade olunan davalı vekilinin adli muhaberatta yazılması uygun olmayan söz ve cümleler taşımayan yeni bir karar düzeltme dilekçesi hazırlayıp vermek üzere kendisine 15 günlük süre verilmesine,
4- Davalı vekiline bu süre içinde yeni bir temyiz dilekçesi verilmediği takdirde, temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun bildirilmesine, 28.06.2007 günü oybirliği ile karar verildi.